Basında Müdürlüğümüz

 


https://www.haberler.com/yalitim-turkiye-nin-gelecegi-icin-stratejik-10248082-haberi/

HABERLER.COM

Yalıtım, Türkiye'nin Geleceği İçin Stratejik Öneme Sahip

Yalıtım sektörünün çatı örgütü İZODER, İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işbirliği ile İzmir'de 'Tüm Yönleriyle Yalıtım Semineri' düzenledi.

16 Kasım 2017 Perşembe 15:36

Açıklama: C:\Users\ozlem.somer\Desktop\16.11.2017 tepekule\Yeni klasör\IMG_5765.JPG

Yalıtım sektörünün çatı örgütü olarak bu yıl Anadolu'ya yöneldiklerini belirten İZODER Başkanı Levent  Pelesen, "Amacımız, sektörün tüm  bileşenlerini bir araya getirerek, ısı,  su, ses ve yangın yalıtımını hep      birlikte masaya yatırmak; Türkiye'nin  geleceği için stratejik öneme sahip bir konuda tarafların görüşlerini ortaya koymak ve sorunlara çözüm önerileri getirmektir" dedi.

BASF, BETEK, BTM, WEBER ve İZOCAM'ın sponsorluğunda, İzmir MMO Tepekule Kongre-Sergi Merkezi Akdeniz Salonu'nda 16 Kasım Perşembe günü düzenlenen 'Tüm Yönleriyle Yalıtım Semineri', İZODER Başkanı Levent Pelesen, İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, öğretim üyeleri, mimar, mühendis, kamu ve sektör temsilcilerinin yanı sıra STK temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Yalıtım seferberliğinde hamle sırası bizde

Konuşmasına ısı, su, ses ve yangın yalıtımı branşlarından ısı yalıtımı ile başlayan Levent Pelesen, "Isı yalıtımı, her şeyden önce Türkiye'nin geleceği için stratejik öneme sahip bir konudur. Bugün Türkiye, ısı yalıtımı sektöründe Avrupa'nın en büyüğü konumunda. Bunun bir nedeni de gelişmiş ülkelerin, uzun yıllar önce başlayan seferberlikte epey yol almalarıdır. Şimdi hamle sırası bizde. Bu farkı kapatmalıyız. Avrupastandartlarına uygun, enerji tasarruflu binalara sahip olabilmek için önümüzde kentsel dönüşüm gibi çok önemli bir fırsat var. Eğer elimizdeki bu fırsatı iyi değerlendirerek yeniden inşa edilecek tüm binalara, doğru malzeme ve Mesleki Yeterlilik Belgesi'ne sahip ustalarla doğru uygulama yaptırırsak, ülke ekonomimize her yıl milyarlarca dolarlık katkıda bulunabiliriz" diye konuştu.

Su yalıtımı yoksa, yapı kullanma izni belgesi verilmeyecek

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın hazırladığı ve 27 Ekim'de Resmi Gazete'de yayımlanan 'Binalarda Su Yalıtım Yönetmeliği' ile binaların kaderinin değişeceğini vurgulayan Levent Pelesen, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu yönetmelik, ülkemizde büyük bir eksikliği giderecek. Yeni yapılan binalarda, yönetmelikte öngörülen esaslara uyulmadığının tespit edilmesi halinde, bu eksiklikler giderilinceye kadar binaya yapı kullanma izin belgesi verilmeyecek. Artık su yalıtımı uygulamalarının doğru ve standartlara uygun yapılması sayesinde, binalarımızın ömrü uzayacak. Asgaride 80–100 yıl gibi süre için tasarlanması ve ömrünü bu sürede tamamlaması gereken yapılarımızın, bu süre içinde güvenli şekilde fonksiyonunu sürdürmesi için öncelikte suyun yaratacağı korozyon etkisine karşı korunmuş olmalı. Bugün ülke genelindeki 15 milyon konutta halen su yalıtımı yok. 6.5 milyon konut ise deprem açısından riskli bina statüsünde. Yönetmeliğin amacına ulaşması; tasarım aşamasında doğru ürün ve sistem seçiminden başlayıp, standarda uygun ürünlerin doğru şekilde uygulanması etkin denetim ile sağlanabilir."

Yangında öncelik korunmak ve kurtulmaktır

Yangın yalıtımına da değinen Levent Pelesen, "Yangında öncelik korunmak ve kurtulmaktır. Yangın yalıtımı, yangınlarda oluşan ısı ve dumanın zararlı etkilerinin sınırlandırılmasına yönelik, can ve mal güvenliğini sağlayıcı yapısal önlemlerdir. Yangın çıktığında en hızlı en güvenli şekilde yangın mahallinin terk edilmesini sağladığı gibi, hayati bir unsur olan dumanın bina içinde yayılmasını geciktirecek önlemler ancak yangın yalıtımı ile mümkündür. Tüm yalıtım tedbirlerini ve uygulamalarını almayı planladığınız yeni inşaatlarda, yangın yalıtımının maliyeti inşaat maliyetinin yüzde 5'ini geçmez" dedi.

Ses yalıtımı çok önemli ancak yeni binalarda dahi ihmal ediliyor

"Bugün yaşamımızın her alanında, farkında olmadan gürültüye maruz kalıyor ve bu durumun olumsuz etkilerini daha fazla hissediyoruz" diyen İZODER Başkanı Levent Pelesen, konuşmasını şöyle tamamladı: "Ses yalıtımı çağdaş yaşam standartlarını sağlamak için ülke olarak benimsememiz gereken bir konudur. Bugün özellikle kentlerde yaşanan gürültü kirliliği hepimizi olumsuz etkiliyor, sağlığımızı tehdit ediyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, teknik kuralların belirlenerek son haline getirildiği 'Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik', Resmi Gazete'nin 31 Mayıs 2017 tarihli sayısında yayınlandı. Gürültü, ruhsal ve fiziksel açıdan sağlığımızı 35 kritik etki ile tahrip ederek, toplumsal uyum ve verimliliğimizde derin yaralar açıyor. Ayrıca gürültü çocuklarımızı hem fizyolojik, hem bilişsel, hem de duygusal açıdan olumsuz etkiliyor. Ses yalıtımı, çok yeni yapılan modern binalar dahil ihmal edilen bir konu. Ancak önümüzdeki dönemde çok daha önemli hale gelecektir. "

Asrın projesi kentsel dönüşüm ile Türkiye'nin yüzde 65-70'i dönüşmeli

Ülkemizde son yıllarda ciddi manada gelişme, değişme ve dönüşüm yaşandığını belirten İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, "Bu kavramlar artık hep gündemimizde. Gelişirken, değişirken ve dönüşürken de birçok sorunu birlikte çözmeye çalışıyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın vizyonu ve misyonu ile sürdürülebilir, çevre dostu ve marka şehirler sloganıyla, gerçekten asrın en büyük projesini üstlenmiş bulunuyoruz. Asrın projesi dediğimiz kentsel dönüşüm kapsamında, ülkemizin yüzde 65-70'inin dönüşmesi gerektiğini hepimiz biliyoruz. Hızlı bir şekilde bunu başarmamız gerekiyor. Bakanlığımız, TÜİKverilerine göre yaklaşık 7 milyon konutun 15 yıl içinde dönüşmesi gerektiğini açıkladı. Dolayısıyla canlarımıza mal olan depreme ve afetlere dayanıklı binalar yaparak bu işin içinden çıkmamız gerekiyor" dedi.

İzmir'de 45 milyon metrekarelik alanda dönüşüm yapılacak

Bugün yalıtım ile enerji verimliliği sağlanan binalarda yüzde 50'ye yakın bir tasarruf sağlandığını belirten Selahattin Varan, şöyle konuştu: "Anadolu'da ciddi bir gelişim, değişim ve dönüşüm yaşandığını ifade eden Varan, "Afetlere dayanıklı binalar yaparken, daha konforlu, sürdürülebilir ve enerji verimliliğini artıracak binalara ihtiyacımız var. Artık geri dönüş yok. İzmir'de yaklaşık 4 bin 500 hektar, yani 45 milyon metrekarelik alanda dönüşüm yapılacak. Yapı stokunun yaklaşık 2 milyon 500 bin olduğu İzmir'de, yaklaşık 1 milyon 500 bininin dönüşümü olacak. Bu süreçte aç gözlülüğe gerek yok. Dönüşüm, sabırla, metanetle, teknik konuların ilkesine uyarak gerçekleşmeli. Bu ülkeye hizmetin çeşitli yolları var. Bunların en önemlisi de, yapılan işin en doğrusunu, en güzelini yapmaktır. Bunu bizim insanımız hak ediyor."

'Tüm Yönleriyle Yalıtım Semineri', güncel bilgilerin paylaşıldığı oturum ve sunumlarla devam etti. 'Enerji Verimliliği İçin Isı Yalıtımı ve Mevzuatlar' oturumu, İZODER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ertuğrul Şen'in moderatörlüğünde, İstanbul Aydın Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Hasan Heperkan, ÇŞB Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü Enerji Verimliliği ve Tesisat Daire Başkan Vekili Murat Bayram ve TMMOB İzmir Şube Başkanı Güniz Gacaner Ermin tarafından ele alındı.

'Isı Yalıtımı Sektöründe Malzeme ve Uygulamada Denetim ve Gözetim' başlıklı ikinci oturum ise yine Ertuğrul Şen'in moderatörlüğünde, Yapı Denetim Kuruluşları Birliği İzmir Şube Başkanı Osman Akbaşak İZODER Isı Yalıtımı Komisyonu Başkanı Kürşad Sakarya ve İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan'ın katılımıyla yapıldı.

Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Tekin ise seminerde, 'Su Yalıtımı ve Yapı Güvenliği' konusuyla ilgili bir sunum yaptı. İZODER Su Yalıtımı Komisyonu Başkan Yardımcısı Jozef Bonfil de, 'Su Yalıtımı Yönetmeliği Neler Getiriyor' başlıklı sunumunu paylaştı.

İZODER İletişimden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Emrullah Eruslu, dördüncü oturumda, 'Ses Yalıtımı Yönetmeliği-Ses Yalıtımının Sağlık ve Konforla İlişkisi'ni, İZODER Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Dikmen ile birlikte değerlendirdi. Tüm gün süren seminer, Yangın Güvenliği Tedbirleri Komisyon Başkanı Hakan Uslu'nun, 'Yangın Yalıtımı ve Yangın Güvenliği Tedbirleri' sunumu ile sona erdi.

Yalıtım sektörünün çatı örgütü İZODER (Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği), İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işbirliği ile İzmir'de 'Tüm Yönleriyle Yalıtım Semineri' düzenledi. Yalıtım sektörünün çatı örgütü olarak bu yıl Anadolu'ya yöneldiklerini belirten İZODER Başkanı Levent Pelesen, "Amacımız, sektörün tüm bileşenlerini bir araya getirerek, ısı, su, ses ve yangın yalıtımını hep birlikte masaya yatırmak; Türkiye'nin geleceği için stratejik öneme sahip bir konuda tarafların görüşlerini ortaya koymak ve sorunlara çözüm önerileri getirmektir" dedi.

BASF, BETEK, BTM, WEBER ve İZOCAM'ın sponsorluğunda, İzmir MMO Tepekule Kongre-Sergi Merkezi Akdeniz Salonu'nda 16 Kasım Perşembe günü düzenlenen 'Tüm Yönleriyle Yalıtım Semineri', İZODER Başkanı Levent Pelesen, İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, öğretim üyeleri, mimar, mühendis, kamu ve sektör temsilcilerinin yanı sıra STK temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Yalıtım seferberliğinde hamle sırası bizde

Konuşmasına ısı, su, ses ve yangın yalıtımı branşlarından ısı yalıtımı ile başlayan Levent Pelesen, "Isı yalıtımı, her şeyden önce Türkiye'nin geleceği için stratejik öneme sahip bir konudur. Bugün Türkiye, ısı yalıtımı sektöründe Avrupa'nın en büyüğü konumunda. Bunun bir nedeni de gelişmiş ülkelerin, uzun yıllar önce başlayan seferberlikte epey yol almalarıdır. Şimdi hamle sırası bizde. Bu farkı kapatmalıyız. Avrupastandartlarına uygun, enerji tasarruflu binalara sahip olabilmek için önümüzde kentsel dönüşüm gibi çok önemli bir fırsat var. Eğer elimizdeki bu fırsatı iyi değerlendirerek yeniden inşa edilecek tüm binalara, doğru malzeme ve Mesleki Yeterlilik Belgesi'ne sahip ustalarla doğru uygulama yaptırırsak, ülke ekonomimize her yıl milyarlarca dolarlık katkıda bulunabiliriz" diye konuştu.

Su yalıtımı yoksa, yapı kullanma izni belgesi verilmeyecek

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın hazırladığı ve 27 Ekim'de Resmi Gazete'de yayımlanan 'Binalarda Su Yalıtım Yönetmeliği' ile binaların kaderinin değişeceğini vurgulayan Levent Pelesen, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu yönetmelik, ülkemizde büyük bir eksikliği giderecek. Yeni yapılan binalarda, yönetmelikte öngörülen esaslara uyulmadığının tespit edilmesi halinde, bu eksiklikler giderilinceye kadar binaya yapı kullanma izin belgesi verilmeyecek. Artık su yalıtımı uygulamalarının doğru ve standartlara uygun yapılması sayesinde, binalarımızın ömrü uzayacak. Asgaride 80–100 yıl gibi süre için tasarlanması ve ömrünü bu sürede tamamlaması gereken yapılarımızın, bu süre içinde güvenli şekilde fonksiyonunu sürdürmesi için öncelikte suyun yaratacağı korozyon etkisine karşı korunmuş olmalı. Bugün ülke genelindeki 15 milyon konutta halen su yalıtımı yok. 6.5 milyon konut ise deprem açısından riskli bina statüsünde. Yönetmeliğin amacına ulaşması; tasarım aşamasında doğru ürün ve sistem seçiminden başlayıp, standarda uygun ürünlerin doğru şekilde uygulanması etkin denetim ile sağlanabilir."

Yangında öncelik korunmak ve kurtulmaktır

Yangın yalıtımına da değinen Levent Pelesen, "Yangında öncelik korunmak ve kurtulmaktır. Yangın yalıtımı, yangınlarda oluşan ısı ve dumanın zararlı etkilerinin sınırlandırılmasına yönelik, can ve mal güvenliğini sağlayıcı yapısal önlemlerdir. Yangın çıktığında en hızlı en güvenli şekilde yangın mahallinin terk edilmesini sağladığı gibi, hayati bir unsur olan dumanın bina içinde yayılmasını geciktirecek önlemler ancak yangın yalıtımı ile mümkündür. Tüm yalıtım tedbirlerini ve uygulamalarını almayı planladığınız yeni inşaatlarda, yangın yalıtımının maliyeti inşaat maliyetinin yüzde 5'ini geçmez" dedi.

Ses yalıtımı çok önemli ancak yeni binalarda dahi ihmal ediliyor

"Bugün yaşamımızın her alanında, farkında olmadan gürültüye maruz kalıyor ve bu durumun olumsuz etkilerini daha fazla hissediyoruz" diyen İZODER Başkanı Levent Pelesen, konuşmasını şöyle tamamladı: "Ses yalıtımı çağdaş yaşam standartlarını sağlamak için ülke olarak benimsememiz gereken bir konudur. Bugün özellikle kentlerde yaşanan gürültü kirliliği hepimizi olumsuz etkiliyor, sağlığımızı tehdit ediyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, teknik kuralların belirlenerek son haline getirildiği 'Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik', Resmi Gazete'nin 31 Mayıs 2017 tarihli sayısında yayınlandı. Gürültü, ruhsal ve fiziksel açıdan sağlığımızı 35 kritik etki ile tahrip ederek, toplumsal uyum ve verimliliğimizde derin yaralar açıyor. Ayrıca gürültü çocuklarımızı hem fizyolojik, hem bilişsel, hem de duygusal açıdan olumsuz etkiliyor. Ses yalıtımı, çok yeni yapılan modern binalar dahil ihmal edilen bir konu. Ancak önümüzdeki dönemde çok daha önemli hale gelecektir. "

Asrın projesi kentsel dönüşüm ile Türkiye'nin yüzde 65-70'i dönüşmeli

Ülkemizde son yıllarda ciddi manada gelişme, değişme ve dönüşüm yaşandığını belirten İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, "Bu kavramlar artık hep gündemimizde. Gelişirken, değişirken ve dönüşürken de birçok sorunu birlikte çözmeye çalışıyoruzÇevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın vizyonu ve misyonu ile sürdürülebilir, çevre dostu ve marka şehirler sloganıyla, gerçekten asrın en büyük projesini üstlenmiş bulunuyoruz. Asrın projesi dediğimiz kentsel dönüşüm kapsamında, ülkemizin yüzde 65-70'inin dönüşmesi gerektiğini hepimiz biliyoruz. Hızlı bir şekilde bunu başarmamız gerekiyor. Bakanlığımız, TÜİKverilerine göre yaklaşık 7 milyon konutun 15 yıl içinde dönüşmesi gerektiğini açıkladı. Dolayısıyla canlarımıza mal olan depreme ve afetlere dayanıklı binalar yaparak bu işin içinden çıkmamız gerekiyor" dedi.

İzmir'de 45 milyon metrekarelik alanda dönüşüm yapılacak

Bugün yalıtım ile enerji verimliliği sağlanan binalarda yüzde 50'ye yakın bir tasarruf sağlandığını belirten Selahattin Varan, şöyle konuştu: "Anadolu'da ciddi bir gelişim, değişim ve dönüşüm yaşandığını ifade eden Varan, "Afetlere dayanıklı binalar yaparken, daha konforlu, sürdürülebilir ve enerji verimliliğini artıracak binalara ihtiyacımız var. Artık geri dönüş yok. İzmir'de yaklaşık 4 bin 500 hektar, yani 45 milyon metrekarelik alanda dönüşüm yapılacak. Yapı stokunun yaklaşık 2 milyon 500 bin olduğu İzmir'de, yaklaşık 1 milyon 500 bininin dönüşümü olacak. Bu süreçte aç gözlülüğe gerek yok. Dönüşüm, sabırla, metanetle, teknik konuların ilkesine uyarak gerçekleşmeli. Bu ülkeye hizmetin çeşitli yolları var. Bunların en önemlisi de, yapılan işin en doğrusunu, en güzelini yapmaktır. Bunu bizim insanımız hak ediyor."

'Tüm Yönleriyle Yalıtım Semineri', güncel bilgilerin paylaşıldığı oturum ve sunumlarla devam etti. 'Enerji Verimliliği İçin Isı Yalıtımı ve Mevzuatlar' oturumu, İZODER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ertuğrul Şen'in moderatörlüğünde, İstanbul Aydın Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Hasan Heperkan, ÇŞB Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü Enerji Verimliliği ve Tesisat Daire Başkan Vekili Murat Bayram ve TMMOB İzmir Şube Başkanı Güniz Gacaner Ermin tarafından ele alındı.

'Isı Yalıtımı Sektöründe Malzeme ve Uygulamada Denetim ve Gözetim' başlıklı ikinci oturum ise yine Ertuğrul Şen'in moderatörlüğünde, Yapı Denetim Kuruluşları Birliği İzmir Şube Başkanı Osman Akbaşak İZODER Isı Yalıtımı Komisyonu Başkanı Kürşad Sakarya ve İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan'ın katılımıyla yapıldı.

Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Tekin ise seminerde, 'Su Yalıtımı ve Yapı Güvenliği' konusuyla ilgili bir sunum yaptı. İZODER Su Yalıtımı Komisyonu Başkan Yardımcısı Jozef Bonfil de, 'Su Yalıtımı Yönetmeliği Neler Getiriyor' başlıklı sunumunu paylaştı.

İZODER İletişimden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Emrullah Eruslu, dördüncü oturumda, 'Ses Yalıtımı Yönetmeliği-Ses Yalıtımının Sağlık ve Konforla İlişkisi'ni, İZODER Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Dikmen ile birlikte değerlendirdi. Tüm gün süren seminer, Yangın Güvenliği Tedbirleri Komisyon Başkanı Hakan Uslu'nun, 'Yangın Yalıtımı ve Yangın Güvenliği Tedbirleri' sunumu ile sona erdi.

 

 


http://www.hurriyet.com.tr/izmirde-yalitim-semineri-40647308

HÜRRİYET

İzmir'de yalıtım semineri

Mehmet CANDAN / İZMİR, (DHA) 

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                        16.11.2017 - 14:18Son Güncelleme : 16.11.2017-15:09                                                                                                                                                                                                                                   

TÜRKİYE genelinde yalıtım bilincini artırmak amacıyla Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği (İZODER) tarafından düzenlenen 'Tüm Yönleriyle Yalıtım Semineri'nin ilki İzmir'de yapıldı.

 

Açıklama: İzmirde yalıtım semineri

Mehmet CANDAN / İZMİR, (DHA)

İZODER ve İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü iş birliğiyle Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi'nde 'Tüm Yönleriyle Yalıtım Semineri' düzenlendi. Seminerde ülke genelindeki mevcut binalardaki son durum ile ısı, ses, su ve yangın yalıtımı ile ilgili tüm gelişmelerin yanı sıra, yalıtımla ilgili yönetmeliklerin Türkiye'ye, vatandaşa ve sektöre neler kazandıracağı konuşuldu.

Seminerin açılış konuşmasını yapın İZODER Yönetim Kurulu Başkanı Levent Pelesen, ısı yalıtımının enerji tasarrufu açısından ülke ekonomilerine katkısının önemine değinerek, "Türkiye'nin bu konuda önünde kentsel dönüşüm projeleri gibi ciddi bir fırsatı var. Bugün Türkiye, ısı yalıtım sektöründe Avrupa'nın en büyüğü konumunda. 2018 yılına kadar 5 milyon konutun ısı yalıtımı yapılmalı. Bu rakam 500 milyon metrekarelik bir hacme işaret ediyor. Böylece Türkiye'nin cari açığı, yalıtım ile 10 milyar dolar azaltılabilir. Üstelik bu katkı bir kerelik değil her yıl karşımıza çıkacak" diye konuştu.

İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan ise Türkiye'de nüfusun yüzde 80'inin 1. ve 2. derece deprem bölgesinde yaşadığını belirterek, "Bakanlık olarak Karabağlar'da yaklaşık 10 bin konutluk kentsel dönüşümü başlattık. Etap etap bitirilecek. Bunun arkasında Karabağlar haricinde hızlı bir şekilde devam edecek. İzmir'de 2018 yılında bu şaha kalkacak. Afetlere dayanıklı bina yaparken konforlu, sürdürülebilir ve enerji tasarruflu binalara ihtiyaç var" dedi.

Konuşmaların ardından sektörde alanında uzman temsilcilerin katıldığı oturumlarla seminer devam etti.

 

 


http://www.star.com.tr/yerel-haberler/izmirde-tum-yonleriyle-yalitim-semineri-167636/

STAR GAZETESİ

Ekonomi

İzmir'de "Tüm Yönleriyle Yalıtım Semineri"


Açıklama: http://imgz.star.com.tr/star_yerelhaber/data/resim/b/20171116_2_26909887_27880498_High.jpgİzmir'de "Tüm Yönleriyle Yalıtım Semineri" Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği (İZODER) ve İzmir Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü iş birliğiyle Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi'nde "Tüm Yönleriyle Yalıtım Semineri" düzenlendi.



 

 

 

 

İZODER Yönetim Kurulu Başkanı Levent Pelesen (fotoğrafta) toplantının açılışında konuşma yaptı.

Açıklama: http://imgz.star.com.tr/star_yerelhaber/data/resim/b/20171116_2_26909887_27880497_High.jpg?v=1İzmir'de "Tüm Yönleriyle Yalıtım Semineri"
Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği (İZODER) ve İzmir Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü iş birliğiyle Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi'nde "Tüm Yönleriyle Yalıtım Semineri" düzenlendi. İZODER Yönetim Kurulu Başkanı Levent Pelesen (fotoğrafta) toplantının açılışında konuşma yaptı.

 

 

 

 

https://emlakkulisi.com/izmirde-45-milyon-metrekarelik-alan-donusecek/553061

 


 EMLAK KULİSİ

İzmir'de 45 milyon metrekarelik alan dönüşecek!

Tüm Yönleriyle Yalıtım Semineri'ne katılan İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, "İzmir’de yaklaşık 4 bin 500 hektar, yani 45 milyon metrekarelik alanda dönüşüm yapılacak." dedi.

Açıklama: C:\Users\ozlem.somer\Desktop\MzI2NTIyNj-izmirde-45-milyon-metrekarelik-alan-donusecek.jpg

 

16 Kasım 2017, Perşembe / 15:47

BASF, BETEK, BTM, WEBER ve İZOCAM’ın sponsorluğunda, İzmir MMO Tepekule Kongre-Sergi Merkezi Akdeniz Salonu’nda gerçekleştirilen ‘Tüm Yönleriyle Yalıtım Semineri’, İZODER Başkanı Levent Pelesen, İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, öğretim üyeleri, mimar, mühendis, kamu ve sektör temsilcilerinin yanı sıra STK temsilcilerinin katılımıyla yapıldı.

