Ege’nin Gizli Hazinesi: Akyaka
Ege’nin Gizli Hazinesi: Akyaka

Akyaka, Muğla’nın Ula ilçesine bağlı güzel mi güzel bir sahil kasabasıdır. Marmaris ile Muğla’yı birleştiren yolun yaklaşık olarak orta noktasında bulunan Akyaka, bakir doğasıyla ziyaretçilerine harika bir tatil vadeder. 

Zamanın durduğu mekân

Bu küçük, sakin kasaba; hayatın keşmekeşinden sıkılan ve durup dinlenmek isteyenler için bir kaçış yeridir. Denizi, güneşi, tarihi, doğasıyla insana cennette hissi uyandıran Akyaka, bir tarafında Azmak Deresi, diğer yanında Gökova Körfezi ile belki de Türkiye’nin en güzel yerlerinden biridir. Antik çağlardan beri üzerinde yerleşim olduğuna inanılan bu topraklarda Akyaka, yakın yıllara kadar gözlerden uzak küçük bir balıkçı köyü olarak varola gelmiştir. Akyaka’nın “keşfi” ise 1970’lere dayanır. O yıllarda çok küçük çaplı da olsa, bir turizm faaliyeti başlamıştır. Civar il ve ilçelerden gelen ziyaretçiler ile büyük şehirlerden kaçanlar, Akyaka’nın bakir doğasına, yazın bile hiç kesilmeyen tatlı meltemine akın etmeye ve yavaş yavaş Akyaka’da yazlık evler, turistik tesisler inşa etmeye başlamışlardır. Ve sonunda, 1980’lerdeki turizm patlaması ile birlikte Akyaka da bir patlama yaşamış, bugünkü “turistik belde” görünümünü almıştır.

Doğal akvaryum: Azmak Deresi

Doğal güzellikleriyle ünlü Gökova Körfezi’ne dökülen Azmak Deresi, doğal akvaryum görünümüyle ziyaretçilerine büyülü bir dünyanın kapılarını açar. Derinliği 8 metreyi bulan derenin suyunun sıcaklığı, yaz kış takriben 10 derece civarındadır. Su samurundan deniz kaplumbağasına kadar onlarca hayvan türü ile bazıları tropikal iklimlerde yetişen farklı bitki çeşitlerine ev sahipliği yapan dereyi tekne ve kanolarla gezen turistler, bu bitki ve hayvan türlerini görme fırsatı bulmaktadır. Ayrıca Azmak Deresi boyunca yer alan balıkçı restoranlarının ünü, bütün Türkiye’ye yayılmış durumdadır. Akyaka’nın kuzeyindeki Sakartepe ise yamaç paraşütçüleri için biçilmiş kaftandır.

Çevreye duyarlı yapılar

Bugün turistler tarafından keşfedilmiş bir yer olmasına rağmen Akyaka’da insanı boğan bir kalabalık yoktur. Bu cennet köşede bir sakinlik, bir huzur havası hâkimdir. Sanki zaman Akyaka’da durmuş gibidir. Mimarisi de doğası gibi naiftir Akyaka’nın. Çevreye duyarlı bu yöresel mimari, kasabaya özgün bir kimlik kazandırmıştır. Ahşabın hâkim olduğu bu geleneksel yapılar, yeşil ve maviyle uyum içindedir.