Çevre İnsan ve Şehir - Mimar Vedat Tek
Çevre İnsan ve ŞehirMİMAR VEDAT TEK

1873 yılında İstanbul'da “Sırrı Paşazade Mehmet Vedad” olarak dünyaya gelen Mimar Vedat Tek, Türk tarihinde ‘‘Birinci Ulusal Mimari Akımı'' olarak geçen ekolün temsilcisi olarak tanınmaktadır. Türkiye’nin örgün eğitim görmüş ve gerçekleştiği mimarlık tasarımlarını günümüzün meslek anlayışı içinde uygulamış ilk Türk mimarı olarak da tarihimize adını yazdırmıştır.

Mekteb-i Sultani’de (Galatasaray Lisesi) başladığı öğrenim hayatına lise ikinci sınıftan sonra Paris’te devam etmiştir. Orada ilk olarak Ecole Monge’u bitirmiştir ve ardından Academie Julien’de resim ve heykel dersleri almıştır. Paris’in önemli okullarından biri olan Ecole Centrale’de matematik ve mühendislik alanında dersler de aldıktan sonra üç yüz kişinin katıldığı yarışma sınavını kazanan ilk dokuz kişinin arasında yer alarak Ecole des Beaux Arts’a seçilmiştir ve böylece mimari öğrenimine başlamıştır. Matematik, resim ve heykel alanındaki becerilerinden dolayı okulu başarı ile bitirmiştir.
Mezuniyeti sonrası resim, heykel ve mimari alanındaki en iyi genç öğrencilere verilen geleneksel sanat bursu Prix de Rome’a başvurmak istemiştir ancak Fransız olmadığı için başvurusu reddedilmiştir. Kendisine yapılan haksızlığı Ecole des Beaux Arts’da eğitim veren ünlü mimar Moyaux ile paylaşmıştır ve kendisinin Fransa Cumhurbaşkanı’na yazdığı mektup sonucu bu engel ortadan kaldırılmıştır. Özel izin ile katıldığı çalışması o kadar beğenilmiştir ki Legion d’Honneur (Onur Madalyası) nişanıyla ödüllendirilmiştir. Bunun yanında Roma’da bir yıl mimarlık üzerine öğrenim görme hakkı kazanmıştır.
Mimar Vedat Tek, Paris’te dokuz yıl kalmıştır ve öğrenim hayatı boyunca şehirdeki mimari yapılardan oldukça etkilenmiştir. Buna rağmen, Türkiye’ye döndüğünde oranın mimarisini kendi ülkesine taşımak yerine Türkiye’de inşa edilecek yeni yapılara kendisine özgü bir nitelik kazandırmak yani Türk mimarisini millileştirmek fikriyle Paris’te öğrenmediği konular olan Osmanlı, Selçuklu ve Arabesk mimarinin özelliklerini araştırmıştır. Bu konular üzerine çalışmış ve tarihsel Türk mimarlığını kendi yapıları için kaynak olarak kullanmaya ant içmiştir. Türk mimarlığının, Batı’da bile terkedilmiş usuller üzerine inşa edilmesinden öte toplum mimarlığının Türkiye’de kendine özgü bir biçimde tanımlanabileceği yolunda olduğunu düşünmektedir. Mimar Vedat Tek, bu konuyu şöyle açıklar: "Dedelerimiz, atalarımız yaptıkları mimarlık yapıtlarının sağlamlıklarına ve güzel olmasına önem verirlerdi. Bu tür yapı, ulusun içinden yetişme mimarların, yapı ustalarının birbirinin ardı sıra izledikleri kural ve usullere göre yapıldıklarından her tür yapıya özgü kusursuz bir mimarlık yaratılmıştır. Ulusal mimarlık beğenilmemeye ve Türk Sanatları hor görülmeye başlandıkça ulusal sanat son bulmuştur.” Böylece Mimar Vedat hayatı boyunca yapay gereksinimler ve som taklitlerden uzaklaşarak ulusal bir mimari arayışına girişmiştir ve bizdenliği öne çıkartmayı çabalayarak sağlam temellere dayalı bir mimarlığı geliştirmeye yönelik bir ortam yaratmaya çalışmıştır.

Şehirciliğin topluma dönük bir çevre hizmeti olduğunu savunmuş, özellikle İstanbul'da halka dönük hizmetlerin azlığından yakınmıştır. Kent çevresinde sağlıklı ve düzenli bir yaşamın sağlanmasını istemiştir. Planlamada yayalara öncelik tanınması, İstanbul’da kamuya açık deniz olanaklarının oluşturulması onun belirgin kaygılan olarak belirmiştir.