Yalıtım seferberliğinde hamle sırası bizde


Sözlerine ısı, su, ses ve yangın yalıtımı branşlarından ısı yalıtımı ile başlayan Levent Pelesen, “Isı yalıtımı, her şeyden önce Türkiye’nin geleceği için stratejik öneme sahip bir konudur. Bugün Türkiye, ısı yalıtımı sektöründe Avrupa’nın en büyüğü konumunda. Bunun bir nedeni de gelişmiş ülkelerin, uzun yıllar önce başlayan seferberlikte epey yol almalarıdır. Şimdi hamle sırası bizde. Bu farkı kapatmalıyız. Avrupa standartlarına uygun, enerji tasarruflu binalara sahip olabilmek için önümüzde kentsel dönüşüm gibi çok önemli bir fırsat var. Eğer elimizdeki bu fırsatı iyi değerlendirerek yeniden inşa edilecek tüm binalara, doğru malzeme ve Mesleki Yeterlilik Belgesi’ne sahip ustalarla doğru uygulama yaptırırsak, ülke ekonomimize her yıl milyarlarca dolarlık katkıda bulunabiliriz” dedi.

Levent Pelesen

 

Su yalıtımı yoksa, yapı kullanma izni belgesi verilmeyecek

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hazırladığı ve 27 Ekim’de Resmi Gazete’de yayımlanan ‘Binalarda Su Yalıtım Yönetmeliği’ ile binaların kaderinin değişeceğini belirten Levent Pelesen, konuşmasına şöyle devam etti: “Bu yönetmelik, ülkemizde büyük bir eksikliği giderecek. Yeni yapılan binalarda, yönetmelikte öngörülen esaslara uyulmadığının tespit edilmesi halinde, bu eksiklikler giderilinceye kadar binaya yapı kullanma izin belgesi verilmeyecek. Artık su yalıtımı uygulamalarının doğru ve standartlara uygun yapılması sayesinde, binalarımızın ömrü uzayacak. Asgaride 80–100 yıl gibi süre için tasarlanması ve ömrünü bu sürede tamamlaması gereken yapılarımızın, bu süre içinde güvenli şekilde fonksiyonunu sürdürmesi için öncelikte suyun yaratacağı korozyon etkisine karşı korunmuş olmalı. Bugün ülke genelindeki 15 milyon konutta halen su yalıtımı yok. 6.5 milyon konut ise deprem açısından riskli bina statüsünde. Yönetmeliğin amacına ulaşması; tasarım aşamasında doğru ürün ve sistem seçiminden başlayıp, standarda uygun ürünlerin doğru şekilde uygulanması etkin denetim ile sağlanabilir.”

 

Yangında öncelik korunmak ve kurtulmaktır 

Yangın yalıtımıyla ilgili de açıklamalar yapan Levent Pelesen, “Yangında öncelik korunmak ve kurtulmaktır. Yangın yalıtımı, yangınlarda oluşan ısı ve dumanın zararlı etkilerinin sınırlandırılmasına yönelik, can ve mal güvenliğini sağlayıcı yapısal önlemlerdir. Yangın çıktığında en hızlı en güvenli şekilde yangın mahallinin terk edilmesini sağladığı gibi, hayati bir unsur olan dumanın bina içinde yayılmasını geciktirecek önlemler ancak yangın yalıtımı ile mümkündür. Tüm yalıtım tedbirlerini ve uygulamalarını almayı planladığınız yeni inşaatlarda, yangın yalıtımının maliyeti inşaat maliyetinin yüzde 5’ini geçmez” dedi.

 

Ses yalıtımı çok önemli ancak yeni binalarda dahi ihmal ediliyor


“Bugün yaşamımızın her alanında, farkında olmadan gürültüye maruz kalıyor ve bu durumun olumsuz etkilerini daha fazla hissediyoruz” diyen İZODER Başkanı Levent Pelesen, konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Ses yalıtımı çağdaş yaşam standartlarını sağlamak için ülke olarak benimsememiz gereken bir konudur. Bugün özellikle kentlerde yaşanan gürültü kirliliği hepimizi olumsuz etkiliyor, sağlığımızı tehdit ediyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, teknik kuralların belirlenerek son haline getirildiği ‘Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik’, Resmi Gazete'nin 31 Mayıs 2017 tarihli sayısında yayınlandı. Gürültü, ruhsal ve fiziksel açıdan sağlığımızı 35 kritik etki ile tahrip ederek, toplumsal uyum ve verimliliğimizde derin yaralar açıyor. Ayrıca gürültü çocuklarımızı hem fizyolojik, hem bilişsel, hem de duygusal açıdan olumsuz etkiliyor. Ses yalıtımı, çok yeni yapılan modern binalar dahil ihmal edilen bir konu. Ancak önümüzdeki dönemde çok daha önemli hale gelecektir. “

Asrın projesi kentsel dönüşüm ile Türkiye’nin yüzde 65-70’i dönüşmeli

Ülkemizde son yıllarda ciddi manada gelişme, değişme ve dönüşüm yaşandığını söyleyen İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, “Bu kavramlar artık hep gündemimizde. Gelişirken, değişirken ve dönüşürken de birçok sorunu birlikte çözmeye çalışıyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın vizyonu ve misyonu ile sürdürülebilir, çevre dostu ve marka şehirler sloganıyla, gerçekten asrın en büyük projesini üstlenmiş bulunuyoruz. Asrın projesi dediğimiz kentsel dönüşüm kapsamında, ülkemizin yüzde 65-70’inin dönüşmesi gerektiğini hepimiz biliyoruz. Hızlı bir şekilde bunu başarmamız gerekiyor. Bakanlığımız, TÜİK verilerine göre yaklaşık 7 milyon konutun 15 yıl içinde dönüşmesi gerektiğini açıkladı. Dolayısıyla canlarımıza mal olan depreme ve afetlere dayanıklı binalar yaparak bu işin içinden çıkmamız gerekiyor” diye konuştu.

 

Selahattin Varan

 

İzmir’de 45 milyon metrekarelik alanda dönüşüm yapılacak

Bugün yalıtım ile enerji verimliliği sağlanan binalarda yüzde 50’ye yakın bir tasarruf sağlandığını söyleyen Selahattin Varan, şöyle konuştu: “Anadolu’da ciddi bir gelişim, değişim ve dönüşüm yaşandığını ifade eden Varan, “Afetlere dayanıklı binalar yaparken, daha konforlu, sürdürülebilir ve enerji verimliliğini artıracak binalara ihtiyacımız var. Artık geri dönüş yok. İzmir’de yaklaşık 4 bin 500 hektar, yani 45 milyon metrekarelik alanda dönüşüm yapılacak. Yapı stokunun yaklaşık 2 milyon 500 bin olduğu İzmir’de, yaklaşık 1 milyon 500 bininin dönüşümü olacak. Bu süreçte aç gözlülüğe gerek yok. Dönüşüm, sabırla, metanetle, teknik konuların ilkesine uyarak gerçekleşmeli. Bu ülkeye hizmetin çeşitli yolları var. Bunların en önemlisi de, yapılan işin en doğrusunu, en güzelini yapmaktır. Bunu bizim insanımız hak ediyor.”

 ‘Tüm Yönleriyle Yalıtım Semineri’, güncel bilgilerin paylaşıldığı oturum ve konuşmalarla devam etti. ‘Enerji Verimliliği İçin Isı Yalıtımı ve Mevzuatlar’ oturumu, İZODER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ertuğrul Şen’in moderatörlüğünde, İstanbul Aydın Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Hasan Heperkan, ÇŞB Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü Enerji Verimliliği ve Tesisat Daire Başkan Vekili Murat Bayram ve TMMOB İzmir Şube Başkanı Güniz Gacaner Ermin tarafından da ele alındı.

 

‘Isı Yalıtımı Sektöründe Malzeme ve Uygulamada Denetim ve Gözetim’ başlıklı ikinci oturum ise yine Ertuğrul Şen’in moderatörlüğünde, Yapı Denetim Kuruluşları Birliği İzmir Şube Başkanı Osman Akbaşak İZODER Isı Yalıtımı Komisyonu Başkanı Kürşad Sakarya ve İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan’ın katılımıyla yapıldı.

 

Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Tekin ise seminerde, ‘Su Yalıtımı ve Yapı Güvenliği’ konusuyla ilgili bir sunum da yaptı. İZODER Su Yalıtımı Komisyonu Başkan Yardımcısı Jozef Bonfil de, ‘Su Yalıtımı Yönetmeliği Neler Getiriyor’ başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.

 


İZODER İletişimden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Emrullah Eruslu, dördüncü oturumda, ‘Ses Yalıtımı Yönetmeliği-Ses Yalıtımının Sağlık ve Konforla İlişkisi’ni, İZODER Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Dikmen ile birlikte ele aldı. Tüm gün süren seminer, Yangın Güvenliği Tedbirleri Komisyon Başkanı Hakan Uslu’nun, ‘Yangın Yalıtımı ve Yangın Güvenliği Tedbirleri’ sunumu ile bitti.

 

                                                                                                                                                       

 


 

http://www.yolpusulasi.com/izoder-yalitim-bilincini-artirmak-icin-tum-yonleriyle-yalitim-seminerlerinin-ilkini-izmirde-gerceklestirdi/

 

İZODER, YALITIM BİLİNCİNİ ARTIRMAK İÇİN ‘TÜM YÖNLERİYLE YALITIM SEMİNERLERİ’NİN İLKİNİ İZMİR‘DE GERÇEKLEŞTİRDİ

 

İZODER Başkanı Levent Pelesen:
“Yalıtım, Türkiye’nin geleceği için stratejik öneme sahip”

İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan:
“Sürdürülebilir binalar için İzmir’de 45 milyon
metrekarelik alanda dönüşüm yapılacak”

Yalıtım sektörünün çatı örgütü İZODER (Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği), İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işbirliği ile İzmir’de ‘Tüm Yönleriyle Yalıtım Semineri’ düzenledi. Yalıtım sektörünün çatı örgütü olarak bu yıl Anadolu’ya yöneldiklerini belirten İZODER Başkanı Levent Pelesen, “Amacımız, sektörün tüm bileşenlerini bir araya getirerek, ısı, su, ses ve yangın yalıtımını hep birlikte masaya yatırmak; Türkiye’nin geleceği için stratejik öneme sahip bir konuda tarafların görüşlerini ortaya koymak ve sorunlara çözüm önerileri getirmektir” dedi.

BASF, BETEK, BTM, WEBER ve İZOCAM’ın sponsorluğunda, İzmir MMO Tepekule Kongre-Sergi Merkezi Akdeniz Salonu’nda 16 Kasım Perşembe günü düzenlenen ‘Tüm Yönleriyle Yalıtım Semineri’, İZODER Başkanı Levent Pelesen, İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, öğretim üyeleri, mimar, mühendis, kamu ve sektör temsilcilerinin yanı sıra STK temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Yalıtım seferberliğinde hamle sırası bizde

Konuşmasına ısı, su, ses ve yangın yalıtımı branşlarından ısı yalıtımı ile başlayan Levent Pelesen, “Isı yalıtımı, her şeyden önce Türkiye’nin geleceği için stratejik öneme sahip bir konudur. Bugün Türkiye, ısı yalıtımı sektöründe Avrupa’nın en büyüğü konumunda. Bunun bir nedeni de gelişmiş ülkelerin, uzun yıllar önce başlayan seferberlikte epey yol almalarıdır. Şimdi hamle sırası bizde. Bu farkı kapatmalıyız. Avrupa standartlarına uygun, enerji tasarruflu binalara sahip olabilmek için önümüzde kentsel dönüşüm gibi çok önemli bir fırsat var. Eğer elimizdeki bu fırsatı iyi değerlendirerek yeniden inşa edilecek tüm binalara, doğru malzeme ve Mesleki Yeterlilik Belgesi’ne sahip ustalarla doğru uygulama yaptırırsak, ülke ekonomimize her yıl milyarlarca dolarlık katkıda bulunabiliriz” diye konuştu.

Su yalıtımı yoksa, yapı kullanma izni belgesi verilmeyecek

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hazırladığı ve 27 Ekim’de Resmi Gazete’de yayımlanan ‘Binalarda Su Yalıtım Yönetmeliği’ ile binaların kaderinin değişeceğini vurgulayan Levent Pelesen, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu yönetmelik, ülkemizde büyük bir eksikliği giderecek. Yeni yapılan binalarda, yönetmelikte öngörülen esaslara uyulmadığının tespit edilmesi halinde, bu eksiklikler giderilinceye kadar binaya yapı kullanma izin belgesi verilmeyecek. Artık su yalıtımı uygulamalarının doğru ve standartlara uygun yapılması sayesinde, binalarımızın ömrü uzayacak. Asgaride 80–100 yıl gibi süre için tasarlanması ve ömrünü bu sürede tamamlaması gereken yapılarımızın, bu süre içinde güvenli şekilde fonksiyonunu sürdürmesi için öncelikte suyun yaratacağı korozyon etkisine karşı korunmuş olmalı. Bugün ülke genelindeki 15 milyon konutta halen su yalıtımı yok. 6.5 milyon konut ise deprem açısından riskli bina statüsünde. Yönetmeliğin amacına ulaşması; tasarım aşamasında doğru ürün ve sistem seçiminden başlayıp, standarda uygun ürünlerin doğru şekilde uygulanması etkin denetim ile sağlanabilir.”

Yangında öncelik korunmak ve kurtulmaktır

Yangın yalıtımına da değinen Levent Pelesen, “Yangında öncelik korunmak ve kurtulmaktır. Yangın yalıtımı, yangınlarda oluşan ısı ve dumanın zararlı etkilerinin sınırlandırılmasına yönelik, can ve mal güvenliğini sağlayıcı yapısal önlemlerdir. Yangın çıktığında en hızlı en güvenli şekilde yangın mahallinin terk edilmesini sağladığı gibi, hayati bir unsur olan dumanın bina içinde yayılmasını geciktirecek önlemler ancak yangın yalıtımı ile mümkündür. Tüm yalıtım tedbirlerini ve uygulamalarını almayı planladığınız yeni inşaatlarda, yangın yalıtımının maliyeti inşaat maliyetinin yüzde 5’ini geçmez” dedi.

Ses yalıtımı çok önemli ancak yeni binalarda dahi ihmal ediliyor

“Bugün yaşamımızın her alanında, farkında olmadan gürültüye maruz kalıyor ve bu durumun olumsuz etkilerini daha fazla hissediyoruz” diyen İZODER Başkanı Levent Pelesen, konuşmasını şöyle tamamladı: “Ses yalıtımı çağdaş yaşam standartlarını sağlamak için ülke olarak benimsememiz gereken bir konudur. Bugün özellikle kentlerde yaşanan gürültü kirliliği hepimizi olumsuz etkiliyor, sağlığımızı tehdit ediyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, teknik kuralların belirlenerek son haline getirildiği ‘Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik’, Resmi Gazete’nin 31 Mayıs 2017 tarihli sayısında yayınlandı. Gürültü, ruhsal ve fiziksel açıdan sağlığımızı 35 kritik etki ile tahrip ederek, toplumsal uyum ve verimliliğimizde derin yaralar açıyor. Ayrıca gürültü çocuklarımızı hem fizyolojik, hem bilişsel, hem de duygusal açıdan olumsuz etkiliyor. Ses yalıtımı, çok yeni yapılan modern binalar dahil ihmal edilen bir konu. Ancak önümüzdeki dönemde çok daha önemli hale gelecektir. “

Asrın projesi kentsel dönüşüm ile Türkiye’nin yüzde 65-70’i dönüşmeli

Ülkemizde son yıllarda ciddi manada gelişme, değişme ve dönüşüm yaşandığını belirten İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, “Bu kavramlar artık hep gündemimizde. Gelişirken, değişirken ve dönüşürken de birçok sorunu birlikte çözmeye çalışıyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın vizyonu ve misyonu ile sürdürülebilir, çevre dostu ve marka şehirler sloganıyla, gerçekten asrın en büyük projesini üstlenmiş bulunuyoruz. Asrın projesi dediğimiz kentsel dönüşüm kapsamında, ülkemizin yüzde 65-70’inin dönüşmesi gerektiğini hepimiz biliyoruz. Hızlı bir şekilde bunu başarmamız gerekiyor. Bakanlığımız, TÜİK verilerine göre yaklaşık 7 milyon konutun 15 yıl içinde dönüşmesi gerektiğini açıkladı. Dolayısıyla canlarımıza mal olan depreme ve afetlere dayanıklı binalar yaparak bu işin içinden çıkmamız gerekiyor” dedi.

İzmir’de 45 milyon metrekarelik alanda dönüşüm yapılacak

Bugün yalıtım ile enerji verimliliği sağlanan binalarda yüzde 50’ye yakın bir tasarruf sağlandığını belirten Selahattin Varan, şöyle konuştu: “Anadolu’da ciddi bir gelişim, değişim ve dönüşüm yaşandığını ifade eden Varan, “Afetlere dayanıklı binalar yaparken, daha konforlu, sürdürülebilir ve enerji verimliliğini artıracak binalara ihtiyacımız var. Artık geri dönüş yok. İzmir’de yaklaşık 4 bin 500 hektar, yani 45 milyon metrekarelik alanda dönüşüm yapılacak. Yapı stokunun yaklaşık 2 milyon 500 bin olduğu İzmir’de, yaklaşık 1 milyon 500 bininin dönüşümü olacak. Bu süreçte aç gözlülüğe gerek yok. Dönüşüm, sabırla, metanetle, teknik konuların ilkesine uyarak gerçekleşmeli. Bu ülkeye hizmetin çeşitli yolları var. Bunların en önemlisi de, yapılan işin en doğrusunu, en güzelini yapmaktır. Bunu bizim insanımız hak ediyor.”

‘Tüm Yönleriyle Yalıtım Semineri’, güncel bilgilerin paylaşıldığı oturum ve sunumlarla devam etti. ‘Enerji Verimliliği İçin Isı Yalıtımı ve Mevzuatlar’ oturumuİZODER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ertuğrul Şen’in moderatörlüğünde, İstanbul Aydın Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Hasan Heperkan, ÇŞB Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü Enerji Verimliliği ve Tesisat Daire Başkan Vekili Murat Bayram ve TMMOB İzmir Şube Başkanı Güniz Gacaner Ermin tarafından ele alındı.

Isı Yalıtımı Sektöründe Malzeme ve Uygulamada Denetim ve Gözetim’ başlıklı ikinci oturum ise yine Ertuğrul Şen’in moderatörlüğünde, Yapı Denetim Kuruluşları Birliği İzmir Şube Başkanı Osman Akbaşak İZODER Isı Yalıtımı Komisyonu Başkanı Kürşad Sakarya ve İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan’ın katılımıyla yapıldı.

Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Tekin ise seminerde, ‘Su Yalıtımı ve Yapı Güvenliği’ konusuyla ilgili bir sunum yaptı. İZODER Su Yalıtımı Komisyonu Başkan Yardımcısı Jozef Bonfil de, ‘Su Yalıtımı Yönetmeliği Neler Getiriyor’ başlıklı sunumunu paylaştı.

İZODER İletişimden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Emrullah Eruslu, dördüncü oturumda, ‘Ses Yalıtımı Yönetmeliği-Ses Yalıtımının Sağlık ve Konforla İlişkisi’ni, İZODER Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Dikmen ile birlikte değerlendirdi. Tüm gün süren seminer, Yangın Güvenliği Tedbirleri Komisyon Başkanı Hakan Uslu’nun, ‘Yangın Yalıtımı ve Yangın Güvenliği Tedbirleri’ sunumu ile sona erdi.

HİKMET AYDOĞAN

 

 


 http://www.dunyainsaat.com.tr/haber/levent-pelesen-yalitim-turkiyenin-gelecegi-icin-stratejik-oneme-sahip/23268

                                          DÜNYA İNŞAAT

AKTUALİTE 16 Kasım 2017 15:48

Levent Pelesen: Yalıtım, Türkiye’nin geleceği için stratejik öneme sahip

İZODER Başkanı Levent Pelesen, “Amacımız, sektörün tüm bileşenlerini bir araya getirerek, ısı, su, ses ve yangın yalıtımını hep birlikte masaya yatırmak; Türkiye’nin geleceği için stratejik öneme sahip bir konuda tarafların görüşlerini ortaya koymak ve sorunlara çözüm önerileri getirmektir” dedi.

Basf, Betek, BTM, Weber ve İzocam’ın sponsorluğunda, İzmir MMO Tepekule Kongre-Sergi Merkezi Akdeniz Salonu’nda düzenlenen ‘Tüm Yönleriyle Yalıtım Semineri’, Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği (İZODER)  Başkanı Levent Pelesen, İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, öğretim üyeleri, mimar, mühendis, kamu ve sektör temsilcilerinin yanı sıra STK temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. 

“Yalıtım seferberliğinde hamle sırası bizde”

Konuşmasına ısı, su, ses ve yangın yalıtımı branşlarından ısı yalıtımı ile başlayan İZODER Başkanı Levent Pelesen, “Isı yalıtımı, her şeyden önce Türkiye’nin geleceği için stratejik öneme sahip bir konudur. Bugün Türkiye, ısı yalıtımı sektöründe Avrupa’nın en büyüğü konumunda. Bunun bir nedeni de gelişmiş ülkelerin, uzun yıllar önce başlayan seferberlikte epey yol almalarıdır. Şimdi hamle sırası bizde. Bu farkı kapatmalıyız. Avrupa standartlarına uygun, enerji tasarruflu binalara sahip olabilmek için önümüzde kentsel dönüşüm gibi çok önemli bir fırsat var. Eğer elimizdeki bu fırsatı iyi değerlendirerek yeniden inşa edilecek tüm binalara, doğru malzeme ve Mesleki Yeterlilik Belgesi’ne sahip ustalarla doğru uygulama yaptırırsak, ülke ekonomimize her yıl milyarlarca dolarlık katkıda bulunabiliriz” diye konuştu.

 Açıklama: http://www.dunyainsaat.com.tr/uploads/content/1510834125-02-izoder-baskanjpg.jpg?v=1510836941

“Su yalıtımı yoksa, yapı kullanma izni belgesi verilmeyecek”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hazırladığı ve 27 Ekim’de Resmi Gazete’de yayımlanan ‘Binalarda Su Yalıtım Yönetmeliği’ ile binaların kaderinin değişeceğini vurgulayan Pelesen, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu yönetmelik, ülkemizde büyük bir eksikliği giderecek. Yeni yapılan binalarda, yönetmelikte öngörülen esaslara uyulmadığının tespit edilmesi halinde, bu eksiklikler giderilinceye kadar binaya yapı kullanma izin belgesi verilmeyecek. Artık su yalıtımı uygulamalarının doğru ve standartlara uygun yapılması sayesinde, binalarımızın ömrü uzayacak. Asgaride 80–100 yıl gibi süre için tasarlanması ve ömrünü bu sürede tamamlaması gereken yapılarımızın, bu süre içinde güvenli şekilde fonksiyonunu sürdürmesi için öncelikte suyun yaratacağı korozyon etkisine karşı korunmuş olmalı. Bugün ülke genelindeki 15 milyon konutta halen su yalıtımı yok. 6.5 milyon konut ise deprem açısından riskli bina statüsünde. Yönetmeliğin amacına ulaşması; tasarım aşamasında doğru ürün ve sistem seçiminden başlayıp, standarda uygun ürünlerin doğru şekilde uygulanması etkin denetim ile sağlanabilir.”

 

 

 Açıklama: http://www.dunyainsaat.com.tr/uploads/content/1510834118-06-soldan-kursadjpg.jpg?v=1510836995

“Yangında öncelik korunmak ve kurtulmaktır”

Yangın yalıtımına da değinen Levent Pelesen, “Yangında öncelik korunmak ve kurtulmaktır. Yangın yalıtımı, yangınlarda oluşan ısı ve dumanın zararlı etkilerinin sınırlandırılmasına yönelik, can ve mal güvenliğini sağlayıcı yapısal önlemlerdir. Yangın çıktığında en hızlı en güvenli şekilde yangın mahallinin terk edilmesini sağladığı gibi, hayati bir unsur olan dumanın bina içinde yayılmasını geciktirecek önlemler ancak yangın yalıtımı ile mümkündür. Tüm yalıtım tedbirlerini ve uygulamalarını almayı planladığınız yeni inşaatlarda, yangın yalıtımının maliyeti inşaat maliyetinin yüzde 5’ini geçmez” dedi. 

