Kapsamlı Kentsel Dönüşüm Sunumu

 

NİÇİN KENTSEL DÖNÜŞÜM YAPIYORUZ?

 

Türkiye’de 1960’lı yıllar ve sonrası hızlı sanayileşmeye ve ekonomik gelişmelere paralel olarak köyden şehre göç başlamış ve ülke nüfusunun şehir merkezlerinde yoğunlaşmasının getirdiği olumsuz baskılar; plansız kentleşme, tarım alanlarının tahribi, ulaşım ve altyapı yetersizlikleri, çevre kirliliği ve kaçak yapılaşma gibi problemleri de beraberinde getirmiştir.

Altyapı ve sosyal donatı alanları yetersiz olup; kalitesiz ve riskli yapılardan oluşan gecekondular bir virüs gibi şehirleri sarmış, 1984 yılına kadar ortalama 2-3 yılda bir çıkarılmış olan imar afları da, can güvenliğini tehdit eden sağlıksız yapı stokunu artırmıştır.

            2014 yılı sonu itibarı ile Türkiye’nin nüfusu 77 milyon 695 bin 904 kişidir. Bunun

 % 91,8  il ve ilçe merkezlerinde yaşamaktadır. Bu kentlerin de % 90’ı 1. ve 2. Derece deprem kuşağı üzerinde olup bu konuda daha fazla geç kalmadan çözümler üretmek ve radikal önlemler alınmak zorundadır.

Bilindiği üzere; 1903 yılından günümüze, topraklarımızda hasar doğuran 130 depremde yaklaşık 100.000 can ve 2 milyon ev kaybı yaşanmıştır.

1939 Erzincan depreminde 60 saniye içerisinde 33.000 can kaybı yaşanmış, sağlam bina kalmamıştır.

1995 Afyon Dinar depreminde 90 can kaybı yaşanmış, binlerce bina hasar görmüştür.     

1999 yılı Marmara Depreminde 18 bin 622 insanımız riskli binalar yüzünden hayatını kaybetmiş ve Türkiye ekonomisi %10 gerilemiştir.

2011 Van depreminde yaşananlarla 601 insanımız riskli binalar yüzünden hayatını kaybetmiş ve yaklaşık 30 bin(konut ve işyeri)  yıkılmış şehirdeki binaların % 70’i oturulamaz hale gelmiştir.

1.      ve 2. Derece deprem kuşağı üzerinde olan şehirlerimizde her an deprem riski

vardır. 20-30 yıllık periyotlarla bu bölgelerde 7 ve üzeri şiddetinde deprem olma olasılığından dolayı; önemli olan, depremlere hazırlıklı yaşamaktır.

Çünkü deprem öldürmez, riskli ve çürük yapılar öldürür.

           Yukarıda bahsettiğimiz nedenlerle birlikte Türkiye’deki yapı stoğunun yaklaşık %75’inin çürük, denetimsiz, çarpık yerleşim, plansız kentleşme, tarım alanlarının tahribi, ulaşım ve altyapı alanlarının yetersizlikleri nedeni ile;

2012 yılında, Cumhuriyet tarihinin en köklü ve büyük kentsel dönüşüm hareketi başlatılmış olup  

Bu kapsamda Bakanlığımızca;

* Afetler oluşmadan önce zarar azaltmaya yönelik gerekli tedbirleri içeren,

* Pratik ve hızlı müdahaleyi sağlayacak uygulama araçları olan,

* Konunun hassasiyetine binaen yaptırıma yönelik hükümleri bulunan,

* Toparlayıcı ve kendi içinde bütüncül,

* Finansal yapısı olan,

*Vatandaşı mağdur etmeyecek yardım ve destek alternatifleri sağlayan mevzuat çalışmaları tamamlanarak 6306 sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun” yayımlanmıştır.

Kanunun yayımlanmasından itibaren Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız yürütücülüğünde ülke çapında Kentsel Dönüşüm Faaliyetleri başlatılarak;

  • Afetlere karşı güvenli,
  • Altyapısı tam,
  • Çevre dostu,
  • Enerji verimli,
  • Görsel değerleri yüksek,
  • Yaşam kalitesi sağlanmış,
  • Ekonomik ve sosyal gelişme sağlayan,
  • Yerinde dönüşümü sağlanmış nitelikli kentler hedeflenmiştir.

     Hedeflenen yaşam çevrelerinin oluşturulmasında öncü şehirler olarak ortaya çıkan kentlerden İzmir için; Bakanlığımız ve İl Müdürlüğümüzün yapı ve alan bazındaki çalışmaları devam etmektedir.

 İZMİR’ DE KENTSEL DÖNÜŞÜM

İzmir’in afetlere yönelik karakteristiği, kaçak ve denetimsiz yapılarının oranı, denetimli yapı stokunun fiziksel (yaş) ve yapısal (depreme dayanıklılık) özellikleri değerlendirildiğinde; nitelikli ‘Kentsel Dönüşüm Uygulamalarının’ İzmir için kaçınılmaz olduğu görülmektedir.

İzmir genelinde bina yaş ortalaması 25 yıl ve üzeri olup, kaçak yapılaşmanın Sayıştay raporlarında yaklaşık % 65 olarak tespit edildiği görülmektedir.

İlimizde; 6306 sayılı Kanun kapsamında 918,2 hektar, 5393 sayılı Belediye Kanununun 73.maddesi kapsamında 305,47 hektar olmak üzere toplam 1223,67 hektarlık alan “Riskli Alan / Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı” olarak ilan edilmiştir.