Mimar Vedat, Türkiye’ye döndükten sonra Sirkeci’de bir ofis açmıştır ve serbest mimar olarak çalışmaya başlamıştır. Bu dönemde ayrıca Şehremaneti Heyeti Fenniye Mimarı olarak atanmıştır. Ardından 1905 yılında Posta ve Telgraf Nezareti baş mimarlığına atanmıştır. Bu görevdeyken tasarladığı Büyük Postane (Posthane-i Amire) binası ona Legion d’Honneur nişanı getirmiştir. Bu proje ayrıca ona Mecidi ve Osmani nişanları ve Sanayi madalyası kazandırmıştır. Postane inşaatı devam ederken de Sultanahmet'te “Defter-i Hakani” (Tapu ve Kadostro Müdürlüğü) binasının yapım işi de kendisine verilmiştir.
Mimar Vedat Tek, projelerini hayata geçirirken aynı zamanda bugünkü adıyla Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi olarak bilinen Sanayi-i Nefise Mektebi’nde ve Yüksek Mühendislik Mektebi’nde mimarlık dersleri vermiştir.

1908 yılında Sultan Mehmet Reşat’ın yönetime geçmesiyle Mimar Vedat Tek’de kendisinin baş mimarı olarak atanmıştır. Bu devirde Dolmabahçe Sarayı’na ek binalar tasarlamıştır ve yirmi adet sarayın bakım ve yenileme işleri ile ilgilenmiştir. Mimar Vedat 1914'te istifa ederek ayrıldığı baş mimarlık görevinin ardından yine saray yapıları ile ilgilenmek üzere Emalk-i Hakani mimarı (padişah binaları mimarı) olarak çalışmaya başlamıştır. Ancak sonraki yıl Sultan Vahdettin'in tahta çıkması üzerine saltanat değişim kuralları gereği bu görevinden alınmıştır. Böylece altı yıl süren saray görevi son bulmuştur.
Birinci Dünya Savaşı sırasında Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın ataması ile Harbiye Nezareti baş mimarlığında üç yıl görev almıştır. Bu görevi sırasında Haydarpaşa Vapur İskelesi, Moda İskelesi, Mesadet Hanı (Liman Hanı), Veliefendi Hipodromu ve Enver Paşa Köşkü başlıca eserlerini oluşturmuştur.

Cumhuriyet’in ilan edilmesinin ardından Mustafa Kemal tarafından Ankara’ya çağrılmıştır ve onun mimarlık hizmetlerini yapmaya başlamıştır. Ankara günlerinde Çankaya Gazi Köşkü’nün ek binaları ve Halk Fırkası Mahfelini’nin yapımlarını tamamlamıştır. Ankara’daki başlıca eserlerinden olan Halk Fırkası Mahfelini sonralarında ikinci T.B.M.M. binası olarak kullanılmıştır. İnşasına başladığı Ankara Palas yapısı temel düzeyinde iken, işin Mimar Kemaleddin’e devredilmesi ve yaptığı tasarımdan hiçbir bedel alamayacağını öğrenmesinin üstüne hayal kırıklığı yaşamıştır ve tüm resmi görevlerinden ayrılarak İstanbul’a dönmüştür.

Mimar Vedat Tek, 1942 yılına kadar serbest mimar olarak çalışmıştır. Aynı yıl iki kez şeker komasına girdikten sonra hayatını kaybetmiştir.

Mimar Vedat Tek, yaşamı boyunca Türk mimarisine kendi özgün kimliğini kazandırmak için çaba harcamıştır. Eski dönemlerde Türklere yakıştırılmayan mimarlık mesleğine yeni bir bakış açısı getirmiştir ve Türklerin mimaride kendilerini geliştirmelerine olanak sağlamıştır.

Mimar Vedat Bey: "Yeni akımlar öteden beri ciddi mimarların düşündüklerini genelleştirmiştir. Konfora hiç bir şey feda edilmeyecek, bezeme eskisi gibi kalabalık ve değersiz malzeme ile yapılmayıp değerli malzeme ile ve yalın olacak, şu veya bu üslup izlenmesi yerine yalnız program sağlanacak ve uygulanacaktır" demiştir.