“Ses yalıtımı çok önemli ancak yeni binalarda dahi ihmal ediliyor”

“Bugün yaşamımızın her alanında, farkında olmadan gürültüye maruz kalıyor ve bu durumun olumsuz etkilerini daha fazla hissediyoruz” diyen İZODER Başkanı Levent Pelesen, konuşmasını şöyle tamamladı: “Ses yalıtımı çağdaş yaşam standartlarını sağlamak için ülke olarak benimsememiz gereken bir konudur. Bugün özellikle kentlerde yaşanan gürültü kirliliği hepimizi olumsuz etkiliyor, sağlığımızı tehdit ediyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, teknik kuralların belirlenerek son haline getirildiği ‘Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik’, Resmi Gazete'nin 31 Mayıs 2017 tarihli sayısında yayınlandı. Gürültü, ruhsal ve fiziksel açıdan sağlığımızı 35 kritik etki ile tahrip ederek, toplumsal uyum ve verimliliğimizde derin yaralar açıyor. Ayrıca gürültü çocuklarımızı hem fizyolojik, hem bilişsel, hem de duygusal açıdan olumsuz etkiliyor. Ses yalıtımı, çok yeni yapılan modern binalar dahil ihmal edilen bir konu. Ancak önümüzdeki dönemde çok daha önemli hale gelecektir.”

 Açıklama: http://www.dunyainsaat.com.tr/uploads/content/1510834110-03-izmir-cevre-vjpg.jpg?v=1510837009

“Asrın projesi kentsel dönüşüm ile Türkiye’nin yüzde 65-70’i dönüşmeli”

Ülkemizde son yıllarda ciddi manada gelişme, değişme ve dönüşüm yaşandığını belirten İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan da, “Bu kavramlar artık hep gündemimizde. Gelişirken, değişirken ve dönüşürken de birçok sorunu birlikte çözmeye çalışıyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın vizyonu ve misyonu ile sürdürülebilir, çevre dostu ve marka şehirler sloganıyla, gerçekten asrın en büyük projesini üstlenmiş bulunuyoruz. Asrın projesi dediğimiz kentsel dönüşüm kapsamında, ülkemizin yüzde 65-70’inin dönüşmesi gerektiğini hepimiz biliyoruz. Hızlı bir şekilde bunu başarmamız gerekiyor. Bakanlığımız, TÜİK verilerine göre yaklaşık 7 milyon konutun 15 yıl içinde dönüşmesi gerektiğini açıkladı. Dolayısıyla canlarımıza mal olan depreme ve afetlere dayanıklı binalar yaparak bu işin içinden çıkmamız gerekiyor” dedi. 

“İzmir’de 45 milyon metrekarelik alanda dönüşüm yapılacak”

Bugün yalıtım ile enerji verimliliği sağlanan binalarda yüzde 50’ye yakın bir tasarruf sağlandığını belirten Selahattin Varan, Anadolu’da ciddi bir gelişim, değişim ve dönüşüm yaşandığını ifade etti. Varan, “Afetlere dayanıklı binalar yaparken, daha konforlu, sürdürülebilir ve enerji verimliliğini artıracak binalara ihtiyacımız var. Artık geri dönüş yok. İzmir’de yaklaşık 4 bin 500 hektar, yani 45 milyon metrekarelik alanda dönüşüm yapılacak. Yapı stokunun yaklaşık 2 milyon 500 bin olduğu İzmir’de, yaklaşık 1 milyon 500 bininin dönüşümü olacak. Bu süreçte aç gözlülüğe gerek yok. Dönüşüm, sabırla, metanetle, teknik konuların ilkesine uyarak gerçekleşmeli. Bu ülkeye hizmetin çeşitli yolları var. Bunların en önemlisi de, yapılan işin en doğrusunu, en güzelini yapmaktır. Bunu bizim insanımız hak ediyor” açıklamasında bulundu.

Açıklama: http://www.dunyainsaat.com.tr/uploads/content/1510834118-izoder-baskan-yrjpg.jpg?v=1510837053‘Tüm Yönleriyle Yalıtım Semineri’, güncel bilgilerin paylaşıldığı oturum ve sunumlarla devam etti. ‘Enerji Verimliliği İçin Isı Yalıtımı ve Mevzuatlar’ oturumu, İZODER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ertuğrul Şen’in moderatörlüğünde, İstanbul Aydın Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Hasan Heperkan, ÇŞB Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü Enerji Verimliliği ve Tesisat Daire Başkan Vekili Murat Bayram ve TMMOB İzmir Şube Başkanı Güniz Gacaner Ermin tarafından ele alındı.

‘Isı Yalıtımı Sektöründe Malzeme ve Uygulamada Denetim ve Gözetim’ başlıklı ikinci oturum ise yine Ertuğrul Şen’in moderatörlüğünde, Yapı Denetim Kuruluşları Birliği İzmir Şube Başkanı Osman Akbaşak İZODER Isı Yalıtımı Komisyonu Başkanı Kürşad Sakarya ve İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan’ın katılımıyla yapıldı.

Açıklama: http://www.dunyainsaat.com.tr/uploads/content/1510834121-04-soldan-prof-hjpg.jpg?v=1510837066

Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Tekin ise seminerde, ‘Su Yalıtımı ve Yapı Güvenliği’ konusuyla ilgili bir sunum yaptı. İZODER Su Yalıtımı Komisyonu Başkan Yardımcısı Jozef Bonfil de, ‘Su Yalıtımı Yönetmeliği Neler Getiriyor’ başlıklı sunumunu paylaştı.

İZODER İletişimden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Emrullah Eruslu, dördüncü oturumda, ‘Ses Yalıtımı Yönetmeliği-Ses Yalıtımının Sağlık ve Konforla İlişkisi’ni, İZODER Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Dikmen ile birlikte değerlendirdi. Tüm gün süren seminer, Yangın Güvenliği Tedbirleri Komisyon Başkanı Hakan Uslu’nun, ‘Yangın Yalıtımı ve Yangın Güvenliği Tedbirleri’ sunumu ile sona erdi.

 

 

 


http://www.ilksesgazetesi.com/haber/deprem-degilbinalar-olduruyor-39858.html

İLKSES

Deprem değil binalar öldürüyor

Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı işbirliği ile düzenlenen  ‘Tüm Yönleriyle Yalıtım Seminerleri’nin ilki İzmir Tepekule Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi

 

17 Kasım 2017 Cuma 10:09 

 

Açıklama: Deprem değil binalar öldürüyorNİLGÜN TAZE

Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı işbirliği ile düzenlenen  ‘Tüm Yönleriyle Yalıtım Seminerleri’nin ilki Tepekule Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Seminere Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, İZODER Başkanı Levent Pelesen, İstanbul Aydın Üniv. Mühendislik Fakültesi Dekan Vekili Prof.Dr. Hasan Heperkan, ÇŞB. Mesleki Hizm.Gn.Md. Enerji Verimliliği ve Tesisat Daire Başkan V.  Murat Bayram, TMMOB İzmir Şube Başkanı Güniz Gacaner Ermin, Yapı Denetim Kuruluşları Birliği İzmir Şube Başkanı Osman Akbaşak, ÇŞB Yapı İşleri Genel Müdürlüğü Yapı Denetim Daire Bşk. Tuna Acar, İzoder Isı Yalıtımı Komisyonu Başkanı

Kürşad Sakarya, Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Çiğdem Tekin katıldı.

Bu yıl Anadolu illerinde düzenlemeyi hedefledikleri ‘Tüm Yönleriyle Yalıtım Seminerleri’nin ilkini İzmir’de gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadığını ifade eden Isı, Su, Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği(İZODER) Başkanı Levent Pelesen, “Bu yıl özellikle, ülke genelinde yalıtım bilincini artırmak, kamu ile sektör temsilcilerini buluşturmak, vatandaşlar ve yalıtım sektöründe faaliyet gösteren kesimlere çözüm önerileri sunmak amacıyla Anadolu’da gerçekleştireceğimiz toplantılara İzmir’den başlıyoruz. Anadolu’daki illerimizde ‘Tüm Yönleriyle Yalıtım Seminerleri’ni İzmir’in ardından, Adana, Elazığ ve Kayseri’de düzenleyeceğiz. Ortak amacımız, ülke olarak sağlıklı, güvenli, dayanıklı ve enerji verimli binalara sahip olmamız için yalıtım bilincinin artmasını sağlamaktır” dedi.

AVRUPA’NIN EN BÜYÜĞÜ

Yalıtım bilincini yaygınlaştırmak amacıyla 24 yıldır faaliyet gösteren İZODER olarak dünyanın en önemli gündem konuları haline gelen ‘enerji’, ‘çevre’ ve ‘istihdam’ kavramlarıyla direkt ilişkili bir sektörü temsil ettklerini açıklayan Pelesen, “Ülkemizde önemli bir büyüklüğe ulaşan yalıtım sektörünü tek çatı altında toplayan bir kuruluş olmanın sorumluluğuyla hareket ederken, 2017 yılında da, tüm yalıtım uygulamalarının artmasını ve sektörün büyümesini sağlamak amacıyla önemli adımlar atıyoruz. Bugün Türkiye, ısı yalıtım sektöründe Avrupa’nın en büyüğü konumunda. Bunun bir nedeni de gelişmiş ülkelerin, uzun yıllar önce başlayan seferberlikte epey yol almalarıdır. Şimdi hamle sırası bizde. Bu farkı kapatmalıyız” açıklamasını yaptı.

DEPREME DAYANIKLI BİNALAR

Pelesen, beton kalitesinin yanı sıra bina dayanımı için mutlaka gerekli olan su yalıtımının ihmal edildiğini belirterek Türkiye’de 30 yılını dolduran binalar ömrünü tamamlamış olarak görüldüğünü söyledi. Asgaride 80–100 yıl gibi süre için tasarlanması ve ömrünü bu sürede tamamlaması gereken yapıların bu süre içinde güvenli şekilde fonksiyonunu sürdürmesi için öncelikte suyun yaratacağı korozyon etkisine karşı korunmuş olması gerektiğini vurgulayan Pelesen, “Bugün ülke genelindeki 15 milyon konutta halen su yalıtımı yok. Deprem tehlikesi altında olmayan Avrupa’da bile su yalıtımına yönelik yaptırımlar var ve tüm yalıtım uygulamaları, denetim ve sigorta şirketleri tarafından çok ciddi bir şekilde denetleniyor. Çünkü yapıyı oluşturan ana elemanları ömrü boyunca koruyacak olan su yalıtımı depremde hayati önem taşıyor” şeklinde konuştu.

DEPREM DEĞİL BİNALAR ÖLDÜRÜYOR

Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan ise yaşanılan depremlerde insanı depremlerin değil binaların öldürdüğünü hatırlatarak, “İstanbul’da yaşanan büyük felakette fay hattından ölen yalnızca bir vatandaşımız vardı. Hayatını kaybeden 20 bin insanın içinden deprem nedeni ile sadece bir insanın hayatını kaybetmesi bize binalarımızın depreme dayanıklı hale getirmenin artık zorunlu olduğunu vurguluyor. Kentsel dönüşüm çerçevesinde ülkemizin yüzde 65’inn dönüşmesi gerektiğini hepimiz biliyoruz. Bu artık geciktirilmemesi gereken bir konu. Bakanlığımız yaklaşık 7 milyon konutun 15 yıl içerisinde dönüştürülmesi gerektiğini açıkladı. Bugün Karabağlar’da kentsel dönüşümü başlatarak 10 bin konutu etap etap yenilemeyi hedefliyoruz” dedi.

 

 


 

10.06.2016 tarihli Ulusal ve Yerel Basında Müdürlüğümüz

 http://www.sabah.com.tr/egeli/2016/06/10/izmirli-kotu-kokuya-mahkum-olmamali

İzmirli kötü kokuya mahkum olmamalı

·        ONUR TUNGUT

·       Giriş Tarihi: 10.6.2016

İzmirli kötü kokuya mahkum olmamalı

İzmir’in altyapıdan, çöp tesislerine kadar birçok konuda çevre sorunları bulunduğunu anlatan İl Müdürü Varan, Meles’in kokusuna da artık kesin çözüm bulunması gerektiğini söyledi

 

İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, Dünya Çevre Haftası kapsamında, İzmir'deki çevresel sorunları değerlendirdi. Egeli Sabah'a özel açıklamalarda bulunan Varan, "Kanalizasyon sistemi, körfeze bypass ediliyor. Kanalizasyon, atıksu arıtma tesisine aksama olmadan iletilmeli. Sistem doğru bir şekilde kurulursa, körfezimizdeki ve derelerdeki kirlenmenin önüne geçilebilir" dedi. Kentin merkezinde bulunan Meles Çayı'nın kokmasının İzmirlileri rahatsız ettiğini anlatan Varan, "Halkapınar bölgesindeki Meles Çayı, kötü kokusuyla İzmir'i rahatsız ediyor. Bu manzaralar kente yakışmıyor. Her yıl yetkililer, Meles'e müdahale edip kireçliyor ve bir takım çalışmalar yapıyor. Ancak bunlar ne yazık ki kalıcı çözüm olmuyor. Meles, her yıl sıcaklar başlayınca tekrar kokuyor. Meles'e kalıcı çözümler bulunsun ve artık kokmasın. Bölgeden geçen araçlar kötü koku yüzünden camlarını kapatmak zorunda kalmasın" diye konuştu.

KENT ESTETİĞİNE DİKKAT
Varan, İzmir'de kangrene dönüşen katı atık bertaraf tesisi sorununa ilişkin olarak, "İzmir'de katı atıklar artık sorun olmaktan çıkmalı. Atık Yönetim Planı ile kaynağında geri dönüştürülebilir, atıkların ayrı ayrı toplandığı ve çöpten enerji üretilebilen bir kent olmalı İzmir. Ayrıca yeterli sayıda moloz döküm alanı yok. Vatandaşlarımızın rahat ulaşabileceği, yeterli sayıda hafriyat toprağı, moloz depolama alanı, geri kazanım tesisleri oluşturulmalı" dedi. Modern kent mobilyaları ile reklam tabelalarının standartlaştırılarak kent estetiğine özen gösterilmesinin önemini vurgulayan İl Müdürü Varan, "İzmir, yeşille bütünleşmeli, su, atık su, telefon, doğalgaz hatları ve benzeri hizmetlerin planlı bir altyapısı olmalı" diye konuştu. Dünya Çevre Haftası kapsamında, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nce ilk defa İzmir'de düzenlenen Çevre Sektör Buluşma Günleri'nin çok önemli olduğunu vurgulayan Varan, "Tepekule'de gerçekleştirdiğimiz fuar çok önemliydi. Çevreyi etkileyen sektörleri bir araya getirdik. Bundaki amacımız ise, çevre bilincini oluşturarak farkındalık sağlamaktı. Çevreyi korumaya yönelik yapılan projeleri, sektöre tanıttık. Fuarımız, ticari bir faaliyet değildi. Çevre duyarlılığı oluşturmak için yapıldı. Çevre herkesiun hayatında önemli yer teşkil ediyor. Çevreyi koruma konusunda üretilen projelere sektör temsilcilerinin ilgisi yoğun oldu" diye bilgi verdi.


 http://www.sabah.com.tr/egeli/2016/06/08/varan-cevre-bir-egitim-meselesidir

Varan: Çevre bir eğitim meselesidir

·       Giriş Tarihi: 8.6.2016

 

Varan: Çevre bir eğitim meselesidir

Çevre ve Şehircilik İzmir İl Müdürlüğü'nce 'Çevre Sektör Buluşma Günleri' düzenlendi. Çevre sektörüne hizmet edenler ile hizmet alanların bir araya getirilmesinin amaçlandığı etkinlik Tepekule Kangre ve İş Merkezi'nde gerçekleştirildi. Vakıflar, laboratuarlar, üniversiteler, sivil toplum örgütleri, çevre korumayı üretiminde binalarında yerleştirmiş olan firmaların katıldığı fuarda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın "süper kent projesi" de tanıtıldı. Çevre başlığı altında geri dönüşüm, yeniden kullanım konuları ile yeşil bina yeşil üretim konularının konuşulduğu, irdelendiği panellerinde gerçekleştirildiği etkinlik Cem Seymen ile "doğa" konulu söyleşi ile sona erdi. Etkinliğe katılanlara teşekkür eden Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, "Müdürlük olarak çevre sektöründeki tüm tarafların bir araya geldiği, sektördeki gelişmelerin tanıtıldığı, hizmet alanların sorunlarına yanıt bulabildiği ortamı yaratmayı istedik. Bu amaçla 'Çevre Sektör Buluşma Günleri'ni düzenledik" diye konuştu. Varan, "Çevre bir eğitim meselesidir. Bütün kişi ve kuruluşların içinde yer alması gereken bir seferberliktir" ifadelerinde bulundu..


 http://www.gercekgundem.com/yurttan-haberler/211984/izmirde-cevre-zirvesi

İzmir'de çevre zirvesi

İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün, 5 Haziran Dünya Çevre Günü etkinlikleri kapsamında düzenlediği "Çevre Sektörü Buluşma Günleri" MMO Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi'nde başladı.

Ege Bölgesi Sanayi Odası'nın Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdoğan Çiçekçi tarafından temsil edildiği törenin ardından Atıkların Geri Kazanılması Sanayi Meslek Komitesi Başkanı Anıl Türksoy da, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan'ın yönettiği Geri dönüşüm -Geri kazanım - Yeniden Kullanım ve Sektörün Beklentileri konulu panelde, sektör temsilcilerini bir çatı altında toplayacak Türkiye'nin ilk çevreci organize sanayi bölgesinin kuruluşuna ilişkin çalışmaları aktardı.

İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, doğayı tahrip etmeden yaşamanın önemine dikkat çekerken, Türk kültüründe yeşili ve çevreyi korumaya yönelik söylemleri de örnek gösterdi. İzmir'de 5 bin 81 sanayi tesisi bulunduğunu belirten Varan, 2 bin 207 ÇED başvurusundan 193'ünün olumsuzlukla sonuçlandığını belirtirken, 3 bin 58 tane de çevre izin lisansının değerlendirildiğini bildirdi. Selahattin Varan, "2012 yılında 526, 2015 yılında ise 4 bin 170 denetim yaptık. 2012'de denetimlerin yüzde 28'inde idari yaptırım uygulanırken, bu oran 2015'te yüzde 5.8'e indi. Denetim sayısı arttıkça idari yaptırım azaldı" dedi.

Hava ve su kalitesini korumaya yönelik çalışmaları da anlatan Varan, 2015 yılında 4 bin 800, 2016'nın ilk 5 ayında da 2 bin 500 egzoz kontrolü yapıldığını, Bakırçay, Gediz ve Küçük Menderes Havzalarında deşarj noktalarına tanımlayıcı plaka takıldığını, 35 terminalden de hava kalitesinin anlık olarak izlenebildiğini bildirdi.

Selahattin Varan, atıksu arıtmalarında kullanılan elektrik beledinin yüzde 50'sinin desteklenmesi uygulaması kapsamında İzmir'de 5 milyon 900 bin liralık ödeme yapıldığını belirtirken, bunun da 4 milyon 960 bin liralık bölümünü İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin aldığını açıkladı.

ÖRNEK ÇALIŞMALAR

İzmir Vali Yardımcısı Hüseyin Demirciler, dünyaya yardım kampanyalarını hatırlatırken, dünyaya yardımın ancak onu korumakla olabileceğini vurguladı. Enerji potansiyelinin de çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirten Demirciler, kömür ve petrol kaynaklarının yerine rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerjilerden yararlanılmasını savundu. Demirciler, “Türkiye şu anda kullandığı enerjinin 11 bin katını güneşten elde edebilir. Nükleer enerjiye de akılcı yaklaşılmalı" dedi.

Çevre eski Bakanı Işılay Saygın, dünyanın tehlikeyi iklim değişikliğiyle gösterdiğini ifade ederek, küresel işbirliği geliştirilmesini savundu. Saygın, şehirlerde her geçen gün büyüyen atık dağlarına çözüm bulunmasını, geri dönüştürülebilir atıkların ayrıştırılmasını isterken, arıtma tesislerinin de masraf olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Erhan Bey ise, belediye olarak gerçekleştirdikleri atık çamurunu kurutma, tarım ve sanayide kullanma, ambalaj atıklarını değerlendirme, düzenli çöp depolama çalışmalarından örnekler verdi. Erhan Bey, “Körfezdeki su kalitesi Avrupa Birliği standartlarında. Karbon ayak izimizi çıkardık, 2020 yılına kadar karbondioksit salınımımızı yüzde 20 azaltmayı taahhüt ettik" diye konuştu.

TÜRKİYE'NİN İLK ÇEVRECİ OSB'Sİ

EBSO Atıkların Geri Kazanılması Sanayi Meslek Komitesi Başkanı Anıl Türksoy, bölgenin ihtiyacı olan atık ihtisas organize sanayi bölgesini kurma hedefiyle göreve geldiklerini hatırlattı. Geride kalan 3 yıllık süreçte bu amaçla tüm yetkililerin kapısını çaldıklarını, başta çevre olmak üzere halka ve bölgeye sağlayacağı katkıları anlattıklarını belirten Türksoy, "EBSO olarak geçtiğimiz ay Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na da başvurumuzu yaptık. Olumlu karşılanacağını ümit ediyoruz. Bölgemizin ihtiyaçlarına cevap verecek büyük projeye start vereceğiz" dedi.

İzmir'de bulunan atık toplama ve geri kazanım tesislerine her geçen gün yenilerinin eklendiğini bildiren Türksoy, "Atık İhtisas OSB çatısı altında toplayacağımız tesislerin denetlenmesinin ve çevreye daha yararlı hale gelmesinin sağlanacağını düşünüyoruz. Bu denli büyüyen ve gelişen bir sanayinin desteklenmesini, teşviklerden yararlanmasını, geri kazanım sektörünün bir düzen içinde hak ettiği yere ulaşmasını arzu ediyoruz" diye konuştu.

Anıl Türksoy, Türkiye'de sanayinin gelişmesi ve nüfus artışıyla birlikte daha fazla atık üretildiğini belirtirken, öyle konuştu:

"Atıkların kaynağında ayrı ayrı toplanmasında lisanslı firmalar tarafından uygun şekilde geri kazanılması hem ekonomiye katkı, hem de çevremizin daha temiz olmasını sağlıyor. Geri dönüşüm ve geri kazanım tesislerine önümüzdeki süreçte daha fazla ihtiyacımız olacak. Bu nedenle Atık İhtisas OSB projemizin en kısa sürede kabul edilmesini ve Türkiye'de örnek alınmasını, hatta her ilde kurulmasını arzu ediyoruz."

 

 


 02.06.2016 tarihli Ulusal ve Yerel Basında Müdürlüğümüz

http://www.egemeclisi.com/haber/44536/cevre-sektoru-bulustu.html

            Çevre Sektörü buluştu

02-06-2016 16:02:15

İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün, 5 Haziran Dünya Çevre Günü etkinlikleri kapsamında düzenlediği "Çevre Sektörü Buluşma Günleri" MMO Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi'nde başladı.

EGE MECLİSİ - Ege Bölgesi Sanayi Odası'nın Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdoğan Çiçekçi tarafından temsil edildiği törenin ardından Atıkların Geri Kazanılması Sanayi Meslek Komitesi Başkanı Anıl Türksoy da, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan'ın yönettiği Geri dönüşüm -Geri kazanım - Yeniden Kullanım ve Sektörün Beklentileri konulu panelde, sektör temsilcilerini bir çatı altında toplayacak Türkiye'nin ilk çevreci organize sanayi bölgesinin kuruluşuna ilişkin çalışmaları aktardı.

İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, doğayı tahrip etmeden yaşamanın önemine dikkat çekerken, Türk kültüründe yeşili ve çevreyi korumaya yönelik söylemleri de örnek gösterdi. İzmir'de 5 bin 81 sanayi tesisi bulunduğunu belirten Varan, 2 bin 207 ÇED başvurusundan 193'ünün olumsuzlukla sonuçlandığını belirtirken, 3 bin 58 tane de çevre izin lisansının değerlendirildiğini bildirdi. Selahattin Varan, "2012 yılında 526, 2015 yılında ise 4 bin 170 denetim yaptık. 2012'de denetimlerin yüzde 28'inde idari yaptırım uygulanırken, bu oran 2015'te yüzde 5.8'e indi. Denetim sayısı arttıkça idari yaptırım azaldı" dedi.

Hava ve su kalitesini korumaya yönelik çalışmaları da anlatan Varan, 2015 yılında 4 bin 800, 2016'nın ilk 5 ayında da 2 bin 500 egzoz kontrolü yapıldığını, Bakırçay, Gediz ve Küçük Menderes Havzalarında deşarj noktalarına tanımlayıcı plaka takıldığını, 35 terminalden de hava kalitesinin anlık olarak izlenebildiğini bildirdi.

Selahattin Varan, atıksu arıtmalarında kullanılan elektrik beledinin yüzde 50'sinin desteklenmesi uygulaması kapsamında İzmir'de 5 milyon 900 bin liralık ödeme yapıldığını belirtirken, bunun da 4 milyon 960 bin liralık bölümünü İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin aldığını açıkladı.