Bu alanlar içerisinde 540 hektarlık Karabağlar Riskli Alana ilişkin planlama sürecinin ve buna bağlı olarak konut tipolojilerinin neler olacağı konusunda Bakanlığımızca çalışmalar devam etmektedir.

Karabağlar İlçemiz sınırları içerisindeki 540 hektarlık Riskli Alanın yaklaşık 101.4 hektarlık kısmına ait Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planı Bakanlığımızca resen onaylanmıştır. Planlara ilişkin itirazlar Bakanlığımızca değerlendirilmektedir. Onaylanan plan doğrultusunda; 4000 Konut, Sosyal Donatı Alanları oluşturulacak ve 350.000 m2 alan bölge parkı olarak kente kazandırılacaktır. Sosyal donatı alanları içinde eğitim alanları, sağlık alanları, spor alanları, otoparklar, yürüyüş yolları, dini tesis alanları, çocuk oyun alanları, kültürel tesisler ve yeşil alanlar yapılacaktır. Yapım işleri süreci İlbank A.Ş tarafından yürütülecektir. Projenin toplam yapım maliyeti yaklaşık 1 milyar lira olacaktır. Bu projemiz hayata geçirildiğinde; İzmir’deki Kentsel Dönüşüm çalışmalarına ivme kazandıracak, bulunduğu bölgeyi İzmir’in nefes alacağı cazibe merkezi haline getirecek örnek bir proje olacaktır 

2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun” 24.02.1984 tarihinde kabul edilmiştir.

16.05.2012 kabul tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte bu kanunun 23üncü maddesi gereği 2981 sayılı kanun yürürlükten kaldırılmıştır.  6306 sayılı kanunun yürürlüğe girme tarihine kadar olan 28 yıllık süreçte tapu tahsis belgelerini tapuya çevirmemiş olan vatandaşlara 6306 sayılı kanunun 24üncü maddesi gereği 3 yıl süre tanınmıştır.

Sonrasında, 3 yılın yetersiz kalacağı düşünülerek (27.03.2015 kabul tarihli 6639 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 15.04.2015 tarih 29357 sayılı Resmi Gazete’ de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu değişiklikle birlikte 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 38inci maddesiyle ‘ 16.05.2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 24üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan) “üç yıl” ibaresi “altı yıl” olarak değiştirilmiştir.  

Buna göre;

2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun” ve              4706 sayılı “Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” kapsamında riskli alandaki hak sahiplerinin her türlü hakları Bakanlığımız tarafından korunacaktır ve mağduriyet söz konusu olmayacaktır.

Karabağlar 540 hektarlık riskli alan dışındaki alanlarda ise; her Belediye kendi sınırları içerisinde olmak üzere Narlıdere, Buca-Karabağlar, Karşıyaka ve Kemalpaşa Belediye Başkanlıkları 6306 sayılı yasa kapsamında yetkilendirilmiştir.

6306 sayılı Kanun kapsamında yapılacak uygulamalara ilişkin muafiyetler;

·         Noter Harçları.

·         Tapu ve Kadastro Harçları.

·         Belediyelerce Alınan Harçlar.

·         Damga Vergisi

·         Veraset ve İntikal Vergisi

·         Döner Sermaye Ücretleri

·         Belediye Meclisi Kararı ile Belirlenen veAlınan Her Türlü   Ücret

·         Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi

 

Riskli yapılarda 18 aya, riskli alanlarda ise 36 aya kadar kira yardımı yapılabilmektedir.

Kanun kapsamında kredi kullanacak gerçek veya tüzel kişilerin bankalardan kullanacağı kredilere; Devlet tarafından faiz desteği verilmektedir.

            Müdürlüğümüzce yürütülen bireysel riskli yapı durumu:22.02.2016 tarihinde 9271 adet binanın riskli yapı tespiti yapılmış olup bu yapılarda konut ve işyeri olmak üzere toplam 21.263 adet bağımsız birim yer almaktadır.

          Bu kapsamda; İzmir İli genelinde

 

13.01.2016 tarihi itibari ile Kira Yardımları:

Yararlanan Hak Sahibi (Malik) Başvuru Sayısı         : 11.753

Yararlanan Hak Sahibi (Kiracı) Başvuru Sayısı        : 1.366

 

05.01.2016 tarihi itibari ile Onaylanan Faiz Desteği:

Konut Kredisi için Başvuru Yapan Malik Sayısı      : 427

Kredi Tutarı                                                               : 34.033.490,00 TL

İş yeri Kredisi için Başvuru Yapan Malik Sayısı      : 22

Kredi Tutarı                                                               :1.058.994,00 TL

Konut Kredisi için Başvuru Yapan Kiracı Sayısı      : 9

Kredi Tutarı                                                               : 820.000,00 TL

 

Özetle; 6306 sayılı Kanun, vatandaşlarımızın hak kaybına uğramaması ve mağdur olmaması temelinde gönüllülük esasına dayalı, insanın yaşama hakkını önde gören, afet odaklı bir kentsel dönüşüm hareketinin uygulamasıdır.

6306 sayılı Kanun un özünde, en önemli insan hakkı olan “yaşama hakkı” nı güvence altına almak vardır.

Kanun kapsamında yaşama hakkını temin için mülkiyet hakkına müdahale edilmesi gerekmekte ise de, “yaşama hakkı” nın “mülkiyet hakkı” ndan önce geldiği tartışmasızdır.

 

 

 

 Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin VARAN

 

İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN… 

Bilgi Edinme Başvuruları Bimer İnsan Hakları Başvuruları