YAPITLARI

KAMU YAPITLARI
1. Defter-i Hakani Binası, Sultanahmet, İstanbul. Bugün, Tapu ve Kadastro Müdürlüğü yapısı olarak kullanılmaktadır. 1908 yılında tamamlanmıştır.
2. Büyük Postane Binası, Sirkeci, İstanbul. Mimar Vedat'ın en önemli yapısı olarak bilinir. 1909'da tamamlanmıştır. Tümüyle 'Revialist' bir tutum izlenmiştir. Ayrıntılardaki titizlik dikkati çeker. Tuğlaların özel olarak kendisi tarafından tasarlandığı söylenir.
3. Dolmabahçe Sarayı Ekleri, İstanbul. Sultan Mehmet Reşat'ın baş mimarı iken yaptığı eklerdir. Kalorifer bacası belirgindir.
4. Haydarpaşa Vapur İskelesi, Haydarpaşa, İstanbul. İlk tasarım ve uygulama Vedat Bey'e aittir. Sonradan birçok değiştirme ve ekler yapılmıştır.
5. Moda Vapur İskelesi, Moda, İstanbul.
6. Deniz Yolları Acentası, Karaköy, İstanbul. Karaköy'ün imar planı düzenlenmesinde yıktırılmıştır.
7. Deniz Hamamları, Karaköy, İstanbul. Şimdi Karaköy rıhtımı olan yerde bulunmaktaydı.
8. Halk Fırkası Mahfeli Binası, Ankara CHP Merkezi olarak başlanan yapı 1924'de TBMM yapısına M. Vedat tarafından uyarlanmıştır. Sonradan birçok eklemeler yapılmış olup bunların tasarımının Vedat Bey'le ilgisi yoktur. Girişteki portal bunlardan biridir. Bugün CENTO merkezi olarak kullanılmaktadır.
9. Kastamonu Hükümet Konağı, Kastamonu. Projesi Vedat Bey tarafından hazırlanmış, yalnız uygulama kendi denetiminin dışında yapılmıştır.
10. Macar Konsolosluğu, Nişantaşı, İstanbul.
11. Silâh Müzesi, İstanbul. Proje Vedat Beyin yapıtıdır, uygulanmamıştır.
12. Hipodrom ve Diğer Yapılar, Veliefendi, İstanbul. Enver Paşa tarafından yaptırılan proje I. Dünya Savaşı nedeniyle uygulama olanağı bulamamıştır.

KONUTLAR
13. Yayla Apartmanı, Nişantaşı, İstanbul. Valikonağı Caddesinde Cumhuriyet Gazetesi sahibi Yunus Nadi Bey için yapılmıştır.
14. Şadiye Sultan Apartmanı, Nişantaşı, İstanbul. Yayla Apartmanı ile aynı hizadaydı, yol genişletilirken yıktırıldı.
15. Güneş Apartmanı, Maçka, İstanbul.
16. Halit Bey Apartmanı, Çemberlitaş, İstanbul. Güneş Apartmanı ile birlikte çağdaş akıma uyma çabalan görülür. 1934'de tamamlanan Halit Bey Apartmanında köşe pencereleri, yatay, dikey sıva işçiliği, derin ve geniş fugalar belirgindir.
17. Cemil Topuzlu Köşkü. Çiftehavuzlar, İstanbul. Şehremini Cemil Topuzlu Paşa için yapılmıştır. Bugün Büyük Kulüp olarak kullanılmaktadır.
18. Enver Paşa Köşkü, Kuruçeşme, İstanbul.
19. Leylâ Hanım Villası, Bostancı, İstanbul. Annesi Leylâ Hanım için yaptığı villadır. Şair ve bestecinin birçok yapıtı ile birlikte yangında yok olmuştur.
20. Gazi Köşkü, Çankaya, Ankara. Bugün Gazi Müzesi olarak kullanılan yapıdır. Restorasyonu ve birçok eklerinin eklerini Mimar Vedat tasarlamış ve uygulamıştır.
21.Mimar Vedat Evi, Nişantaşı, İstanbul. Vali Konağı Caddesinde bir köşe parseline yapılmıştır. Mimarın kent içi açısal bir parsele uyumda gösterdiği ustalığı yansıtır. Kendi konutu olarak kullanılmıştır.
22. Halit Ziya Uşaklıgil Villası, Yeşilköy, İstanbul.
23. Mr. Varber Villası, Suadiye, İstanbul. 1932 yılında tamamlanmıştır. Vedat Beyin ısrarla "seçmeci" ve "neo klâsik" öğeleri kullandığının belgesidir.
24. Halit Bey Yalısı, Yeniköy, İstanbul.

TİCARET YAPILARI
25. Mesadet Hanı, Sirkeci, İstanbul.
26. Liman Hanı, Sirkeci, İstanbul.
27. Sabit Bey İşhanı, Karaköy, İstanbul.
28. Milli" Emlâk Dükkanları, Beşiktaş, İstanbul.
29. Kâzım Emin Tütün Deposu, Bursa. Halit Bey Yalısı, Yeniköy/İstanbul.
30. Nemlizade Tütün Deposu, Üsküdar, İstanbul.
31. Çiftlik Binası, Topkapı, İstanbul.

ANITSAL YAPILAR
32. İzmit Saat Kulesi, İzmit. Proje Vedat Bey tarafından, uygulama başkaları tarafından bazı değişikliklerle yapılmıştır.
33. Tayyare Şehitleri Anıtı, Fatih, İstanbul.