ÖRNEK ÇALIŞMALAR

İzmir Vali Yardımcısı Hüseyin Demirciler, dünyaya yardım kampanyalarını hatırlatırken, dünyaya yardımın ancak onu korumakla olabileceğini vurguladı. Enerji potansiyelinin de çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirten Demirciler, kömür ve petrol kaynaklarının yerine rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerjilerden yararlanılmasını savundu. Demirciler, “Türkiye şu anda kullandığı enerjinin 11 bin katını güneşten elde edebilir. Nükleer enerjiye de akılcı yaklaşılmalı" dedi.

Çevre eski Bakanı Işılay Saygın, dünyanın tehlikeyi iklim değişikliğiyle gösterdiğini ifade ederek, küresel işbirliği geliştirilmesini savundu. Saygın, şehirlerde her geçen gün büyüyen atık dağlarına çözüm bulunmasını, geri dönüştürülebilir atıkların ayrıştırılmasını isterken, arıtma tesislerinin de masraf olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Erhan Bey ise, belediye olarak gerçekleştirdikleri atık çamurunu kurutma, tarım ve sanayide kullanma, ambalaj atıklarını değerlendirme, düzenli çöp depolama çalışmalarından örnekler verdi. Erhan Bey, “Körfezdeki su kalitesi Avrupa Birliği standartlarında. Karbon ayak izimizi çıkardık, 2020 yılına kadar karbondioksit salınımımızı yüzde 20 azaltmayı taahhüt ettik" diye konuştu.

TÜRKİYE'NİN İLK ÇEVRECİ OSB'Sİ

EBSO Atıkların Geri Kazanılması Sanayi Meslek Komitesi Başkanı Anıl Türksoy, bölgenin ihtiyacı olan atık ihtisas organize sanayi bölgesini kurma hedefiyle göreve geldiklerini hatırlattı. Geride kalan 3 yıllık süreçte bu amaçla tüm yetkililerin kapısını çaldıklarını, başta çevre olmak üzere halka ve bölgeye sağlayacağı katkıları anlattıklarını belirten Türksoy, "EBSO olarak geçtiğimiz ay Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na da başvurumuzu yaptık. Olumlu karşılanacağını ümit ediyoruz. Bölgemizin ihtiyaçlarına cevap verecek büyük projeye start vereceğiz" dedi.

İzmir'de bulunan atık toplama ve geri kazanım tesislerine her geçen gün yenilerinin eklendiğini bildiren Türksoy, "Atık İhtisas OSB çatısı altında toplayacağımız tesislerin denetlenmesinin ve çevreye daha yararlı hale gelmesinin sağlanacağını düşünüyoruz. Bu denli büyüyen ve gelişen bir sanayinin desteklenmesini, teşviklerden yararlanmasını, geri kazanım sektörünün bir düzen içinde hak ettiği yere ulaşmasını arzu ediyoruz" diye konuştu.

Anıl Türksoy, Türkiye'de sanayinin gelişmesi ve nüfus artışıyla birlikte daha fazla atık üretildiğini belirtirken, şöyle konuştu:

 

"Atıkların kaynağında ayrı ayrı toplanmasında lisanslı firmalar tarafından uygun şekilde geri kazanılması hem ekonomiye katkı, hem de çevremizin daha temiz olmasını sağlıyor. Geri dönüşüm ve geri kazanım tesislerine önümüzdeki süreçte daha fazla ihtiyacımız olacak. Bu nedenle Atık İhtisas OSB projemizin en kısa sürede kabul edilmesini ve Türkiye'de örnek alınmasını, hatta her ilde kurulmasını arzu ediyoruz."

 


02.06.2016 tarihli Ulusal ve Yerel Basında Müdürlüğümüz

http://www.egehaber.com/izmir/izmirin-kentsel-donusumu-masaya-yatirildi-h101091.html

İzmir’in Kentsel Dönüşümü Masaya Yatırıldı

İzmir’i Sevenler Platformu (İZSEV), İzmir Konfederasyonu (İZKONFED) ve Müteahhitler Federasyonu’nun (MÜFED) birlikte düzenlediği, “Kent Zirveleri Her Yönüyle Kentsel Dönüşüm” konulu toplantının ilki İzmir Ticaret Borsası’nda gerçekleştirildi.Moderatörlüğünü...

02 Haziran 2016 Perşembe 10:52

İzmir’i Sevenler Platformu (İZSEV), İzmir Konfederasyonu (İZKONFED) ve Müteahhitler Federasyonu’nun (MÜFED) birlikte düzenlediği, “Kent Zirveleri Her Yönüyle Kentsel Dönüşüm” konulu toplantının ilki İzmir Ticaret Borsası’nda gerçekleştirildi.
Moderatörlüğünü Uluslararası Balkan ve Türk İş Dünyası Derneği Başkanı Akın Kazançoğlu’nun yaptığı toplantıya Çevre Şehircilik İzmir İl Müdürü Selahattin Varan, Müteaahitler Federasyonu Başkanı İnşaat Mühendisi Necip Nasır, Mimarlar Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Halil İbrahim Alpaslan, İnşaat Mühendisleri Odası adına Sedef Ark ve Şehir Plancısı Merve Kaya konuşmacı olarak katıldı.
Dünya ve Türkiye’den örneklerle kentsel dönüşümün masaya yatırıldığı toplantıda MÜFED Başkanı Necip Nasır, yaşanan göçlerle birlikte kentlerde artan ve büyüyen sosyal yaralara değindi.
Kentsel dönüşümün başarıya ulaşması için tüm aktörlerin uyumlu ve birlikte çalışması gerektiğini vurgulayan Nasır, “İzmir’in kentsel dönüşümdeki en büyük eksiği, geleceğe yönelik hala bir master planına sahip olmamasıdır. Üst ölçekli planlar ile alt ölçekli planlar birbiri ile uyumlu değil” dedi.
PLANLAMA ŞART
Kentsel dönüşümün ada bazında bölgesi ile bütüncül olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Nasır, yürürlükte iki yasa bulunduğunu ve bunun da çift başlılığa yol açtığını söyledi.
“Türkiye’de konunun en fazla konuşulduğu il İzmir olmasına rağmen, konunun aktörleri gerekli çalışmaları tamamlayıp faaliyete geçememişlerdir” diyen Necip Nasır şunları söyledi:
“Çözüm olarak 6306 sayılı yasa ile 5393 sayılı yasanın 73’üncü maddelerini birleştirerek çift başlılığı ortadan kaldırıp, 6306 sayılı yasanın eksikliklerini giderecek yeni bir yasa yapılması gerekiyor. İzmir’in geleceğini belirleyecek, bölgesi ile bütüncül planların yapılması önem taşıyor. Planlama yetkisi yeni bir kanun ile yerel yönetimlere verilmeli, ancak onlara da 2 - 3 yıl gibi bir süre tanınmalı. Planlamaların süresi içinde tamamlanmaması durumunda yetkiler bakanlığa devredilmelidir.”
DÖNÜŞÜM DEĞİL, YIK-YAP
Doğru planlama yapılamadığı için İzmir’de arsa üretilemediğinin de altını çizen Nasır, bunun da müteahhitleri kentsel dönüşüm adı altında yık-yap sistemine yönlendirdiğini, ancak bunun kentsel dönüşüm değil, bina yenileme olduğunu dile getirdi.
Yık - yap mantığıyla, kentin beton yığınlarına dönüştüğü uyarısında bulunan Necip Nasır, “Bugüne kadar İzmir’de yık - yap kapsamında 22 bin 958 bina inşa edilmiş durumda. Kentsel dönüşüm adı altında kenti beton yığınına çevirdik. İzmir olarak bir an evvel, önümüzdeki 20 - 30 - 50 yılı planlamamız gerekiyor” diye konuştu.
“BİZİM İÇİN BÜYÜK FIRSAT”
Necip Nasır, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Eski Bakanı İzmir Milletvekili Binali Yıldırım’ın Başbakan olmasının İzmir için çok önemli bir şans olduğunu da ifade etti.
İzmir’deki tüm aktörlerin biraraya gelerek sorunları belirlemesinin ardından konunun Başbakan Binali Yıldırım’a sunulduğunda sorunun çözüleceğine inandığını aktaran Nasır şunları söyledi: “Sayın Başbakanımız’ın İzmir’e olan yaklaşımlarını hepimiz çok iyi biliyoruz, Yeter ki; ortak akıl oluşturarak sorunlarımızı hep beraber belirleyelim ve Başbakanımız’a aktaralım. İzmir milletvekili olan Başbakanımız İzmir için büyük şans ve fırsattır”
Çevre Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan da, 2000 yılına kadar deprem yönetmeliği dahi olmayan Türkiye’de nereden nereye gelindiğinin unutulmaması gerektiğini belirterek, “Deprem kuşağındaki ülkemizde öncelik vatandaşımızın can ve mal güvenliğinin sağlanmasıdır. Mühendisimize, mimarımıza ve müteahhitlerimize olan güvenimiz tam. Yerel yönetimler de dahil olmak üzere, hep birlikte sivil toplum kuruluşlarımızla oturup sorunları belirleyerek üzerimize düşeni yapmaya hazırız” ifadesini kullandı.
Toplantıda konuşan Mimarlar Odası Başkanı İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Halil İbrahim Alpaslan ise Almanya’nın Hamburg şehrinde yapılan dönüşüm çalışmaları ile ilgili sunum yaparak, gerçekleştirilen dönüşümün planlamalarının ilgili kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarının bulunduğu bir jürü tarafından yarışma düzenlenerek her yönüyle değerlendirilip uygulamaya geçildiğini kaydetti.
İnşaat Mühendisleri Odası’ndan Sedef Ark da, 6306 sayılı yasanın kentsel dönüşüm yasası olmadığını, afet riski taşıyan yapı ve alanların dönüşümüyle ilgili bir yasa olduğuna dikkat çekti.

 


 01.06.2016 tarihli Ulusal ve Yerel Basında Müdürlüğümüz

http://www.hurriyet.com.tr/yerel-haberler/izmir-haberleri/izmir-in-planlanmasi-icin-kanun-onerisi_289474/

İzmir'in planlanması için "kanun" önerisi  DHA

01.06.2016 18:00:19

·     

·         İzmir'in planlanması için "kanun" önerisi

 MÜTEAHHİTLER Federasyonu Başkanı Necip Nasır, İzmir'in kentsel dönüşümde en büyük eksikliklerden birinin plansızlık olduğunu, kentin planlanması için kanun çıkartılması gerektiğini söyledi. Finansman desteğiyle 30 ilçe belediyesinin 20-30 milyon TL'ye özel sektöre planları yaptırabileceğini belirten Nasır "3 yılda yapamazlarsa yetkiyi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı almalı" dedi.

İzmir'i Sevenler Platformu (İZSEV), İzmir Kent Federasyonu (İZKEF), Müteahhitler Federasyonu'nun (MÜFED) ortaklaşa düzenlediği Kent Zirveleri etkinliğinin "Her Yönüyle Kentsel Dönüşüm" konulu ilk toplantısı İzmir Ticaret Borsası Meclis Salonu'nda yapıldı. İTO eski Başkanvekili Akın Kazançoğlu'nun moderatörlüğünü yaptığı toplantıda Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Sadettin Varan, MÜFED Başkanı Necip Nasır, Mimarlar Odası İzmir Şubesi Başkanı Halil İbrahim Alpaslan, İnşaat Mühendisleri Odası temsiclisi Sedef Ark, İZKA şirketinden şehir plancısı Merve Kaya konuşmacı olarak katıldı.

Müteahhitler Federasyonu Başkanı Necip Nasır 306 Sayılı Afet Riskli Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunu'nun eksiklikleri olsa da reformcu bir kanun olduğunu düşündüklerini söyledi. Bu yasa ile kimliksizleşen kentlerin restorasyonunun sağlanması ve kimlik kazanması fırsatının değerlendirilmesi gerektiğini belirten Nasır, İzmir'de iktidar, muhalefet, tüm kesimlerini bu yasayla ilgili itidalli haraket ettiğini, çok sayıda toplantı yapıldığını belirtti. Ancak süreç içinde konunun aktörlerinin gerekli çalışmaları tamamlayıp harakete geçemediğini belirten Nasır, "En önemli aktör yerel yönetimlerdir. Çünkü ilçenin mahallelerin talep ve sorunlarını en iyi bilen ilçe belediye başkanları bilir. Ancak çeşitli nedenlerle tam herekete geçemediler" dedi. 

İzmir'in en büyük eskliğinin imar planları olduğunu belirten Nasır, "İzmir'in doğru dürüst, bölgesiyle bütüncül, 20-30 yılını belirleyecek master planları yok. Mahkemelik olan 100 bin ölçekli planlarla uyumlu 25 binlik planlar yapılmamış. Kent merkezinde bile 5 binlik planlarda eksiklikler var. Bu hazırlıkların yapılmadığı, önemli aktörlerin harekete geçemediği ortamda müteahhitler, yasanın avantajlarını da kullanaraka yık-yap yöntemiyle çalışıyor. Bugüne kadar 22 bin 598 bağımsız bölüm yıkılıp yeniden yapılmıştır. Bu durumu depreme dayanıklık sağlayacak belki ama İzmir'i beton yığını haline, vizyonu, misyonu olmayan kent durumuna getirecek. Biz bunu istemiyoruz. Ama maalesef arsa üretilmediği için müteahhitler mevcut düzenelerini korumak için faaliyet gösteriyorlar" diye konuştu.

Necip Nasır, İzmir'in planlaması için de bir kanun çıkartılması istediklerini açıkladı. Yetkilerin yerel yönetimleri verilmesi gerektiğine dikkat çeken Nasır, "Mevcut halleriyle planlamayı yapacak kabiliyete sahip değiller. İlçe belediyelerinin çoğunda bir şehir plancısı var. Hesaplarımıza göre çıkacak kanunda ilçe başına 500 bin TL ile 1 milyon TL arası maliyetle özel sektöre planlar yaptırılabilecek. 30 ilçenin planlaması toplamda 20-30 milyon TL'ye malolacak. Yetki yerel yönetimde olacak, merkezi idare finansman desteği verecek. Ancak, yerel yönetimlere planlamayı tamamlamaları için de en fazla 3 yıl süre verilmeli. Bütüncül planları, Büyükşehir koordinatörlüğünde, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, sivil toplum kuruluşları ile birlikte hazırlamalılar. Eğer 3 yıl içinde planlar yapılmazsa yetki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na geçmeli. Bu olmazsa İzmir'de mevcut planlarla kentsel dönüşümün sağlıklı olacağına inanmıyoruz. Büyük yatırımlar kente gelmiyor. Dava açılılyor. Mahkemeye verilmenin haklı yönleri var. İzmir'de hangi plana dava açarsanız açın alt ölçekli planlar üst ölçekli planlarla uyumlu olmadığı için davayı kazanırsınız. Şu anda ruhsatlı kent merkezindeki binalar dahil kanun önünde kaçak durumdadır" dedi. 

Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan da kentlerin en büyük eksikliğinin plansızlık olduğunu, İzmir'de iyi bir planlama yapılmış olsa yık-yap yöntemiyle gerçekleşen binaların tek tek değişiminin gerçekleşmeyeceğini söyledi. Varan, "Eski binasını yıkan yeni planlamaya uyacaktı. Alansal dönüşüm önemli" dedi. Mimarlar Odası İzmir Şubesi Bakanı Halil İbrahim Alpaslan ise Türkiye'de kentsel dönüşüm denince anlaşılan tek yapıyı yık-yap örneklerinin yanlış olduğunu söyledi. Alpaslan "Dört katlı yapıyı yıkıp, sekiz katlı bina inşaa etmek kentin sağlıklı gelişimine katkı sağlamaz, aksine engeller engeller" dedi

 


 

27.05.2016 tarihli Ulusal ve Yerel Basında Müdürlüğümüz

http://haber.star.com.tr/magazin/folkartta-cevre-ve-cocuk/haber-1114225

Folkart’ta ‘Çevre ve Çocuk’

·  27.05.2016  23:08 | Güncelleme: 27.05.2016  23:11

Haberler

Magazin Haberleri

Folkart’ta ‘Çevre ve Çocuk’ haberi

İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen ‘Çevre ve Çocuk’ konulu fotoğraf yarışması ödül töreni, Folkart Gallery’de yapıldı.



Muharrem Başkan

Törene İzmir Valisi Mustafa Toprak, İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, Folkart Yapı Genel Müdürü Metin Sancak ve çok sayıda davetli katıldı. Yarışmada dereceye girenler, ödüllerini Vali Toprak’ın elinden aldı. Folkart’a verdiği destekten ötürü teşekkür eden Vali Mustafa Toprak, yarışmaya katılanları da tebrik etti. 


24.25.2016 tarihli Ulusal ve Yerel Basında Müdürlüğümüz

 

 

http://www.sabah.com.tr/egeli/2016/05/25/cevre-odulleri-folkarta-verildi

 

Çevre ödülleri Folkar’ta verildi

·         Giriş Tarihi: 25.5.2016

 

İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen "Çevre ve Çocuk" konulu fotoğraf yarışmasında dereceye girenlere ödülleri düzenlenen törenle verildi. Folkart Gallery'de gerçekleştirilen ödül törenine İzmir Valisi Mustafa Toprak, İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, Folkart Yapı Genel Müdürü Metin Sancak ve çok sayıda davetli katıldı. 126 fotoğrafçının 590 eseriyle katıldığı yarışmada dereceye girenler, ödüllerini Vali Toprak'ın elinden aldı. Doğayı korumanın, çevreyi geleceğe taşımanın önemine vurgu yapan Toprak, "Çevre konusunda kentimizdeki bilinçlenme her geçen gün artmaktadır. Bu tür çalışmaların da devam etmesini bekliyoruz ve desteklemeye de devam edeceğiz" dedi.

 

 

http://www.milliyet.com.tr/cevre-ve-cocuk-fotograf-yarismasinda-izmir-yerelhaber-1388305/

24 Mayıs 2016 - 13:48

·         Milliyet.com.tr »

·         İzmir Haberleri »

·         ’ÇEVRE VE ÇOCUK’ FOTOĞRAF YARIŞMASINDA DERECEYE GİRENLERE ÖDÜL


İzmir
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen “Çevre ve Çocuk” konulu fotoğraf yarışmasında dereceye girenlere ödülleri düzenlenen törenle verildi.IHA

İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen “Çevre ve Çocuk” konulu fotoğraf yarışması ödül töreni Folkart Gallery’de gerçekleştirildi. Törene İzmir Valisi Mustafa Toprak, İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, Folkart Yapı Genel Müdürü Metin Sancak ve çok sayıda davetli katıldı. Yarışmada dereceye girenler, ödüllerini Vali Toprak’ın elinden aldı.
Yarışmaya 126 fotoğrafçı, 590 eseriyle katıldı. İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü çalışanlarından oluşan jüri, Murat Bakmaz’ın eserini birinci seçerken, Emrah Abi ikinci, Sertaç Nurtan üçüncü oldu. Mustafa Demirbaş, Yüksel Çetin, Ekrem Önal mansiyon ödülüne layık görüldü. Ali Yenihayat, Ayşe Kuru Karakaş ve İsmail Eralp ise özel ödül aldılar. Ayrıca 24 eserde sergilenmeye hak kazandı.
Törende konuşan İzmir Vali Mustafa Toprak, doğayı korumanın, çevreyi geleceğe taşımanın önemine vurgu yaptı. Toprak, “Vatanı geleceğe tebliğ etmek bizim tekelimizdeyse çevremizi güzel kılmamız gerekiyor. Müdürlüğümüzün çalışmalarının yanı sıra üniversitelerimiz, okullarımız, sivil toplum kuruluşlarımız olsun hepsinin çalışmaları bizim için önemlidir. Çevre konusunda kentimizdeki bilinçlenme her geçen gün artmaktadır. Bu tür çalışmaların da devam etmesini bekliyoruz ve desteklemeye de devam edeceğiz” dedi. Folkart’a verdiği destekten ötürü teşekkür eden Vali Toprak, yarışmaya katılan herkesi tebrik etti.
İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan ise, “Her yıl 5 Haziran Dünya Çevre Günü ve içinde bulunduğu haftada hızla artan çevre kirliliğine ve diğer yandan yaşanabilir kentlerin oluşumunda çevrenin korunmasına dikkati çekmek amacıyla müdürlüğümüzce çeşitle etkinlikler düzenlenmektedir. Bu kapsamda ilk ulusal fotoğraf yarışmamız geçtiğimiz yıl düzenlenmişti. 51 fotoğrafçı 243 eseriyle yarışmamıza katılmıştı. Bu yıl ikincisini düzenlediğimiz yarışmaya ise 126 fotoğrafçı 590 eseriyle katıldı. İlginin artması hepimizi memnun etti” diye konuştu.
Konuşmaların ardından dereceye girenlere ödülleri İzmir Valisi Mustafa Toprak tarafından verildi. Mansiyon alan eserlere ise ödüllerini Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan takdim etti. Folkart Yapı Genel Müdürü Metin Sancak da, özel ödüle hak kazanan Ali Yenihayat’a ödülünü verdi. Vali Toprak ise, verdikleri destekten ötürü Metin Sancak’a teşekkür plaketi verdi.
Ödül töreninin ardından Vali Toprak ve beraberindekiler sergiyi gezerek, fotoğraflar hakkında bilgi aldı.

 

 

 


 02.05.2016 tarihli Ulusal ve Yerel Basında Müdürlüğümüz

http://www.medyaege.com.tr/torbali-ticaret-odasindan-bilgilendirme-toplantisi-4644.html

Torbalı Ticaret Odası’ndan Bilgilendirme Toplantısı

 

Torbalı Ticaret Odası tarafından müteahhit ve inşaat işçilerine bilgilendirme toplantısı yapıldı. 

Torbalı Ticaret Odası’nın düzenlediği müteahhit ve inşaat işçilerine yönelik bilgilendirme toplantısına, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan da katıldı. Toplantının ana gündemini monolitik beton dökümü oluşturdu.

İzmir 20 yıl geç kaldı
DAHA önce ilçedeki müteahhitlere öncülük ederek kartelleşen beton firmalarına boykot uygulatan ve bu eylemiyle yapılan zammın miktarını düşürmeyi başaran Torbalı Ticaret Odası (TTO) önceki gün yine müteahhitler ve inşaat işçilerine yönelik bir bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi. Monolitik (Tulum) Beton Dökümü isimli bilgilendirme toplantısına konuşmacı olarak Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, Yapı Denetim Şube Müdürü Ali Akat, İzmir Emlak Kulübü Başkanı Rıdvan Akgün, İş Güvenliği Uzmanı Mehmet Mustafa Güler ve Torbalı Ticaret Odası Meclis Başkanı Erkan Aksoy katıldı. Torbalı Ticaret Odası (TTO) Başkanı Abdulvahap Olgun’un moderatörlüğünde gerçekleşen toplantı, Ticaret Odası’nın tanıtım videosu izlenerek başladı. Çok sayıda müteahhit ve inşaat işçisinin katıldığı toplantı oldukça verimli geçti.

MÜTEAHHİTLERE DESTEK
Torbalı’da inşaatın önemli bir sektör olduğunu belirten TTO Başkanı Abdulvahap Olgun, “İnşaat sektörü Torbalı’nın lokomotifi oldu. İzmir’in en güzel ve en uygun yapıları Torbalı’da. Her yıl ortalama 5 bin yeni konut yapılıyor. Günde ortalama 18 konut satılan Torbalı bu alanda İzmir’in 25 ilçesini de sollamış durumda. 400 civarında müteahhit Torbalı’da bulunuyor. Müteahhitler ilçenin tanıtım elçileri oldu. Oda olarak da müteahhitlere elimizden geldiği kadar yardımcı olmaya ve onlara destek olmaya devam ediyoruz” şeklinde belirtti.

“TORBALI TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLDU”
Toplantıda konuşan İzmir Emlak Kulübü Başkanı Rıdvan Akgün, Torbalı için önemli ifadeler kullandı. Müteahhitlere, “İnşaat sektöründe dünyanın merkezindesiniz” diyen Akgün, “İnşaatın kalbi Torbalı’da atıyor. Bu alanda Torbalı lider durumda. Bakıldığı zaman müteahhit ve inşaatçılar için özel bir oda bulunmuyor. Ama Torbalı’da bunu kendine görev edinen bir Ticaret Odası var. Beton eyleminde tüm Türkiye’ye örnek oldunuz” diye belirtti. İnşaat sektöründe bir yarışın olduğunu söyleyen Akgün, bu yarışı kaliteli yapıların kazanacağını söyledi.

İZMİR ÇOK GECİKTİ
Türkiye’nin son yıllardaki en büyük projelerinden olan Körfez Köprüsü’nün videosunu izleterek konuşmasına başlayan Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, TTO binasına şapka çıkardığını söyledi. Konuşmasında monolitilk betona değinen Varan, beton dökümlerinde soğuk derzin oluşması nedeniyle yaşanabilecek kötü olaylardan bahsederek, kentsel dönüşümün hızlandırılması ve beton dökümlerinin monolitik sistem ile dökülmesinin sağlanması gerektiğini ifade etti. Türkiye’de 20 yıldır monolitik beton sisteminin uygulandığını belirten Varan, İzmir’in bu konuda geç kaldığını söyledi. Varan konuşmasında ayrıca, “Derdimiz sadece soğuk derzi değil. Derdimiz kaliteyi elde etmek. Ülkemizi seviyorsak yaptığımız işin en iyisini yapacağız. Projelerimizde ne varsa aynısını hayyata geçireceğiz. Kaçağa yönelmeyeceğiz” dedi. Varan Kentsel dönüşüme de değinerek, “Dönüşümü burada da yapalım. Çevre düzenleme planını da uygulayalım hem de iyi uygulayalım” şeklinde belirtti. İnşa edilen binalarda, olası bir deprem sırasında olumsuz durumlarla karşılaşmamak için bazı konulara dikkat çekmek gerektiğini dile getirdi. İnşa edilen binalarda, olası bir deprem sırasında olumsuz durumlarla karşılaşmamak için bazı konulara dikkat çekmek gerektiğini dile getirdi.

İbrahim DANIŞ


27.04.2016 tarihli Ulusal ve Yerel Basında Müdürlüğümüz

http://www.hurriyet.com.tr/yerel-haberler/izmir-haberleri/amac-cezalandirmak-degil-cevreyi-korumak_274180/

Amaç Cezalandırmak Değil Çevreyi Korumak

Çevre ve Şehircilik İzmir İl Müdürü Selahattin Varan, İzmir'de 2014'de denetledikleri bin 100 işletmeden yüzde 25'ine, 2015'de ise 4 bin 400 işletmeden yüzde 5.7'sine idari yaptırımda bulunduklarını, işletmelerin de artık çevreyi kirletmemek için tedbirlerini arttırdığını söyledi. Varan, “İl müdürlüğü olarak amacımız cezalandırmak değil çevreyi korumak" dedi.
Ege Bölgesi Sanayi Odası, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işbirliğiyle İzmirli sanayicilere ÇED yönetmelikleri ve uygulamaları konusunda seminer verildi. EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdoğan Çiçekçi'nin açılış konuşmasının ardından Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın İzmir Körfez Geçişi projesiyle ilgili video gösterildi. Seminer konusuyla ilgisi olmayan bu videonun arkasından İl Müdürlüğü ÇED Işın Özdemir ÇED yönetmeliği ve süreçle ilgili, Çevre İzin Lisans Müdürü Göktürk Bursalı ise geçici faaliyet belgesi ve çevre izinleri süreçleriyle ilgili bilgi verdi.
Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan ise toplantıda yaptığı konuşmada, İl Müdürlüğü olarak amaçlarının cezalandırmak değil, çevreyi korumak olduğunu söyledi. Varan, “2014 yılında çevreyle ilgili bin 100 işletmeyi denetledik. Yüzde 25'ine idari yaptırım uyguladık. 2015 yılında ise 4 bin 400 işletmeyi denetledik. İdari yaptırım sayımız yüzde 5.7'ye geriledi. Alınan tedbirler, sıkı denetimler başarılı oldu. İşletmeler de çevreyi korumak için tedbirler alıyorlar. Gediz, Menderes ve Bakırçay Havzası'nda faaliyet gösteren işletmelerle de toplantılar yaparak alınması gerekli tedbirleri görüşüyoruz. Arkadaşlarımız da gece-gündüz denetimlere devam ediyor" dedi.

 


 12.04.2016 tarihli Ulusal ve Yerel Basında Müdürlüğümüz


29.03.2016 tarihli Ulusal Ve Yerel Basında Müdürlüğümüz

http://www.sabah.com.tr/egeli/2016/03/29/belgeler-verilmezse-rapor-nasil-alinacak

Belgeler verilmezse rapor nasıl alınacak?

·        ONUR TUNGUT

·       Giriş Tarihi: 29.3.2016

 

·       Belgeler verilmezse rapor nasıl alınacak?

Başkan Kocaoğlu, “Körfez’i temizleyeceğiz ama ÇED raporunu alamıyoruz” diyor. Ancak Büyükşehir, ÇED raporu için gerekli su kalite ve dip akıntı raporlarını Bakanlığa göndermiyor

 

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı'nı Aziz Kocaoğlu'nun, "İş yapacağız da Ankara engel çıkarıyor" tezine en önemli dayanağı teşkil eden Büyük Körfez Projesi'nin yürütülmesi için gerekli Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca geciktirildiği iddiası boş çıktı. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin söz konusu raporu alabilmek için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na "su kalite" ve "dip suyu akıntı" raporunu teslim etmesi gerektiği, ancak halen bu belgelerin halen Bakanlığa ulaşmadığı bildirildi. Büyükşehir ve TCDD'nin ortak projesi olarak hayata geçecek Büyük Körfez Projesi'nde dip suyu akıntı raporu, körfez içinde oluşturulacak adacıklar için gerekl. Su kalite raporu ise yine körfezdeki su kalitesinin değerlendirilmesi için isteniyor. ÇED raporunun alınabilmesi için gerekli evrakın İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Bakanlığa teslim edilmediğini doğrulayan Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, Egeli Sabah'a özel açıklamalarda bulundu.

HALA ULAŞMIŞ DEĞİL

Varan, "Bakanlığımız, Büyükşehir Belediyesi'nin çalıştığı ÇED danışmanlık firmasından su kalitesi ve dip dalgası (dip akıntısı) ile ilgili bilimsel raporlar istedi. Bu rapor doğrultusunda çalışmalar sırasında körfezde oluşturulacak adacıklar ve suyun kalitesinin değerlendirilmesi için gerekli raporlar hala bakanlığımıza ulaşmadı. Aynı şekilde Büyükşehir, Yamanlar'a yapmayı planladığı katı atık bertaraf tesisi için gerekli ÇED onayını alabilmesi için vermesi gereken evrakı teslim etmedi" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin aksayan projeleri için sürekli bürokrasiden, Bakanlıklardan, bürokrasiden yakınan Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, 7 Haziran seçimleri öncesi Büyük Körfez Projesi'ne ilişkin, "2 senedir Körfezin ÇED süreciyle uğraşıyoruz. 2 senedir o genel müdürlük, bu bakanlık top yuvarlıyoruz.. Bu ÇED oyalanmıştır" biçiminde açıklamada bulunmuştu. Kocaoğlu, Yamanlar Dağı eteklerine yapmak istediği katı atık bertaraf tesisi için de benzer gerekçeler öne sürmüştü.


20.03.2016 tarihli Ulusal ve Yerel Basında Müdürlüğümüz

http://www.yeniasir.com.tr/kenthaberleri/2016/03/21/basvurusuz-ced


31.12.2015 tarihli Ulusal ve Yerel Basında Müdürlüğümüz

http://www.yeniasir.com.tr/ekonomi/2015/12/31/izmirde-239-isletmeye-38-milyonluk-cevre-cezasi

YENİASIR

31 Aralık 2015, Perşembe

İzmir’de 239 işletmeye 38 milyonluk çevre cezası

Çevre ve Şehircilik İzmir İl Müdürlüğü, denetimlerde çevre mevzuatına uymayan 239 işletmeye toplam 37 milyon 921 bin 397 lira para cezası kesti. Ayrıca ÇED sürecini tamamlamadan yatırıma başladığı için bir işletmeye tek seferde 20 milyon 170 bin 323 lira idari para cezası kesildi

 

Çevre ve Şehircilik İzmir İl Müdürü Selahattin Varan, kentte 2015 yılında, 239 işletmeye toplam 38 milyon lira para cezası kestiklerini açıkladı. 2015 yılında atık, su, hava ve gürültü kirlilikleri ile ÇED sürecini tamamlamadan faaliyete geçen işletmelere yönelik 4 bin 168 denetim gerçekleştirdiklerini belirten Varan, bu denetimlerde çevre mevzuatına uymadığı tespit edilen 239 işletmeye toplam 37 milyon 921 bin 397 lira para cezası kesildiğini söyledi.

Ayrıca ÇED sürecini tamamlamadan yatırıma başladığı için tek seferde bir işletmeye 20 milyon 170 bin 323 lira idari para cezası kesildiğini açıklayan Varan, bu cezanın ayrıca, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın bugüne kadar bir işletmeye uyguladığı en yüksek idari yaptırım cezası olduğunu belirtti. Varan, şu bilgileri verdi: "Denetimlerde ÇED sürecini tamamlamadan faaliyete başladıkları gerekçesiyle 25 diğer işletmeye toplamda kesilen ceza 662 bin 903 lira oldu. 109 işletmeye ise atık mevzuatına aykırılıktan 11 milyon 832 bin 85 lira, su denetiminde 51 işletmeye 2 milyon 719 bin 647 lira, hava kirletilmesine yönelik 29 işletmeye 1 milyor 729 bin 713 lira, egsoz denetiminde ise 5 bin 781 lira idari para cezası uygulandı. Bunların dışındaki çevre mezuatına aykırılıklar için de 33 bin 791 lira ceza kesildi."
'Ödün vermedik'

İzmir'de pek çok sanayi ve turizm tesislerinin bulunduğuna dikkat çeken Varan, "Gerek yaşamın gerektirdiği çeşitli unsurlar gerekse de yapılan faaliyetler neticesinde oluşması muhtemel kirlilikleri belirleyerek henüz oluşmadan önlenmesini sağlamak istiyoruz" dedi. Varan, ekiplerinin 12 ay boyunca çevre ile ilgili tüm çalışmaları büyük bir özveriyle gerçekleştirdiklerini belirterek, "Hiç bir konuda ödün vermedik" dedi.

KAHRAMAN DURAK


30.12.2015 tarihli Ulusal ve Yerel Basında Müdürlüğümüz

http://www.haber7.com/izmir/1728529-izmirdeki-cevre-denetimleri

İzmir'deki çevre denetimleri

İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, 2015 yılında 4 bin 168 çevre denetimi gerçekleştirdi

Kaynak: AA / Eklenme: 30 Aralık 2015, 16:08 / Güncellenme: 30 Aralık 2015, 16:08

İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün, 2015 yılında 4 bin 168 çevre denetimi gerçekleştirdiği bildirildi.

 Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, yaptığı yazılı açıklamada, müdürlük olarak atık, su, hava ve gürültü kirlilikleri ve ÇED ana başlıklarında denetimler gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Çevre ihlallerinde uygulanacak yaptırımların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayımlanan tebliğ ile belirlendiğini aktaran Varan, ÇED’e tabi olup ÇED sürecini tamamlamadan faaliyete dair işlemlere başlanmış ise yatırım bedelinin yüzde 2'si kadar idari yaptırım uygulandığını bildirdi.

Varan, 2016 yılında çevre cezalarının yüzde  5.57 arttırılacağına işaret ederek "Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüz, sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde, koruma ve kullanma dengesini göz önünde bulundurarak çevrenin korunması ve kirliliğin önlenmesine yönelik çalışmalarımızda temel önceliğimiz yıllar bazında denetimleri arttırmaktır. Bu kapsamda Müdürlüğümüzce sürdürülen  çalışmalar sonucu 2012 yılında ilimizde 576 çevre denetimi gerçekleştirilmişken 2015 yılında 4 bin 168’e çıkarılmıştır" dedi.

Denetimler neticesinde 2012 yılında 113 işletmeye, 2015 yılında toplam 239 adet işletmeye çevre mevzuatı kapsamında idari yaptırımlar uygulandığını aktaran Varan, "Çalışmalarımız sonucu denetim sayısı artmasına rağmen uygulanan idarim yaptırımlar, denetim sayısı artmasına rağmen yüzde 5,71 gerilemiştir. Yapılan izleme kontrol ve denetimlerin artması kirliliğe karşı önlemlerin alınmasını da beraberinde getirmiştir" ifadelerini kullandı.

 

Varan, 2015 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından bugüne kadarki tek seferde en yüksek idari yaptırımın ise 20 milyon 170 bin lira ile İzmir'de uygulandığını sözlerine ekledi.

 


02.12.2015 tarihli Ulusal ve Yerel Basında Müdürlüğümüz

 http://www.sabah.com.tr/egeli/2015/12/02/kirliligi-onlemeye-katki-verebilirsiniz

Kirliliği önlemeye katkı verebilirsiniz

·         CEYHAN TORLAK

 

·         Giriş Tarihi: 02.12.2015

Sıcaklık 15 derecenin altına düşmedikçe kalorifer sistemlerinin çalıştırılmaması, kaliteli kömür kullanılması, toplu taşıma araçlarınn tercih edilmesi alınabilecek basit önlemler

 

Özellikle kış aylarında yakıt tüketiminin artmasıyla birlikte hava kirliliği de aynı oranda artıyor. Kalitesiz kömür kullanımı, fabrikaların bacalarından ve egzozlardan çıkan gazlar, hava kirliğini artıran etkenlerin başında geliyor. Konu ile ilgili bilgiler veren İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, "Hava kirliliğini önlemek için alabileceğimiz önlemler var. Mesela sıcaklığının 15 derecenin altına inmesi durumunda kalorifer sistemlerinin çalıştırılması gerekiyor. Ayrıca satış izin belgesine sahip kömür tüketilmesi ve tercihen toplu taşıma sistemlerinin daha yoğun olarak kullanılması önemli. Şehrimizin hava kalitesiyle ilgili verilerini vatandaşlarımız güncel olarak www.havaizleme.gov.tr adresinden takip edebilirler" dedi. 

İZMİR'DE HAVA TEMİZ 
Varan, hava kirliliğinin hızla büyüyen kentlerin önemli sorunlarından biri olduğunu vurgulayarak, şu bilgileri verdi: "Hava kirliliğinin nedenlerini sanayi bölgelerinin yerleşim yerlerine yakın olması, araç egzoz gazları, ısıtmada kömür kullanımı, kalitesiz kömür kullanımı olarak sıralanabilir. Özellikle kalitesiz kömür kullanımı sonucu ortaya çıkan kirlilik karbonmonoksit, kükürtdioksit, azotdioksit ve partikül maddelerden oluşmaktadır. Partikül madde kurum ve toz içermektedir." İzmir'de hava kirliliği olmadığını anlatan Varan, "Şehrimiz hava kalite indeksine göre iyi bir durumda. Özellikle kış aylarında hava kirliliğini önlemek için sıcaklığının 15 derecenin altına inmesi durumunda kalorifer sistemlerinin çalıştırılması gerekiyor. Ayrıca, satış izin belgesine sahip kömür tüketilmesi ve tercihen toplu taşıma sistemlerinin daha yoğun olarak kullanılması önemli. Şehrimizin hava kalitesiyle ilgili verilerini vatandaşlarımız güncel olarak www.havaizleme.gov. tr adresinden takip edebilirler" şeklinde konuştu. 


20.08.2015 tarihli Ulusal ve Yerel Basında Müdürlüğümüz

http://www.milliyet.com.tr/o-tas-ocagi-malzeme-temininden-sonra-izmir-yerelhaber-932717/

19 Ağustos 2015 - 14:42

 

O TAŞ OCAĞI MALZEME TEMİNİNDEN SONRA KAPATILACAK

 IHA

 Çevre ve Şehircilik İzmir İl Müdürlüğü, Ödemiş ilçesine bağlı Kaymakçı Mahallesi’ne açılmak istenen taş ocağına ilişkin bir vatandaşın Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER)’ne yaptığı itiraz başvuruna yanıt vererek, ocağın gerekli olan 450 bin metreküp malzemenin alınmasının ardından kapatılacağını açıkladı.
Çevre ve Şehircilik İzmir İl Müdürlüğü, Ödemiş ilçesine bağlı Kaymakçı Mahallesi’ne açılmak istenen ve tepkilere neden olan taş ocağına ilişkin, emekli öğretmen Mehmet Şahan’ın Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER)’ne yaptığı itiraz başvurusu hakkında bir açıklama yaptı. Çevre ve Şehircilik İzmir İl Müdürü Selahattin Varan tarafından yapılan açıklamada, projenin inceleme ve değerlendirme sürecinde öncelikle ilgili kurumların görüşlerinin alındığını ifade ederek, DSİ 2. Bölge Müdürlüğü, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İzmir İl Müdürlüğü ile İzmir Orman Bölge Müdürlüğü’nün projeye ilişkin olumlu görüş sunduğunu ifade etti.
MALZEME TEMİNİNDEN SONRA OCAKTAKİ FAALİYET SONLANACAK
Projeyle ilgili bilgilerin verildiği yanıtta Varan, "Projenin inceleme ve değerlendirme sürecinde, öncelikle ilgili kurumların uygun görüşleri alınmış olup, bu doğrultuda işlemler sürdürülmüş ve proje hakkında 15.07.2015 tarihinde ’
ÇED Gerekli Değildir’ Kararı verilmiştir. Görüşüne başvurulan, DSİ Genel Müdürlüğü 2.Bölge Müdürlüğü, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ile Orman Bölge Müdürlüğü’nün projeye ilişkin olumlu görüşleri mevcuttur. Bununla birlikte, söz konusu proje sadece Küçükmenderes Beydağ Projesi Ödemiş Beydağ Sulaması işi kapsamında gerekli malzemenin teminine yönelik olup, DSİ Genel Müdürlüğü 2.Bölge Müdürlüğü’nün 23.06.2015 tarih, 405377 sayılı yazısı ile söz konusu iş kapsamında yıllık yaklaşık 150 bin metreküp toplamda 450 bin metreküp malzeme ihtiyacı bulunduğu bildirilmiştir. Bu bağlamda proje çalışma süresi iş bitimi ile sınırlı olup, 21.01.2015 tarih ve 3042 sayılı Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nün görüş yazısında da belirtildiği şekilde, yatırımcı tarafından verilen noter onaylı taahhütname ile Küçükmenderes Beydağ Projesi Ödemiş Beydağ Sulaması yapım işi için gereken malzemenin üretim işleminin bitiminde, ocak faaliyetinin sonlandırılacağı, ardından ocak işletmecisi tarafından gerekli ıslah ve rehabilitasyon çalışmaları yapılarak sahanın terk edileceği taahhüt edilmiştir" dedi.
Öte yandan, yürütmeyi durdurma davası için hazırlık yapan Kaymakçılı üreticiler, taş ocağı açılmak istenen bölgede incir ve zeytin ağaçlarının zarar göreceklerini belirterek, idare mahkemesine başvurmaya hazırlanıyorlar.

 


http://www.intes.org.tr/content/149.pdf

sayfa : 50-51 

Yapılar gerçek ustaların emekleriyle inşa edilecek

01 Ocak 2015 tarihinden itibaren geçici ustalık yetki belgesi verilmesi işlemi bitirilmiştir.

Mesleki Yeterlilik Belgeleri ülkemizdeki ustaların özellikle yapı sektöründe çalışan ustaların meslek gruplarına göre sicilleri kayıt altına alınarak yapıların daha yüksek kalitede yapılmasını sağlayarak, sağlıklı, yüksek kalite yapılar inşa edilmesine olanak sağlayacaktır. Mesleki Yeterlilik Belgesi ile nasıl bir mühendis ve mimarın mühendislik ve mimarlık diploması bulunuyorsa, yapı sektörüne çalışan ustaların da mesleğini icra edebileceğini gösteren bir nevi diploması gibi olacaktır. Bu belgeyi almamış veya almaya hak kazanamamış usta yapı sektöründe çalışamayacak olup yapılar gerçek ustaların emekleriyle inşa edilecektir. Bu da yapıların daha verimli, kaliteli, sistemli inşa edilmesinin önünü açacaktır. Mesleki eğitimi almamış olan eğitimsiz kişilerin ustalık yaparak yapı sektöründe rol almasının önüne geçilecektir. İzmir’de iş gücünün kapasitesi İzmir ilimizin nüfusu son sayımlara göre 4 milyonu biraz üzerinde olup, yarısı kadın diğer yarısı erkek nüfusunu oluşturmaktadır. Ortalama yaşın ise 33-35 aralığında olduğu söylenebilir. Çalışma çağındaki nüfus olarak nitelenen 

15 yaş ve üstünün nüfus içinde %80 gibi bir oranı bulunmaktadır. Bu çalışma yaşında olan kesimin iş gücüne katılma oranı (İKO) %50’nin altındadır. İzmir’de kadınların iş gücüne katılma oranı erkeklerin iş gücüne katılma oranının yarısından daha azdır. Türkiye genelinde kadınların iş gücüne katılma oranının erkeklerden az olduğu söylenebilir. İstihdam edilenler içindeki en yüksek pay ilkokul mezunları olup arkasında genel ve mesleki/teknik lise mezunları bulunmaktadır. İş sahibi olmayan kesimi sırasıyla ilkokul mezunları, genel lise mezunları ve üniversite mezunları oluşturmaktadır. Iş gücüne katılım oranlarında; üniversite ve üzeri eğitime sahip olanların iş gücüne katılım oranı, lise ve altı eğitim seviyesine sahip olanlara göre çok daha yüksektir. Eğitim seviyesi arttıkça iş gücüne katılım da artmaktadır. Genç nüfusun iş gücüne katılım oranının %50’nin altında olup, istihdam edilenler ve işsizler içinde en büyük grubu 25-54 yaş arasındakiler oluşturmaktadır. Bu grubun iş gücüne katılım oranı %60’larda olup, 18 ve 55 yaş üzeri grubun iş gücüne katılma oranı %17 civarındadır. İzmir’de en çok istihdamın bulunduğu 4 faaliyet alanı “Perakende Ticaret”, “Oteller ve Lokantalar”, “Toptan Ticaret ve Ticaret Komisyonculuğu” ve “İnşaat” olarak göze çarpmaktadır. İzmir iş gücü piyasasında en fazla istihdama sahip faaliyet “Perakende Ticaret” alanı olup sırasıyla “Oteller ve Lokantalar” ardından “Toptan Ticaret ve Ticaret Komisyonculuğu” 4. sırada da “İnşaat” alanı yer almaktadır. İnşaat alanında istihdam edilen sayısı ortalama 44 bin civarındadır. TÜİK tarafından 2013 yılında yapılan araştırmaya göre iş gücünün ülke üretiminden aldığı pay %51,5 olarak açıklanmıştır. Bu pay oranı üretimden aldığı pay olarak ülkemizdeki iş gücünün ne kadar önemli olduğunun göstergesidir. İzmir’in Türkiye ekonomisine katkısının, İstanbul ve Ankara’dan sonra üçüncü sırada yer alarak %7,6 civarında olduğu verilerden anlaşılmaktadır. 2013 yılında İlimize ait iş gücüne katılma oranı; %55,9, işsizlik oranı; %15,4, istihdam oranı; %47,3 olarak TÜİK tarafından açıklanmıştır. İzmir’de verilen geçici ustalık belgeleri İlimizde bulunan çeşitli meslek gruplarından ustalara, 16 Aralık 2010 tarih 27787 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “Yapı Müteahhitlerinin Kayıtları İle Şantiye Şefleri Ve Yetki Belgeli Ustalar Hakkında Yönetmelik” kapsamında; İl Müdürlüğümüz ve İlçe Belediyeleri ile birlikte “Geçici Ustalık Yetki Belgesi” verilmiştir. Bu geçici ustalık yetki belgeleri; 01 Ocak 2012 tarihinden 01 Ocak 2015 tarihine kadar verilmiş olup, belgelerin geçerlilik tarihi ise 01 Ocak 2017 günü olup, bu tarihe kadar Bakanlığımızca açılacak olan eğitimlere katılan ustalar eğitimlerini başarı ile tamamladıkları takdirde, ustalık yetki belgelerine sahip olacaklardır. 01 Ocak 2015 tarihine kadar ilimizde;

5195 Betonarme kalıp ustasına,

1515 Betonarme demirci ustasına,

1014 Alçı sıva ustasına

989 Sıva ustasına, 627 Duvar ustasına,

505 Ahşap kalıp, doğrama ustasına,

344 Kaynak ustasına, 307 Elektrik tesisat ustasına,

186 Sıhhi tesisat ustasına,

145 Boya ustasına,

77 Fayans kaplama ustasına,

51 Çatı kaplama ustasına,

45 Soğuk demir ustasına,

42 Alüminyum doğrama ustasına,

33 Doğalgaz tesisat ve kaynak ustasına,

16 Klima ve merkezi iklimlendirme ustasına,

5 Kalorifer tesisat ustasına geçici ustalık yetki belgesi verilmiştir. 01 Ocak 2015 tarihinden itibaren geçici ustalık yetki belgesi verilmesi işlemi bitirilmiştir. 15 Mayıs 2015 tarihine kadar Bakanlığımız Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğünce açılması planlanan eğitimler için başvurular İl Müdürlüğümüzce alınmıştır. Alınan başvurular toplanarak Bakanlığımız Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğüne iletilerek kalıpçı, demirci, sıvacı ve duvarcı branşlarında eğitim verilmiş olup, ustalık belgesi alınması için hizmet alımına ilişkin ihale süreci devam etmektedir. Bakanlığımız Genel Müdürlüğümüzce İl Müdürlüğümüze ihalenin son durumu hakkında henüz bir bilgi verilmemiş olup, Bakanlığımız Genel Müdürlüğümüzce İl Müdürlüğümüze yapılacak emir yazılarına istinaden ilgili branşlarda geçici ustalık yetki belgesine sahip ustalarımız eğitim alacaklardır. İlimizde yer alan yapı ustalarına verilen geçici ustalık yetki belgeleri, yapı denetim kuruluşları olsun İl Müdürlüğümüz Yapı Denetimi Şube Müdürlüğü denetim elemanları olsun, şantiye denetimlerine ustalardan sorulmakta ve geçici ustalık yetki belgesi veya ilgili diğer kurumlardan alınmış herhangi bir Mesleki Yeterlilik Belgesi olmayan ustaların asla şantiyelerde çalıştırılmasına izin verilmemiştir. Şantiye denetimlerimiz halen bu yönde de titizlikle devam etmektedir. Mesleki Yeterlilik Belgesi sahibi olmayan hiçbir usta yapı şantiyelerinde çalışamayacak, kesinlikle şantiye sahasına dahi alınmayacak, bu konuda yapı müteahhitleri olsun denetim birimleri olan yapı denetim kuruluşları olsun gereken uyarıları mutlaka yapacaklardır. Herhangi bir mesleki eğitim almamış olan mesleği ile ilgili diploması bulunmayan ustalar; meslekli yeterlilik belgesi sayesinde bir nevi diploma sahibi olabileceklerdir. 

 

 

 

 

 


 18.08.2015  SABAH GAZETESİ

Yara sarmak değil yara almamak önemli

·       Giriş Tarihi: 18.8.2015

 

Yara sarmak değil yara almamak önemli

17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan Gölcük depremi sonrasında meydana gelen can ve mal kayıpları, denetimsiz yerleşme ve yapılaşmaların yol açabilecekleri zararları bütün açıklığı ile gözler önüne sermişti. Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, İzmir'in deprem konusunda tüm yaşanan en riskli illerin en başında yer aldığını söyledi. İzmir'in 17 Ağustos 1999'da yaşanan depremin benzeri veya üzeri büyüklükte bir deprem ciddi kayıplar vereceğini belirten Varan, şöyle konuştu, "Benzer acıların yaşanmaması için İl Müdürlüğümüzde şantiye ve büro denetimlerimiz ile 6306 sayılı Kanun kapsamındaki dönüşüm hizmetlerimiz son hızla devam etmektedir. Bakanlığımızın amacı insanımızı hak ettiği kaliteli yaşanabilir çevre ve marka şehirlerde yaşatmak için hayat kalitesi yüksek şehirler ve sürdürülebilir çevreyi temin etmek üzere; afetlerde yaşanılan acıların tekrar yaşanmamasını sağlamaktır. Yara sarma değil yara almadan, sürdürülebilir çevrede yaşanabilir marka şehirler oluşturmak en büyük görevimizdir."

 

http://www.sabah.com.tr/egeli/2015/08/18/yara-sarmak-degil-yara-almamak-onemli


25.06.2015 tarihli Ulusal ve Yerel Basında Müdürlüğümüz

http://www.haberler.com/izmir-korfez-gecisi-projesi-nde-sorulara-yanit-7451079-haberi/

 

İzmir Körfez Geçişi Projesi'nde Sorulara Yanıt Arandı

25 Haziran 2015 Perşembe 19:03

İzmir'de İnciraltı ile Çiğli arasında 3.5 milyar TL'ye yapılması planlanan otoyol ve raylı sistemi kapsayacak 'Körfez Geçişi Projesi' görücüye çıktı.

İzmir'de İnciraltı ile Çiğli arasında 3.5 milyar TL'ye yapılması planlanan otoyol ve raylı sistemi kapsayacak 'Körfez Geçişi Projesi' görücüye çıktı. Meslek odaları temsilcileri, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı yetkilileri ve projeyi hazırlayan firmayı maliyet, kent içi ulaşımına katkısı, körfezdeki sirkülasyona olumsuz etkisi, görsel anlamda ufuk çizgisini bozup bozmayacağı gibi sorularla terletti.

İzmir'in iki yakası Balçova ve Çiğli'yi birbirine bağlaması için hazırlanan, kamuoyunda tartışma yaratan 'Körfez geçişi' projesi için geri sayım başladı. Eski Bakan Binali Yıldırım'ın önceki Büyükşehir adaylığı sırasında ortaya attığı projeler arasında yeralan, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak projenin Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) sürecinde BalçovaÇiğliNarlıdere,Karşıyaka halkının katılması gereken toplantı Konak İlçesi sınırları içindeki İzmir Ticaret Odası Meclis Salonu'nda yapıldı.

Toplantıya, ilçe halkından katılım olmazken, meslek odaları, sanayi kuruluşları ve dernek temsilcileri ilgi gösterdi.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan'ın yönettiği toplantıda projeyi hazırlayan Yüksel Proje firmasından proje müdürü Özgür Uğurlu ve ÇED dosyasını hazırlayan firma yetkilileri bilgi verdi. Yapım ihalesi, 18 ay sürecek ÇED sürecinden sonra yapılabilecek. Projenin inşaat aşamasında proje alanı içinde kuzey ve güneyde iki adet olmak üzere kırma eleme tesisi (İnşaat için gerekli malzemeyi sağlayacak taş ocağı), 2 adet beton santrali ve bir adet de asfalt plent tesisi inşa edilecek. İnşaatın 2017- 2022 yılları arasında 5 yıl sürecek. Körfez geçişinin otoyol bölümü Çiğli 2. Ana Jet Üssü yakınlarında Sasalı Kavşağı'ndan İnciraltı Çeşme Otoyolu arasında 12 kilometre, raylı sistem hattı iseKarşıyaka tramvayından başlayarak Üçkuyular iskelesine kadar 16 km uzunluğunda olacak. Proje 1.8 kilometre batırma tüp tünel, 4.2 kilometre uzunluğunda Körfez Köprüsü, 800 metre uzunluğunda yapay ada ve bağlantı yollarıyla toplam 8.2 kilometre uzunluğunda olacak. Batırma tüp tünel genişliği, 43.40 metre, Batırma tünel en düşük taban kazı kotu eksi 32 metre olarak belirlendi. Projedeki verilere göre mevcut trafik durumunda sahilden şehiriçi yollardan 32 km uzunluktaki bu iki nokta arasında yolculuk 70 dakika, 52 kilometrelik çevre yoluyla ilese 45 dakika sürüyor. Toplam 12 kilometrelik bu projeyle ise 10 dakika sürecek. Projeleri hazırlayan firmalar projenin yap işlet devret modeliyle yapılmasını önerdi. Maliyetin 3 milyar 520 milyon TL olduğu açıklandı. Firma yetkilileri finansal açıdan projenin fizıbıl olmadığını belirtti.

PROJENİN KÖRFEZİ TAHRİP ETME RİSKİ VAR

Toplantıda söz alan meslek odaları başkan ve temsilcilerinin proje ve kent için önemli olan sorularının bir çoğuna yanıt verilmedi. Soruların Bakanlık yetkililerine iletileceği söylendi. Mimarlar Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Topal, sunum içerisinde fizibilite çalışmalarına tam uygun olmadığı ifadesi kullandığına dikkat çekti. Topal, "Fizıbıl olmayan bir projeyi neden uyguluyorsunuz? Neden buraya getirdiniz? Ayrıca, bu projeİzmir kent planlarının bir önerisi değil. Kent planı olan projelerden biri olmayan bu projeyi nasıl uygulama kararı alındı? İzmir'in en önemli zenginliği doğal körfezidir. Bu projenin körfezi tahrip etme riski vardır. Bu proje İzmir'in ufuk çizgisini yok etmektedir. Belirli alanlar içerisinde İzmir'in doğal alanlarını ve sulak alanlarında zarar verileceği görülmektedir. Bu risklerin giderileceği söyleniyor. Nasıl giderelicek? Ayrıca proje işlevsel olarak İzmir'in konut, iş ulaşım talepleri ile hiçbir ilgisi olmayan bir projedır. Gösterilen örneklerde Hong Kong, Amsterdam gibi örnekler verildi. Tarihi 150 yıllık kent örnekleriyle geçmişi 8 bin yıllık tarihe sahip kent nasıl bir tutulur?" diye sordu. Toplantıyı yöneten Varan, Hasan Topal'ın sorularını önemli ve kapsamlı olduğunu, daha sonra değerlendirilip yanıt verileceğini söyledi.

ŞEHİR İÇİ DEĞİL ŞEHİRLERARASI BAĞLANTI YOLU

İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Ayhan Emekli ise "Yapılacak bu proje kentin kuzeyi ile güneyini birleştirecek ama körfez üzerinde uzun bir set çekecek. Konak Tüneli de bugün kentin doğusu ve batısı arasında bir ayrım yaptı. Projede yapılacak bu yolu İnciraltı'ndanÇiğli'ye giderken bu yolu kimler kullanacak? Bence şehir içi bağlantı yolu değil şehirlerarası bağlantı yolu olacak. Bu yol kent içi ulaşım problemine katkı sağlamıyor" dedi. Jeofizik Mühendisleri Odası Şube Başkanı Erhan İçöz projede yeteri kadar jeofizik çalışmalarının aktarılmadığını söyledi. İçöz, fay hatlarıyla ilgili detaylı araştırma yapılıp yapılmadığına yer verilmediğini belirtti. Varan, bu soru ve görüşlerinde Bakanlık'a iletileceğini söyledi.

3.5 MİLYARA KAÇ KM RAYLI SİSTEM YAPILIR?

TMMOB İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Melih Yalçın ise, Körfez geçişi projesinin 3.5 milyar TL'ye mal olacağına dikkat çekerek, "İzmir'de ulaşıma harcanacak 3.5 milyar lira bir para söz konusu. Bu para daha önemli toplu ulaşım projelerine, daha başka alanlara harcanamaz mı? Kaynaklar daha doğru kullanılamaz mı? Bu parayla kaç kilometre raylı sistem yapılabileceği etüd edildi mi?" sorusunu yöneltti. Toplantıyı yöneten Varan "Umarım bunu da, onu da yaparlar" dedi.

YAPAY ADA SİRKÜLASYONU ETKİLER

Körfez geçişi projesiyle ilgili en önemli sorulardan biri ise 'projenin İzmir Körfezi'nin en büyük sıkıntısı olan sirkülasyonu engelleyip engellemeyeceği' oldu. Özellikle yapay adanın ve köprü ayaklarının sirkülasyon etkileyeceği belirtildi. Projeyi hazırlayan Yüksel Proje yetkilileri de yapay adanın sirkülasyona etkisi olmasının kesin olduğunu ama bunu minimize edecek model oluşturduklarını söyledi. Adayı akıntı hızının düşük ve az olduğu noktada imal edeceklerini, köprü ayaklarının ise etkisinin olmayacağını savundu. Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Erhan İçöz proje raporlarında İzmir'deki faylarla ilgili gerekli bilgilerin yeralmamasını eleştirdi. EGEÇEP temsilcileri ise projenin körfezdeki popülasyon ile sulak alanlara vereceği zararlarla ilgili önlem alınıp alınmayacağını sordu.

 

Toplantı sonunda, yeni kurulacak hükümetin projeden vazgeçmesinin sözkonusu olup olmayacağı sorusunu yanıtlayan Selahattin Varan, "Politik hale getirmek gerekmez. Bu proje ulaşımda bir gereklilikse, hangi hükümet gelirse gelsin bu uygulamayı hayata geçirmelidir" dedi. - İzmir


18.06.2015 tarihli Ulusal ve Yerel Basında Müdürlüğümüz

http://www.egedebugun-gazetesi.com/haber/cozun-su-copu-sondurun-yangini-8418.html

17 Haziran 2015 Çarşamba

Çözün şu çöpü, söndürün yangını

Geçtiğimiz günlerde Harmandalı’da çıkan yangınla İzmir’in en büyük sorunlarından bir tanesi daha gündeme geldi. Konuyla ilgili açıklama yapan İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, “Harmandalı’daki bugün geldiğimiz vahşi depolama gerçekten İzmir’imize yakışan bir şey değil. 15 yıl önce çözülmesi gereken bir konudur. Çöp sorunu İzmir’in en büyük sorunlarından bir tanesidir” dedi

ANIL YIKGEÇ- Çiğli İlçesi'ndeki Harmandalı çöp depolama alanında bilinmeyen bir nedenle çıkan yangın, geçen gün hepimizi korkuttu. Kepçe ve dozerlerin çalışmalarıyla söndürülen yangın kısa süreli de olsa kirliliğe neden oldu. İzmir’in yıllardır en büyük sorunlarından olan Harmandalı çöp toplama alanının taşınması ya da oradaki çöplerin bertaraf edilmesinin gecikmesi çeşitli sorunlara neden oluyor. Bir yandan koku ve görüntü kirliliği yapan çöplük hijyen olmayan bir durum yaratırken zaman zaman çıkan yangınlar da vatandaşları korkutuyor. Vatandaşlar, 15 yıl önce ekonomik ömrünü dolduran çöp depolama alanı sorununun bir an önce çözülmesini istiyor.

Konuyla ilgili açıklama yapan İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, Harmandalı çöp depolama alanıyla ilgili çalışmaların çok önce yapılması gerektiğine vurgu yaparak bürokratik süreci anlattı. Bu konunun İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda olduğunu ifade eden Varan, “Bu tamamen belediyenin sorumluluğunda olan bir konu. Harmandalı çöplüğünün ekonomik ömrü dolalı tam 10 yıl olmuş. 10 yıl önce bunun çalışmalarının yapılması gerekiyordu. Bu çağda bu geldiğimiz noktada Harmandalı Çöplüğü tabi ki bize yakışmıyor. Artık çöpleri fabrikaya çeviriyorlar. Bunun örnekleri çok var. Fabrikalar kuruluyor ve bu atıklar tamamen enerjiye dönüşüyor ve bir sektör oluşturuyor.

SÜREÇ DEVAM EDİYOR

Büyükşehir Belediyesi’nin yeni bir yer hazırladığını biliyoruz. Buna göre ÇED raporu hazırladığını biliyoruz. Zannediyorum geçtiğimiz haftalarda bununla ilgili halkın duyuru toplantısını yaptık.  Süreç devam ediyor. Halkın katılım toplantısını yaptıktan sonra Ankara’ya gönderdik. Şu anda İnceleme Değerlendirme Kurulu (İDK)’nda. İDK’da bu konuyla ilgili olan bütün kamu ve kuruluşların ve halkın katılıp görüşlerinin ortaya çıkması sonucunda Ankara’da bir değerlendirme toplantısı yapılıyor. Bu görüşler alındıktan sonra bir format belirleniyor. Sonra da nihai sonuçlara gidiliyor. Buradan çıkan sonuçlara göre ilgili belediyenin iyi bir dosya hazırlaması gerekiyor. Bizim ÇED raporu böyle hazırlanıyor. Belediye ile paydaşız. Belediye çalışmalarını tamamladıktan sonra bize geliyor. Biz yapılması gerekenleri yapıyoruz. Nihai söz bakanlığımızda. Neticeye o bağlayacak. İDK değerlendirme kurulu bunu formatını değerlendirip neticeye varacaklar. Zannediyorum bu çalışma devam ediyor” dedi.

BUGÜNE KALMAMASI GEREKİYORDU

Harmandalı’daki durumun İzmir’e yakışmadığına vurgu yapan Varan“Harmandalı’daki bugün geldiğimiz vahşi depolama gerçekten İzmir’imize yakışan bir şey değil. 15 yıl önce çözülmesi gereken bir konudur. Çöp sorunu İzmir’in en büyük sorunlarından bir tanesidir. Bu zaman kadar çözülmüş olması gereken bir konudur. Bugüne kalmaması gereken bir konuydu. Biz Mamak Çöplüğü’nü, Ümraniye Çöplüğü’nü biliyoruz. Bu iş öncelikli, İzmir’in en büyük sorunlarından bir tanesi olduğunu görüyoruz. Hem görüntü kirliliği hem de kokusu o bölgede yaşayan vatandaşımızı zorluyor. Gerçekten İzmir’imize yakışan bir görüntü değil” diye konuştu.

PATLAMALAR TEDİRGİN EDİYOR

Harmandalı ilçesindeki Atatürk Mahallesi Muhtarı Günel Doğan, çöp depolama alanının mahallenin dibinde olduğunu ve kendilerini olumsuz etkilediğini belirtti. Çöpten sadece kendi mahallelerinin rahatsız olmadığını ifade eden Doğan, “Harmandalı çöplüğü bizim çok yakınımızda hatta neredeyse dibimizde. TOKİ ve Çiğli Toplu Konut Evleri ve benim evimin de yakın olduğu bir bölgede. Biz çöpten genel olarak her zaman rahatsızız. Çünkü kokusu bize geliyor. Hijyenik yönden bizi mağdur ediyor. Martılar çöplükte beslenip bizim balkonlarımıza, pencerelerimize konuyor. Haliyle kuşlar da aç kalmamaya çalışıyorlar. Haliyle bize de hijyenik olarak bir tahribat veriyor. Bunu önleyemeyiz tabii. Zaman içerisinde patlamalar söz konusu oluyor. Bizi en çok tedirgin eden o. Geçen sene üç kere yandı. İnsanlar tedirgin. Bir an önce sorunların çözülmesini istiyorlar. Zaten yetkililerin bu bölgeye geldiği zaman vatandaşların sorduğu tek bir şey var; ‘Çöp ne zaman kalkacak? Bu çöpün hali ne olacak?’ Bu çöplük Çiğli Bölgesi’nin değil tüm İzmir’in sorunudur. Ama en çok etkilenen biziz. Atatürk, İzkent, Harmandalı ve Çiğli bölgemizde bizim bahçemize bütün İzmir’in çöpü dökülüyor” dedi. En kötü etkilenen bölgeler olmasına rağmen en yüksek ‘çevre temizlik vergisini de kendilerinin ödediğini belirten Doğan, “Bütün İzmir’in çöpü bizim bahçemizde fakat en yüksek çevre temizlik vergisini  de biz ödüyoruz. En yüksek vergiyi de biz ödüyoruz. Bu ayrı bir sorun” ifadelerini kullandı.

ÇİĞLİ ARTIK İZMİR’İN ÇÖP BAHÇESİ OLMASIN

Bakanlık’tan en az yetkiliye kadar herkesten çöp sorununun çözülmesini isteyen Muhtar Günel Doğan, “Çöp sorunun çözülmesini istiyoruz. ÇED raporunun imzalandığına dair duyum aldık. Başka bölgelerden Yamanlar’dan Karşıyaka’dan ‘Biz çöplük istemiyoruz’ diye şeyler duyuyoruz. Biz de çöp istemiyoruz artık. Biz de burada yaşıyoruz. Biz üçüncü sınıf vatandaş değiliz. Çöpün içerisinde oturmak zorunda mıyız? Hayır. Bir an önce Bakanlık’tan tutun en ufak yetkiliye kadar herkesten bu işin gündeme alınıp ne gerekiyorsa yapılmasını istiyoruz” diye konuştu.

Harmandalı’nın daha fazla çöp kaldıramayacağını da sözlerine ekleyen Doğan şöyle devam etti:“Mamak’da nasıl bir ayrıştırma tesisi kurulduysa, İzmir’in neresi uygunsa ona benzer bir tesis kurulabilir. Harmandalı’da özel mülkiyetle çevrelenmiş bir çöp alanımız var. Kapalı bir tesis yok. Bu açık depolama sistemi artık daha fazla çöp kaldırmıyor. Çöpler yukarı doğru yükseliyor. Vatandaşlara en yakın temasın olduğu bölgede yaşıyoruz. Çöpün dibinde oturan vatandaşlar var. O kadar korkunç bir manzara ki… Sağlık sorunları yaşanıyor. Çöpün Çiğli’den kalkmasını istiyorum. Burası mağduriyet bölgesi. Sağ tarafımızda çöp alanı, karşımızda arıtma tesisi, arkamızda köpek barınağı… Anlayın nasıl bir bölgede oturuyoruz. Şehrin bütün arıtma ve bertaraf etme tesisleri Çiğli’de. Çiğli artık İzmir’in çöp bahçesi olmasın!”

BU ÇÖPE BİR ÇARE BULUN

 

Evka-5 Mahallesi Muhtarı Hilal Karakuzu da çöp depolama alanının olumsuzluklarından etkilendiklerini belirterek, “Akşamüstü bütün çöpün kokusu komple hepimize geliyor. Ben seçileli bir buçuk yıl oldu. Bana gelen herkes ‘Muhtarım ne zaman kalkacak bu çöp? Çok etkileniyoruz’ diyor. Evka-5 çok esen bir yer ama çöp kokusundan kimse camını açamıyor, balkona çıkamıyor. Klima açıyorlar ama rahatsız olan var kliması olmayan var. Çöp bizi çok rahatsız ediyor. Geçen günkü yangının etkilerini biz de gördük. Çiğli Koop Evleri, TOKİ evleri Harmandalı’ya bakıyor. Bu tür yangınlarda bizim için tehlike oluşturuyor. İsteğimiz bir an önce bu çöpe çare bulunsun. Evka-5’in kaderi çöpün içerisinde olmasın. Bizim bütün çevremiz böyle. Biz yıllardır bu çöple yaşamaktan bıktık. Yeter artık. Bir an önce çöplük kalkarsa seviniriz” dedi.

 


15.06.2015 tarihli Ulusal ve yerel Basında Müdürlüğümüz

http://www.sabah.com.tr/egeli/2015/06/15/korfez-icin-her-gecen-gun-kayip

Körfez için her geçen gün kayıp

·         ONUR TUNGUT

 

·         Giriş Tarihi: 15.6.2015

 

 

Büyük Kanal projesinin handikapları yüzünden kanalizasyon sularının Körfez'e aktığını belirten Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, "Tüm atık suların arıtılması gerekiyor" dedi

 

Egeli Sabah'a özel açıklamalarda bulunan, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, Büyük Kanal projesinin handikapları nedeniyle kanalizasyon sularının İzmir Körfezi'ne aktığını belirtti, "Bir an önce atık suların denize ulaşmasının engellenmesi gerekir" diye konuştu. Kanalizasyon sularının arıtma tesisine ulaşmadan Körfeze by-pass edildiğine dikkat çeken Varan, "Şehrin içindeki derelere karışan atıksular da körfeze ulaşıyor. Acilen tüm atık suların sağlıklı şekilde arıtılmasının sağlanması gerekiyor" dedi. Bakırçay, Gediz ve Küçük Menderes nehirlerinin su kalitesinin düşük olduğunu belirten Varan, "Kentsel atık bertarafı da önemli. Merkeze yakın ilçelerin atıkları Harmandalı Depolama Tesisi'ne gidiyor. Ancak bu tesis bilindiği gibi ömrünü doldurmuş durumda. Yeni tesis çalışmalarının hızlandırılması gerek" diye konuştu. Bu yıl 43.'sü kutlanan Dünya Çevre Günü kapsamında İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, Egeli Sabah'a İzmir'in çevre sorunlarını değerlendirdi. İzmir'in marka şehir olabilmesi için kentin planlı olması gerektiğini belirten Varan, "Deprem kuşağındayız. Ülkemiz, insanımız depremlerden çok yara aldı, çok canlar yandı. Bu nedenle mutlaka ama mutlaka depreme dayanıklı yapı ve altyapılar oluşturulmalı ve mevcut yapıların güçlendirilmeli, rehabilitasyonu sağlanmalı. Yani İzmir için özetle çok hızlı bir şekilde kentsel dönüşüm çalışmaları tamamlanmalı" dedi. İzmir'in en önemli çevre sorunlarının başında gelen Körfez kirliliği ile tespitlerini paylaşan Varan, "İzmir coğrafi anlamda çok güzel bir şehir. Özellikle Körfez'in varlığı İzmir'i eşsiz kılıyor. Ancak bugün ne yazık ki büyük kanal projesinin bazı handikapları nedeniyle kanalizasyon sistemi, atık suları arıtma tesisine ulaştıramadan bazı noktalarda körfeze by-pass yapılmasını zorunlu kılıyor. Aynı şekilde şehrin içinde yer alan derelere karışan atık sular Körfez'e ulaşıyor. Acilen tüm atık suların sağlıklı şekilde arıtılmasının sağlanması, derelere kaçak deşarjların önlenmesi gerekmekte" şeklinde konuştu. İzmir'in Bakırçay, Gediz ve Küçük Menderes Nehirleri'nin su kalitesinin düşük olduğunun altını çizen Varan, "Bunda da gerek arıtılmadan yapılan evsel- endüstriyel atık su deşarjları, gerekse de tarımsal kaynaklı kirlilikler önemli etken. Bir önemli husus da, kentsel atık bertarafı. Merkeze yakın ilçelerin atıkları Harmandalı Depolama Tesisi'ne gidiyor. Ancak bu tesis bilindiği gibi ömrünü doldurmuş durumda, yeni tesis çalışmalarının hızlandırılması gerek" diye konuştu. 

DENETİMLERİMİZ ARTTI 
Çevre kirliliği ile mücadelede en önemli unsur olan denetimlerin geçtiğimiz yıllara oranla artış gösterdiğini belirten Varan, "Çevre konusundaki idari yaptırımlar Çevre Kanunu'nda tanımlanmış durumda. Yani tespit edilen ihlalin karşılığı madde madde kanunda yer alıyor. Fakat müdürlük olarak öncelikle "bilgilendirici" olmaya çalışıyoruz. İzmir ilindeki uygulamalarımıza baktığımızda geçen yıla oranla denetim sayımızın arttığını ancak idari yaptırım ile sonuçlanan denetim sayısının azaldığını görüyoruz. 2012'de yüzde 22.8 iken bu rakam 2013'te yüzde 8.7'ye geriledi. Bu bize denetimlerimizin daha yapıcı netice verdiğini gösteriyor" şeklinde konuştu. 

FARKINDALIK YARATIYORUZ 
Özellikle son dönemlere İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün sosyal çalışmalara önem verdiğini belirten Varan, "Toplumsal farkındalık yaratmak amacıyla çeşitli faaliyetler yapmaktayız. Bu yıl ilk kez düzenlediğimiz 'Objektifimden Çevre ve Şehir Yansımaları' konulu fotoğraf yarışmamız geçtiğimiz günlerde neticelendi. Dereceye girenlerin ödülleri ise Valimiz Sayın Mustafa Toprak tarafından verildi" dedi. 


05.06.2015 Ulusal ve Yerel Medyada Müdürlüğümüz Faaliyetleri


01.06.2015 Ulusal ve Yerel Medyada Müdürlüğümüz Faaliyetleri

http://www.egedesonsoz.com/haber/Delican-donusum-mujdesini-verdi-Kocaoglu-na-seslendi-/900492

İzmir’in en büyük kentsel dönüşüm alanı olan 540 hektarlık Karabağlar Cennetçeşme Kentsel Dönüşüm Projesi’nin ilk etabının imar planları onaylandı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan planlarının müjdesini AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican verdi. Delican, “İlk etapta inşaatlar bir ay içinde başlayacak. Bakanlıktan yetki alan Aziz Kocaoğlu şimdiye kadar ne yaptı? Çıkıp ‘vatandaşın mülkiyeti gasp ediliyor’ dedi. Kimin arazisi, evi gasp edilmiş? Siyaset değil başkanlık yapsın” dedi.

Fatih YAPAR/EGEDESONSÖZ - İzmir’in en tartışmalı konuları arasında yer alan kentsel dönüşüm projeleri ile ilgili çalışmalar sürerken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan yeni bir hamle geldi. Bakanlık, daha önce yetki devri alarak alan çalışmalarına başladığı Karabağlar Cennetçeşme’deki 540 hektarlık alanın 108 hektarlık bölümünün imar planlarını onayladı.  Bölgenin en büyük kısmı olan birinci etabı kapsayan 1/5 bin ölçekli ve 1/1000 ölçekli uygulama planları onaydan sonra askıya da çıktı.

Toplam 9 bin 785 binanın bulunduğu alanda yapılan kentsel dönüşüm planı onayının müjdesini AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican verdi. İl Başkanlığı’nda yaptığı toplantıda bölge planının ayrıntılarını anlatan Delican, bakanlığın kamulaştırmalar için şimdiye kadar 120 milyon TL para harcadığını söyledi.  Planı onaylanan yerde sadece 37 konutun ruhsatlı olduğunu dile getiren Delican, İLBANK A.Ş tarafından devlet eliyle ilk etapta 4 bin konutun yapılacağını vurguladı.
 
FUAR ALANI BÜYÜKLÜĞÜNDE YEŞİL ALAN 
Bölgenin yeni imar planlarını ve işlemler bittikten sonra ortaya çıkacak yeni yapıları da gösteren Delican, “Burada çağdaş ve halkımızın hak ettiği gibi bir yaşam başlıyor. Bölgede Kültürpark fuar alanı kadar büyük bir yeşil alan bölge parkı olarak yapılacak.  Devletin eli ile çok önemli bir alan kazandırılacak. Yerinde dönüşüm esas alınacak. Vatandaşların görüşleri doğrultusunda yeni planlar geri kalan alanda yapılacak. Hak sahibi olamayan vatandaşların hakları da korunacaktır” dedi.
 
KİMİN HAKKI GASP EDİLMİŞ?
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun bakanlığın yasası için kullandığı “gasp yasası” sözlerine de göndermede bulunan Delican, “Büyükşehir Belediye Başkanının söylediği gibi ortada bir gasp yoktur.  Devlet vatandaşın lehine işlemi yapmaktadır.  Açıkça Kocaoğlu siyaset yapmaktadır. Devlet içinde devlet olmaz. Bir tane vatandaşımızın arazisi ve evi ile ilgili gasp yoktur. Gelsin ispat etsin. İspatlayamıyorlarsa üzerlerine düşenleri yapsınlar. Kendisinin uyguladığı yasa olan belediye yasası eski yasadır. Bunun için özel bir yasa çıkartıldı. Her ne hikmetse farklı bir yönteme girmiştir. Gelsin vatandaşla, hükümetle iş birliği yapsın. Bir an önce İzmir’i yaşanabilir bir kent haline getirelim. Daha önce uygulanan 2981 sayılı yasanın süresi doldu. Belediye tarafından verilen tapu tahsislerinin süresi bitti. Bakanlık, Torba yasa ile süreyi üç yıl uzattı. Bir an önce vatandaşımız bu sisteme katılarak kentsel dönüşüm projelerine katkı sağlamalıdır” diye konuştu.

NE YAPTINIZ?
İzmir’in çok ciddi kentsel dönüşüm ihtiyacı olduğunu belirten Delican, “Kentin yüzde 65’i kaçak ve ortalaması 25 yaş üstünde. Allah korusun İzmir’de büyük deprem olduğunda kaçak yapılarda ciddi sorunlar yaşanabilir.  İzmir genelinde 313 bin binanın sağlıklı hale getirilmesi lazım” dedi. Delican, geçmişte yetki devri konusunda sert açıklamalar yapan CHP İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel’i ima ederek, “ Kocaoğlu’nun kendi kankası da ‘hükümet yetkiyi vermiyor’ dedi.  Çok sevdiği arkadaşı ile mecliste ‘bakanlık yetki devri yapmıyor’ diye bas bas bağırdı, çağırdı. Uzundere, Karşıyaka, Bayraklı, Konak, Bayındır ve Torbalı’da bakanlık yetki devrini yaptı. Oralarda ne yaptınız? Sadece seçim döneminde 20 tane bina yaptılar başka bir şey yok.  İki yıl boyunca neden kentsel dönüşüme girmediniz.  Belediye asıl olarak bu meseleyi çözmesi gerekiyor. Bakanlık, belediyeye örnek oluyor. Aziz Kocaoğlu, Bayraklı’da ne yaptı. Biz Roman açılımı ile sosyal destekler veriyoruz. Kendisi roman vatandaşlarımız için de bir şey yapmadı. Sayın Kocaoğlu neyin hesabındadır?  Yeni planda askı süresi bir ay devam ediyor.  İptal için dava da açabilirler. Vatandaşın lehine olan her şeyin takipçisiyiz. Gölge etmesinler başka bir şey istemiyorum” dedi.

SİYASET YAPMA
Delican, bölgede evi olan fakat kiracı durumunda bulunanlar için de bakanlığın çalışma yaptığını söyledi. Delican, “Bakanlığın yapacağı çalışma ile hiçbir vatandaşın hakkı zayi olmayacak. Devlet güvencesi ile birinci elden devlet yani İLBANK (İller Bankası) yepyeni konutlar hazırlanacak.  Ne yazık ki Kocaoğlu, hükümeti bir tarafmış gibi göstererek ve mağduriyeti oynayarak oy toplamaya çalışıyor. İki aydır milletvekili adaylığına soyunacağına bunlara baksın. Halkın belediye başkanı olarak çıksın genel olarak kentin sorunlarına baksın. Kendisinin şimdiye kadar yetki aldığı kentsel dönüşüm projelerini bitirmesi gerekiyordu. Güneş balçıkla sıvanmaz” diye konuştu.
 
YERİNDE DÖNÜŞÜM VURGUSU
Delican ile birlikte basın toplantısına katılan AK Parti İzmir Milletvekili Adayı ve İzmir Müteahhitler Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Necip Nasır da, “Devlet planları vatandaş ve STK’larla birlikte yapacak. Vatandaş isterse kat karşılığı verecek, isterse satacak. Yerinde dönüşüm yapılacak”  ifadelerini kullandı.


 

 

 

 


31.05.2015 Ulusal ve Yerel Medyada Müdürlüğümüz Faaliyetleri

 

Objektiften çevre ve şehir yansıması

·         ONUR TUNGUT

 

·         Giriş Tarihi: 31.5.2015

 

Objektiften çevre ve şehir yansıması

İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Objektifimden Çevre ve Şehir Yansımaları" konulu fotoğraf yarışmasının ödül töreni ve sergisi Folkart Sanat Galerisi'nde yapıldı. Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, "Eserlerin Türkiye'nin en büyük sanat galerisinde sergilenmesi gurur verici. Folkart Grubu'nun çevreci yapısını biliyoruz. Buraya ağaçlar taşıyarak park yarattılar" dedi. 51 fotoğrafçının 245 eseriyle katıldığı yarışmada Zafer Kurnuç "Karabataklar" adlı eser birinci oldu. Volkan Karagülleoğlu ikinciliğe, Nazlı Kılıç'ın "Bayraklı" adlı eseri ise üçüncülüğe layık görüldü.

 


http://www.sabah.com.tr/egeli/2015/05/29/ogrencilerin-agac-talebi-gerceklesti

 

·         ONUR TUNGUT

 

 

·         Giriş Tarihi: 29.05.2015

Ege Üniversitesi öğrencileri ile İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü "Yeşilde Hayat var" projesinde birleşti. EÜ öğrencileri tarafından oluşturulan Sosyal Araştırmalar Topluluğu, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü'ne ağaç dikmek için başvurdu. Bu talep il müdürlüğü yetkilileri tarafından memnuniyetle karşılandı. 2 bin fidanın dikileceği "Yeşilde Hayat var" projesi için adres olarak Orman ve Su İşleri Bakanlığı'na ait Urla Kadıovacık Mevkii'nde bulunan ağaçlandırma sahası belirlendi. Ekinlik kapsamında, öğrenciler tarafından fidanların dikimi gerçekleştirildi. 

 

 

 


http://www.haberler.com/cevre-ve-sehircilik-il-muduru-izmir-deki-binalarin-7352872-haberi/

Haber, Haberler

Çevre ve Şehircilik İl Müdürü: İzmir'deki Binaların 313 Bininin Yıkılması Gerekiyor

27 Mayıs 2015 Çarşamba 12:17

Çevre ve Şehircilik İzmir İl Müdürü Selahattin Varan, İzmir'de 1 milyon 400 bin birim konut ve işyerinin yıkılması gerektiğini söyledi.

Çevre ve Şehircilik İzmir İl Müdürü Selahattin Varanİzmir'de 1 milyon 400 bin birim konut ve işyerinin yıkılması gerektiğini söyledi. Varan, bu rakamın İzmir'de yapı stokunun yüzde 65'ine denk geldiğini belirterek, "Deprem yıkmadan biz yıkalım" çağrısında bulundu.

Çevre ve Şehircilik İzmir İl Müdürü Selahattin Varan, Türkiye İstatistik Kurumu'nun verileri ve 2012 yılında hazırlanan Sayıştay raporuna göre yaklaşık 313 bin binanın yani 1 milyon 400 bin birim konut ve iş yerinin yıkılması gerektiğini, bu rakamların İzmir'de yapı stokunun yüzde 65'ine denk geldiğini belirterek, "Deprem yıkmadan biz yıkalım" çağrısında bulundu. Varan şöyle konuştu:

 

"Türkiye'de 6.5 milyon yapının yıkılması gerekiyor. Bu bir devlet politikası haline geldi. 2012 yılından bu yana İzmir'de bin 228 hektar alan riskli alan ilan edildi ve bu çalışmalar hızlı bir şekilde devam ediyor. İzmir'in tamamen 1'inci derece deprem bölgesinde olması nedeniyle bunun hızlandırılması gerekiyor. Deprem yıkmadan biz yıkalım. Kentseldönüşüm demek, enerji verimliliği demek, görüntü kirliliğinin ortadan kalkması, hava emisyonunun azalması demek. Çevresi, parkı olan, altyapısı olan ve aynı zamanda kirliliği olmayan demek. Kentsel dönüşüm sadece bir yapının yenilenmesi demek değil birçok alanı etkiliyor. Hedef, vatandaş memnuniyeti ve yerinde dönüşüm. Hiçbir vatandaşımızın aidiyet duygusunu kesintiye uğratmadan, olduğu yerde dönüştürmek. Bu konuda belediyelerle her türlü işbirliğine hazırız. İzmir'e hizmet edelim. Bunu uygularken belediyenin istek ve talepleri olduğu zaman bakanlık çalışmalarda yetki devri de yapıyor.BucaKarabağlarNarlıdere, Karşıyaka belediyelerinde bu devri yaptık." - İzmir


27.05.2015 Ulusal ve Yerel Basında Müdürlüğümüz Faaliyetleri

Ben HABER

Korunması Gerekiyorsa Yüzde 100 Korunacaktır

 


EBSO Mayıs ayı meclis toplantısı gerçekleşti. Toplantıda Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan konuk edildi. Varan meclis üyelerine kentsel dönüşümü anlatıp proje için çağrıda bulundu. Öte yandan EBSO Başkanı Ender Yorgancılar, meclis konuşmasında AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten’in İzmir ve İzmirlilerle ilgili sözlerine ateş püskürdü. Yorgancılar, “Bunları söylemek kimsenin haddi değil. Keşke çıkıp burada yüzümüze söyleme cesaretini gösterseydi” dedi.

25 Mayıs 2015 Pazartesi - 19:23

Onur DENİZ / EGEDESONSÖZ -  Ege Bölgesi sanayi Odası(EBSO) Mayıs ayı olağan meclis toplantısını gerçekleştirdi. Meclis oturumuna Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan konuk edildi. Varan, İzmir ekonomisi ve kentsel dönüşümü ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

 

 

 

 

 

 

 


 

http://www.egetelgraf.com/index.php?option=com_k2&view=item&id=44132:izmir%E2%80%99de-313-bin-yap%C4%B1-riskli&Itemid=23

pazartesi, 11 Mayıs 2015 10:12

 

İzmir’de 313 bin yapı riskli…

Çevre ve Şehircilik İzmir İl Müdürü Selahattin Varan, Ege-Koop'un bugüne kadar hayata geçirdiği projelerle sadece İzmir'de değil Türkiye'de örnek bir kuruluş olarak gösterildiğini söyledi. Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan ile biraraya gelen Varan, " Ege-Koop'un bu tecrübesinden yararlanmaya, kentsel dönüşümde ortak çalışmalar yapmaya hazırız" dedi.

 Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, Çevre ve Şehircilik İzmir İl Müdürü Selahattin Varan’ı makamında ziyaret etti. Varan’ın inşaat mühendisi olarak uzun yıllar kamuda farklı alanlarda görev aldığını, sektörün içinden bir ismin İzmir'de şehircilikle ilgili kurumun başına getirilmesini mutlulukla karşıladıklarını belirten Aslan, “Sayıştay İzmir’deki konutların 313 bininin riskli yapı olduğunu ve yenilenmesi gerektiğini belirtmesine rağmen İzmir’de kentsel dönüşüm beş yıl önceki noktada. Yapıların yüzde 65'i maalesef kaçak. İki buçuk yıl önce hükümetin aldığı kentsel dönüşüm kararı Türkiye ile birlikte İzmir'in bu feci durumunu değiştirme yolunda önemli bir adımdı ancak maalesef gereken hassasiyet gösterilmedi” dedi.

 “Belediyeler dönüşümü önemsemedi…”

Özellikle belediyelerin dar ve sabit gelirli yurttaşların konut sahibi olmalarını sağlayacak bir metrekare dahi arsa üretmediklerini bu yetmezmiş gibi kenti Ankara ve İstanbul'lu dev inşaat şirketlerinin insafına terkettiğini kaydeden Aslan, " Kentsel dönüşümde projeleri yerel ve merkezi yönetimlerce siyasete alet edinmiş, ciddi bir kafa karışıklığına zemin hazırlanmış, kentsel dönüşüm İzmir’de fiyaskoya dönüşmüştür.  İzmir’de 6306 sayılı afet riski altındaki konutların yenilenmesi ile ilgili kanun kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yetkisinde 918 hektar, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yetki ve sorumluluğunda da 305 hektar alan olmak üzere toplam bin 223 hektar alan “kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı” olarak ilan edilmiştir.  Ancak bugüne kadar elle tutulur, gözle görülür somut bir adım atılamadığını üzülerek seyrediyoruz.  Ümit ederim ki Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan'ın İzmir'in yapısal durumuna olan hakimiyeti ve şehircilik konusundaki deneyimleri ile önemli adımlar atılacaktır. Ege-Koop olarak her türlü desteği kendisine sunmaya, birikimlerimizi ortak projeler için aktarmaya hazırız" ifadelerini kullandı.

Yeniden keşfe gerek yok…

“Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok” diyen Genel Başkan Aslan, “Dilimizde tüy bitti. Biz kentsel dönüşümü 30 yıldır İzmir’de birbirinden farklı 12 projeyle depreme karşı dayanıklı yeni yaşam alanlarını İzmir’e kazandırdık.”

 “EGE-KOOP ile çalışmaya hazırız…”

 

Çevre ve Şehirçilik İl Müdürü Selahattin Varan da, Ege-Koop isminin İzmir ile özdeşleşmiş olduğunu, İzmir'in her köşesinde hayata geçirdiği modern projeleri ile kooperatifleşme ile nelerin başarılabileceğini gösterdiğini vurguladı. Ege-Koop'un sadece İzmir'de değil Türkiye'de örnek bir kuruluş olarak gösterildiğini söyleyen Varan, " İzmir'de dönüşüm kaçınılmaz. Yıkılması gereken yapı sayısı 300 bin civarında ancak 1 milyon konutun acilen dönüşmesi gerekiyor. Deprem tehlikesi gözardı edilemez. Ege-Koop gibi 30 yıllık bir deneyim bu yolda ciddi bir şans demek bizim için. Gerek dönüşüm alanlarında gerekse mahalle bazında Ege-Koop çatısı altında örgütlenilmesi suretiyle afet odaklı, İzmir marka şehirler, sürdürülebilir çevre yara sarma değil, yara almama anlayışıyla projeler geliştirebiliriz. Biz buna hazırız" şeklinde konuştu.


http://www.sabah.com.tr/egeli/2015/05/11/izmirin-belediyeleri-donusumde-gecikti

İzmir'in belediyeleri dönüşümde gecikti

·         ONUR TUNGUT

 

 

·         Giriş Tarihi: 11.5.2015

 

 

 

Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan kentsel dönüşüm konusunda birçok şehirde 10 yıldır önemli adımlar atıldığını ancak İzmir'de yerel yönetimlerin hiçbir şey yapmadığını söyledi

 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na yetki verilmesiyle birlikte, kentsel dönüşümün İzmir'de son 3 yılda hız kazandığını belirten İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, 10 yıl önce çıkan 5393 sayılı yasaya rağmen İzmir'de belediyelerin kentsel dönüşümde bir adım atmadığını söyledi. Varan, "Belediye yasası çıktığı zaman büyükşehirlerde ciddi çalışmalar oldu. Ankara, İstanbul, Diyarbakır, Şanlıurfa, bunlara birer örnek. Büyükşehir yasası ile bu kentler dönüştü. Ankara'yı görüyoruz. Kent 3 yıldır mı dönüşüyor? 7-8 yıldır dönüşüyor. Bu kentler işlerini yoluna koymuş. Keza İstanbul da aynı şekilde büyükşehir yasası ile dönüştü. 2012'de çıkan 6036 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi ile ilgili kanun aslında büyükşehir yasasının üzerine kaymak oldu" dedi. Varan, 6306 sayılı kanundan sonra İzmir'in dönüşümde hareketlenme yaşadığını dile getirerek, "Kentsel dönüşümde yerel yönetimler bu işin lokomotifi olmalıdır. Ama İzmir'e bakınca belediyelerin genelinde böyle bir çalışma yok. Vatandaşlar bize geliyor. Akredite olmuş firmaların denetimleri sonucu, riskli yapı müracaatlarını 1 hafta içerisinde sonuçlandırıyoruz. Belediyelerin bugüne kadar vatandaş yönelik bu tür çalışmayı yaptıklarını zannetmiyorum. Biz yapıyoruz" dedi. 

DEPREMİ BEKLEMEYELİM 
İzmir'de çarpık yapılaşma oranının yüzde 65 olduğunu hatırlatan Varan, şöyle devam etti: "Bütün büyükşehirlere ve büyük olmaya aday şehirlere bakın. Bu dönüşüm 10 senedir gerçekleşiyor. Sadece İzmir geride kaldı. İzmir'de birinci etapta 313 bin sağlıksız bina var. Ayrıca dönüşmesi gereken alanın boyutu da 47 milyon metrekare. 6306 sayılı yasa 5393 sayılı yasaya göre biraz daha avantajlı. Kredi desteği, kira yardımı, harçlardan muafiyet desteği var. 120 milyon liralık inşaatta 30 milyon lira gibi bir indirim var." Varan, İzmir'de kentsel dönüşüm sorununu çözmek için el ele verilmesi gerektiğini anlatarak, şunları söyledi: "İzmir'in gecekondu görünümünü ortadan kaldırmak lazım. Bu dönüşüm gerçekleştiği zaman enerji verimliliği artacak, altyapı tamamlanacak, parklar, otoparklar olacak, geniş yollar olacak. Yani sürdürülebilir çevre ve kent olacak. Bu yasalardaki amaç budur. Bunu düşünen insan bir an evvel kollarını sıvayacak. Hep birlikte bu gayreti gösterelim. Kentsel dönüşüm projelerini Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız açıklıyor. Bu asrın, yüzyılın projesi. Türkiye'de sık sık deprem oluyor, depremi beklemeyelim. Emniyetli binalarımızı yapalım ve mutlaka gönüllülük esas olsun." İzmir'in otopark probleminin de kentsel dönüşüm ile çözüleceği vurgulayan Varan, "Kentsel dönüşüm bütüncül bir plan olacağı için mutlaka otopark düzenlemesi yapılacaktır. Artık 'ver parayı otopark yapma' olmayacak. Kentsel dönüşüm yapılan alanlarda otoparklardan, parklara, kültür alanlarına aklınıza ne gelirse düşünülüp planlara eklenecek" dedi. Kentsel dönüşümde vatandaşın kandırılmasının mümkün olmayacağını belirten Varan, "Bizden bilgi almak isterlerse 7/24 açığız. Kanunla ilgili bilgili almak isterlerse internet sitemize bakabilirler. Sürekli sitemiz güncelleniyor. Dolayısıyla bu devirde kimse kimseyi aldatamaz" 


23.04.2015 http://www.hurriyet.com.tr/ege/28818136.asp Çevre ve Şehircilik İl müdürü Varan; "İzmir sekiz yılını boş geçirmiş" kentsel yenilemeye olanak sağlayan 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 2005 yılı ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK İl Müdürü Selahattin Varan, İTO Meclis toplantısında yaptığı konuşmada nda yürürlüğe girmesine karşın, İzmir’in bu konuda sekiz yılını boşa geçirdiğini söyledi. Varan, işadamlarına imar konularında belediyelerin işlerini engellediğini, yapmadığı şikayeti olanın 60 gün bekledikten sonra kendilerine başvurmasını, evraklar tam, hukiki sorun yaksa en kısa sürede çözecekleri çağrısı yaptı. İzmir Ticaret Odası Meclis Toplantısı’na konuk olan Çevre ve Şehircilik il müdürü Selahattin Varan, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla ilgili bilgiler verdi. Denetimsiz yapıların İzmir çeperlerinde virüs gibi durduğunu belirten Varan, kentte bina yaş ortalamasının 25 olduğunu, Sayıştay raporlarına göre kaçak yapı oranın yüzde 65 tespit edildiğini söyledi. İzmir’de sağlamlaştırma ve yenileme alanlarının 4371 hektar alan olduğunu, 313 bin adet binanın kentsel yenileme kapsamıda değerlendirmesi gerektiğinin dile getiren Varan, "İzmir 2005 yılında çıkan 5393 sayılı Belediye yasasıyla sekiz yılını boşa geçirmiş. Bu de bir kentsel yenileme kanunuydu. Bakanlığın İzmir’e el etmasıyla 913 hektar riskli alan ilan edildi. Büyükşehir Belediyesi’nin de 5393 sayılı Belediye Yasası ile çalıştığı 305 hektarlık kentsel dönüşüm alanı var" dedi. Riskli alan edilen Karabağlar bölgesinde Bakanlık olarak çalışmaların sürdüğünü, pek çok hak sahibiyle el sıkıştılarını geri kalan kısımları ile kamulaştırmayla çözmek istediklerini belirten Varan, Narlıdere, Buca, Karabağlar ve Karşıyaka’da ile belediyelere yetki devri yaptıklarını, bu bölgelerde ilçe belediyerin çalışma yürüttüğünü söyledi. Karabağlar’da konut tipi ve özellikleriyle ilgili kamuoyu araştırması yaptıklarını dile getiren Varan, istisnai durumlar hariç 6 katı aşmayan konutlar yapmak istediklerin açıkladı. Varan, "Keşke İzmir 5393 10 yıl önce bu çalışmaları yapmaya başlasaydı. Karşı çıkmak bir şey ifade etmiyor. 6306 sayılı Afer Riskli Alanların Dönüştürülmesi Kanunda eksiklik varsa zaman içinde düzelir" dedi. İşadamlarına çağrıda bulunan Varan, "İmar konularında belediyeler çeşitli nedenlerle işimizi engelliyor, yapmıyor" diye şikayeti olanın 60 gün bekledikten sonra kendilerine başvurmasını istedi. Varan "Yazınızı alın gelin bize başvurun. Hukuki sorun yaksa belgeleriniz tamsa en kısa sürede talebiniz sonuçlanlır. Her türlü imarla , projeyle ilgili konuda müdürlük olarak yanınızdayız. Bu konularda belediyelerde çok zaman kaybetmeyin" dedi. Varan, bir işadamının sorusu üzerine İzmir’in en büyük sorunlarında birinin İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kentin planlarını bütüncül plan haline getirememesi olduğunu söyledi. İmar planı uygulamarının bölük pörçük, parça parça olduğu için sorun yaşandığını belirten Varan "Plansızlık sorunları getiriyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Düzeni Planı’nı tamamladı. Sivil toplum kuruluşları da dahil 310 itiraz var. Talepler var" dedi. İTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş da yaptığı konuşmada İzmir’in en büyük sorun çarpık ve kaçak yapılaşma olduğunu, İTO olarak Buca-Karabağlar’da kentsel dönüşüm için iki yerel yönetimle protokol imzaladıkların, Bakanlık’ta birlikte hareket ettiklerini ancak daha sonra modern bir mobilya çarşısının olabileceği bu alanda konut da yeraldığı için Bakanlık’ın izin vermediğini söyledi. Ofis açmalarına karşın Bayraklı, Gümüşpala, Emek ve Nafiz Gürman mahallesinde de muhtarlar ve belediyelerin etkisiyle ilerleme kaydemediklerini belirten Demirteş, Kentsel Dönüşüm Yasası’nda değişim talep ettiklerini söyledi. Demirtaş, İl Müdürü Varan’dan İTO üyelerini faaliyet gösterdikleri site ve çarşılarda altyapı sorunları olduğunu yeni yer arayışları için destek vermesini istedi.

 

 

31.03.2015 Yerel ve Ulusal Basında Müdürlüğümüz Faaliyetleri

http://www.egehaber.tv/izmir/kemalpasa/kemalpasada-donusum-basliyor-h17524.html
EGEHABER.TV
Kemalpaşa'da dönüşüm başlıyor
Kemalpaşa Belediyesi, Bakan İdris Güllüce'nin katıldığı törende aldığı yetkiyle, 79,5 hektarlık alanda, 2 bin 100 bina için kentsel dönüşüm uygulayacak.
30 Mart 2015 Pazartesi 21:38
Bu haber 5372 kez okundu
İzmir Kemalpaşa Belediyesi, Soğukpınar ve Atatürk mahallelerinin Bakanlar Kurulu tarafından afet riski altındaki alan ilan edilmesinin ardından başlattığı kentsel dönüşüm sürecinde, Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nden yetki devrini aldı. Protokol törenine Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, AK Parti İzmir milletvekilleri Ali Aşlık, Rifat Sait, Aydın Şengül, İzmir Valisi Mustafa Toprak, Kemalpaşa Belediye Başkanı Arif Uğurlu, AK Parti İl Başkanı Bülent Delican da katıldı.

Komşuluk ilişkisi
Bakan Güllüce, "Şehirlerimizin ruhu olsun istiyoruz. Şehirlerimiz kimyası bozulmuş insanların yaşadığı yerler olsun istemiyoruz. Komşuluk ilişkilerinin olduğu bir Türkiye istiyoruz. Gelişmiş ülkelerde zenginlikler, şehirler var ama ruh, insanlık, başkası için bir şey yapmak kalmamış. Biz öyle şehirler arzuluyoruz ki aşsız ve işsizimiz olmasın. Artık, insanlar geçim derdini, iş bulmayı değil, zengin olmayı düşünen bir Türkiye olsun. Ulaşım sorunu halledilmiş bir Türkiye arzuluyoruz" dedi.
 

Rant iddiası
Kentsel dönüşüm ile ilgili rant sağlandığı yönündeki iddialara tepki gösteren Güllüce, "Milet ne diyorsa o olacak. Kentsel dönüşümü birlikte yapacağız. Ne olur şehrin geleceğine bütününe bakarak karar verin. Bir daire alacağın yerde 5,5 daire istersen bu olamaz. Hakkın ne ise onu isteyeceksin, biz de hakkın neyse onu vereceğiz. 'İdris Güllüce 350 dönüm Kemalpaşa'da yer kapatmış! Falan vekilin dayısı bin 600 dönüm yer kapatmış!' deniyor. Allah iftiradan korusun" dedi.
Vali Toprak da Kemalpaşa'nın Bakan Güllüce desteğiyle geliştiğini dile getirerek, "Ankara'dan İzmir'e gelirken bizi önce

Kemalpaşa ilçemiz
karşılıyor. Dolayısıyla bu ilçemizin sanayisi, tarımı ve ihtiyaç duyulan üretimle, parklarıyla, bahçeleriyle bizi karşılaması gerekiyor. Bakanımız öncülüğünde önemli çalışma başlatılıyor. Bu çalışmayla Kemalpaşa marka değeri olarak ortaya çıkacaktır" dedi. Kemalpaşa Belediye Başkanı Arif Uğurlu ise Kemalpaşa'yı yaşanabilir bir kent haline getirmek için var gücüyle çalıştıklarını dile getirerek, "Kentsel dönmüşümdeki en büyük gücümüz halkımız olacaktır. Hiçbir insanımızı mağdur etmeden herkesin gönül rızasını alarak inşa edeceğiz" diye konuştu. Konuşmalar sonrası Bakan Güllüce ve Başkan Uğurlu devir protokolüne imza attı. Protokole göre riskli alan ilan edilen 79,5 hektarlık alanda yaklaşık 16 bin kişinin ikamet ettiği 2 bin 100 binanın dönüştürülmesi öngörülüyor. Bölgede 7 ile 9 bin konutun üretilmesi ve 25 bin kişinin bu alanda yaşaması planlanıyor.
FATİH ABACIOĞLU
 
"Muhalefet projeleri engelliyor"
Muhalefetin, projeleri engellemek istediğini dile getiren Bakan Güllüce, "İstanbul-İzmir otoyoluna başlandı. Muhalefet, 'iktidar olursak ilk yapacağımız iş otoyolu durdurmak' diyor. Tabiatın neresini bozuyormuş anlamıyoruz. İstanbul-İzmir arasının 3 saat olması niye rahatsız eder? STK'lar beni niye mahkemeye verir anlamıyorum. 3. Boğaz köprüsünü, dünyanın en büyük havalimanını engellemeye çalışırsanız, İzmir otoyolunu engellemek için bakanı mahkemeye verirseniz millet de size proje yapar. Millet de sana 'dur' der" dedi. Güllüce, "Bugün sadece İzmir'de 4 milyar 184 milyon 897 bin 630 liralık yatırıma imza attık. Türkiye'de bu rakam 190 milyar oldu" diye konuştu.
 
Adaylık açıklaması
Kulislerde İzmir'den adaylığının konuşulmasını değerlendiren Güllüce, "Konuşma hürriyeti var bu ülkede. Ben zaten aday adayıyım. Neresi olduğunu Genel Merkez bilir. Ben bilmem. İstanbul 1. bölge milletvekiliyim" dedi.
YENİ ASIR

http://www.emlakpencerem.com/csbden-izmir-kentsel-donusum-projesine-tam-destek-kemalpasa-belediyesi-ne-yetki-verildi/75446/                                                                                                 ÇŞB'den İzmir kentsel dönüşüm projesine tam destek, Kemalpaşa Belediyesi’ne yetki verildi
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Bakanlar Kurulu kararıyla "afet riski altındaki alan" olarak riskli alan ilan edilen Soğukpınar ve Atatürk mahalleleriyle alakalı kentsel dönüşüm projesi dahilinde Kemalpaşa Belediyesi’ne yetki devri töreni yapıldı.
 
Kentsel Dönüşüm »
·         ÇŞB'den İzmir kentsel dönüşüm projesine tam destek, Kemalpaşa Belediyesi’ne yetki verildi
·          


Kentsel Dönüşüm kategorisi haberleri Tarih: 31.03.2015 08:17:22
Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, İzmir Kemalpaşa’da kentsel dönüşüm programına katılımda bulundu..
Emlak Pencerem / Emlak haberleri merkezi
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Bakanlar Kurulu kararıyla "afet riski altındaki alan" olarak riskli alan ilan edilen Soğukpınar ve Atatürk mahalleleriyle alakalı kentsel dönüşüm projesi dahilinde Kemalpaşa Belediyesi’ne yetki devri töreni yapıldı.
Kemalpaşa Belediyesi Kültür Merkezi’ndeki törende konuşan Bakan Güllüce, yeni Türkiye’de şehirlerin bir ruhunun olmasını istediklerini, "kimyası bozulmuş insanların yaşadığı kentler" istemediklerini, komşuluk, dostluk ilişkilerinin devam ettiği, "diğerkam olmak yani başkası için de bir şeyler yapabilmek özelliğinin yaşatılmasını" istediklerini bildirdi.
Gelişmiş batı ülkelerinde şehirlerin altyapı, ulaşım gibi meseleleri çözülse de ruhlarının kaybolduğuna işaret eden Bakan Güllüce, şehirleri tasarlarken yalnızca fiziksel olarak düşünmediklerini belirtti.
Konuşması öncesi Kemalpaşa’daki kentsel dönüşüm projesi dahilinde yeni yapılacak binaların 7 kata kadar yükseklikte olacağının ifade edildiğini, bunun doğru olmadığını kaydeden Bakan İdris Güllüce, "7 kat yok. Cumhurbaşkanımızın, başbakanımızın talimatı mevcut. 5 artı 1, en fazla 6. Ne kadar aşağıya inebilirsen o kadar iyi. Hele Kemalpaşa’da bu olmazsa olmaz" diye konuştu.
- İzmir'e 4 milyar liralık yatırım
Bakanlık olarak İzmir’de 4 milyar lira, Türkiye’de ise 190 milyar lira yatırıma imza attıklarını, bunu söylerken dahi keyif aldığını belirten Bakan Güllüce, kendilerine yönelik “herkese ÇED veriyorlar” eleştirilerinin bulunduğunu, “ÇED almayanı dövüyorlar” sözlerinin söylendiğini vurguladı.
Bakan İdris Güllüce, konuşmasına şöyle devam etti:
“Biz milletin önünü açmak için herşeyi yapıyoruz. Evet bununla da iftihar ediyoruz. 'ÇED almayanı dövüyor' diyorlar, 'niye çalışmıyorsun, bu millete niye katkı yapmıyorsun' diyoruz, doğru. Sen istediğini söyle biz herkese tabiatı korumak, sürdürülebilirliğini sağlamak, çevre şartlarını sağlamak kaydıyla ÇED için müracaat eden adama yol oluruz, asfalt oluruz, onun önünde kılavuz oluruz. Bir an evvel ÇED’i alsın, yatırımını yapsın. 'Dünyanın en gelişmiş 10 ekonomisinden birisi 2023'ten evvel olayım' diye koşturuyorsa biz o adama kurban oluruz, can deriz, ciğerimiz deriz. Sen de istersen karşı çık, mani ol, ne olursan ol, biz yatırımın önünde olmayacağız. Türkiye’nin 2023’den evvel dünyanın 10’uncu ekonomisi olması sizi mesut kılmaz mı? 'E kılmaz'... Kılmazsa seni de Allah iktidar kılmaz. Bizi mesut kılar onun için de Allah bizi iktidar kılıyor”
Muhalefetin "rantsal dönüşüm" sağlandığı iddiasıyla kentsel dönüşümü de engellemeye çalıştığını kaydeden Bakan Güllüce, şunları belirtti:
"Yıkık dökük binayı yıkıp düzgün bir bina yapıp 'gel Hatice abla senin binanı artık sel basmayacak, depremden hasar görmeyeceksin, üzerine kaya düşmeyecek' diyerek o anahtarı ona verdiğimiz vakit rant bunun neresinde? Kime rant sağlıyormuşuz bunu anlayamıyorum. En oldukça büyük projeleri, ülkenin kalkınmasını engellemek olan bir zihniyet mevcut ya Türkiye’de onlar kentsel dönüşüme de muhalefet ediyorlar. Bizlerin bu muhalefeti ciddiye aldığımız yok."
-Kentsel dönüşüm ve dedikodu
Kentsel dönüşümün milletle birlikte yapılması gerektiğini, bu süreçte herkesin hakkı olanı istemesi ve belediyenin de herkese hakkını vermesi gerektiğine dile getiren Bakan Güllüce, bir daire alınacak yerden 5,5 daire istek edilirse işin yürümediğini, bunu Fikirtepe’de gördüklerini, o meselesi uzlaşmayla çözdüklerini altını çizdi.
Bu süreçte dedikodulara da dikkat edilmesi gerektiğine işaret eden Bakan Güllüce, “(İdris Güllüce, Kemalpaşa’da 350 dönüm yer kapatmış, falan vekilin dayısı 1600 dönüm yer kapatmış…) Böyle iftira, yalan ve dolanlarla insanların kafasını çelerler. İftiranın gücü diye bir şey mevcut. Allah hepimizi iftiradan muhafaza etsin. Tek silahları iftira olan, beyinleri buna çalışan o insanlardan siz de bizleri korumak durumundasınız. Dedikodu, fitne, iftiralar olabilir. Dikkatli olun, kulak asmayın, derhal gelin doğrusunu öğrenin" diye konuştu.
- 25 bin şahıs yaşayacak
Konuşmalar sonrası Bakan Güllüce ve Kemalpaşa Belediye Başkanı Arif Uğurlu devir protokolüne imza attı.
Protokole göre riskli meydan ilan edilen 79,5 hektarlık alanda yaklaşık 16 bin şahıs


11.03.2015 Yerel ve Ulusal Basında Müdürlüğümüz Faaliyetleri

http://www.haberler.com/izmir-deki-konutlarin-yuzde-65-i-risk-tasiyor-7059479-haberi/
İzmir'deki Konutların Yüzde 65'i Risk Taşıyor
11 Mart 2015 Çarşamba 04:07
MÜSİAD İzmir’in düzenlediği “Kentsel Dönüşüm” konulu seminer ve akşam yemeğinde açıklamalarda bulunan Selahattin Varan İzmir’deki konutların yüzde 65’inin kentsel dönüşüme uğraması gerektiğini belirtti.
 

MÜSİAD İzmir'in düzenlediği "Kentsel Dönüşüm" konulu seminer ve akşam yemeğinde açıklamalarda bulunan Selahattin Varan İzmir'deki konutların yüzde 65'inin kentsel dönüşüme uğraması gerektiğini belirtti.

MÜSİAD İzmir Şubesi İnşaat ve Çevre ile Yapı Malzemeleri Sektör Kurulunun düzenlediği organizasyona, MÜSİAD İzmir Şubesi Başkanı Ümit Ülkü, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan ve çok sayıda iş adamı katıldı.
Organizasyonda, kentsel dönüşüm hakkında açıklamalarda bulunan Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, Türkiye'deki 6.500 milyon konutun yıkılması gerektiğini belirterek İzmir'deki konutların risk taşıdığını, yüzde 65'inin kentsel dönüşüme uğraması gerektiğini söyledi. - İZMİR

08.01.2015 Yerel ve Ulusal Basında Müdürlüğümüz Faaliyetleri

 

http://egedesonsoz.com/haber/Donusum-zirvesinde-katilim-krizi-ve-balon-cikisi-/887870

Dönüşüm zirvesinde ‘katılım’ krizi ve balon çıkışı!


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın düzenlediği kentsel dönüşüm zirvesinde katılım krizi yaşandı. Daha önce katılacağı duyurulan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş toplantıya katılmadı. Toplantıda konuşan Müteahhitler Federasyonu Başkanı Necip Nasır, planlama yapılmadığı için İzmir’de dönüşüm balonunun patlamak üzerinde olduğunu belirtirken, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, İzmir’de dönüşümün diğer kentlerin gerisinde kaldığını açıkladı.

 

8 Ocak 2015 Perşembe - 12:35

 Sinan DOĞAN/EGEDESONSÖZ - Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Event Ayna işbirliği ile Ege Genç İşadamları Derneği (EGİAD) ev sahipliğinde düzenlediği 'Şehrin Geleceği-Geleceğin Şehri' toplantısında katılım krizi yaşandı.
Daha önce programda konuşmacı olarak yer alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, İzmir Hilton Oteli'ndeki toplantıya gelmedi. EGİAD Başkanı Seda Kaya öğleden sonraki programda konuyla ilgili bir konuşma yaptı. Kocaoğlu ve Demirtaş'ın katılmaması nedeniyle program değişikliği yapılırken, toplantı bir saat gecikmeli başladı.

 'İZMİR AMELİYAT MASASINA YATIRILMALI'
Çevre ve Şehircilik İzmir İl Müdürü Selahattin Varan, İzmir'de yapı stoğunun ameliyat masasına yatırılması gerektiğini söyledi. Türkiye'de köyden göç sonucu gecekonduların şehirleri virüs gibi sardığını, imar afları da sorunları tetiklediğini belirten Varan, ciddi manada sakat bir yapı stoğu oluştuğunu söyledi. Türkiye'nin ve İzmir'in deprem kuşağında olduğunu hatırlatan Varan, 14 milyon yapının 20 yıl içinde 6.5 milyonunun dönüşmesi gerektiğini vurguladı. Varan, "İzmir çok ciddi bir şekilde ameliyat masasına yatırılması lazım. Süreç işliyor, zaman geçiyor: Zaman icraat zamanı. Mutlaka bu dönüşümü yapmamız gerekiyor. Vatandaşın hukukunu koruyarak, yerinde dönüşüm yaparak mutlaka bunu gerçekleştirmemiz lazım" dedi.

BİR MİLYON KONUT YIKILACAK
Kentsel dönüşüm ile ilgili yasanının 2005'te çıkmasına rağmen İzmir'de kentsel yenileme, kentsel dönüşümün oluşmadığını belirten Varan, ancak Ankara'nın, İstanbul'un, Bursa'nın, Konya'nın, Kayseri'nin değiştiğini, dönüştüğünü gördüklerini dile getirdi. İzmir genelinde bina yaş ortalamasının 25, Sayıştay raporlarına göre kaçak ve çarpık yapılaşma oranının yüzde 60-65 olduğunu belirten Varan, 1 milyon konutun hemen dönüşmesi gerektiğini söyledi. Varan, "Bakanlığımız Ankara, İstanbul, İzmir ve Bursa'yı öncü şehirler ilan etti. Bakanlığımız en büyük kentsel dönüşümü Karabağlar'da 540 hektarlık riskli alanda yapıyor. Hızlı bir şekilde gidiyoruz. Hem belediyenin hem Bakanlığımızın birlikte çalışması devam ediyor. İzmir genelinde dönüştürülmesi gereken alanın 4 milyon 371 bin hektar olduğu tespit edildi. Yıkılması gereken bina sayısı ise 313 bin. Bakanlığımız 838 hektar, Büyükşehir 305 hektarda dönüşüm yürütüyor. Bakanlığımızın yürüttüğü dönüşüm Büyükşehir Belediyesi'nin 3 katı büyüklüğünde. Planlar biter bitmez bir pencere açılmış olacak” şeklinde konuştu.

12 BİN BİNAYA RİSKLİ DAMGASI
Riskli yapı başvurularında 2013'e göre geçen yıl yüzde 10'luk artış olduğunu belirten Varan, "12 bin yapıyı riskli yapı ilan ettik. Bize başvuran yaklaşık 8 bin vatandaşımızın kira ödemelerini yapıyoruz. Ayda 4.5 milyon lira kira yardımı yapıyoruz" diye konuştu.




 

http://haber.stargazete.com/emlak/izmirin-evleri-alarm-veriyor/haber-989017

İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Varan: "İzmir'de 1 milyon konutun hemen dönüşmesi gerekiyor"

 


http://www.webdehaber.com/gundem/izmir-de-1-milyon-konutun-hemen-donusmesi-gerekiyor-h13759.html

İzmir'de 1 Milyon Konutun Hemen Dönüşmesi Gerekiyor
İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Varan, "İzmir'de 1 milyonun üzerinde konutun hemen dönüşmesi gerektiği görülmektedir." dedi.
 


http://www.haber7.com/guncel/haber/1267030-izmirde-1-milyon-konutun-hemen-donusmesi-gerekiyor

"İzmir'de 1 milyon konutun hemen dönüşmesi gerekiyor"
İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Varan: "İzmir'de 1 milyonun üzerinde konutun hemen dönüşmesi gerektiği görülmektedir. Kentsel dönüşümde çok ciddi bir ameliyat masasına yatırılması lazım"
 


http://www.haberekspres.com.tr/izmir/izmirde-1-milyon-konutun-hemen-donusmesi-gerekiyor-h72275.html
İzmir'de 1 milyon konutun hemen dönüşmesi gerekiyor
İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, kentteki 1 milyonun üzerinde konutun hemen dönüştürülmesi gerektiğinin öngörüldüğünü belirtti
 

http://egeolay.com/haber-65478-izmir-icin-kentsel-donusum.html

İZMİR İÇİN KENTSEL DÖNÜŞÜM

 

http://www.yeniasir.com.tr/Ekonomi/2015/01/09/izmir-donusumde-gecikiyor 

"İzmir dönüşümde gecikiyor"
"Şehrin Geleceği, Geleceğin Şehri Kentsel Dönüşüm Zirvesi"ne katılan Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, "Çalışmalar yavaş ilerliyor" dedi

 


 

16.12.2014 Yerel ve Ulusal Basında Müdürlüğümüz Faaliyetleri

http://www.gercekgundem.com/yurttan-haberler/91181/kentsel-donusum-konusuldu
16 Aralık 2014 14:17
Kentsel dönüşüm konuşuldu



MÜFED Başkanı Necip Nasır, İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan'ı makamında ziyaret etti.
Müteahhitler Federasyonu (MÜFED) Başkanı Necip Nasır, İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan'ı makamında ziyaret etti. Görüşmede, kentsel dönüşüm konusu konuşuldu.
İzmir'deki merkez ve civar ilçelerin müteahhitler derneği başkanlarından oluşan bir heyetle Selahattin Varan ile görüşen Necip Nasır, bir çatı kuruluş olan MÜFED ile sektörde güçbirliği oluşturmak istediklerini söyledi. Sektörün daha sağlıklı işlemesi ve müteahhitlerin sorunlarının çözülmesi için bir köprü görevi üstlendiklerini dile getiren Nasır, İzmirli müteahhitler olarak geleceğe dönük prestij projeler inşa etmek için çalıştıklarını kaydetti.
Deprem kuşağında yer alan İzmir'in yüzde 85'inin kentsel dönüşüme ihtiyacı olduğuna değinen Necip Nasır, hem bina stoğunu sağlamlaştıracak, hem de kenti yaşanabilir hale getirecek 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Yasası'nın daha da önem kazandığını dile getirdi. İzmir'de kentsel dönüşüm konusunda tek sorunun, plan eksikliği olduğunu savunan Nasır, “Eğer ilçeler, Büyükşehir ile birlikte ada bazında planları yaparsa 10 yıl içinde İzmir dünya kenti haline gelir. Ama planlama yapılmazsa biz sektörün dinamikleri olarak harekete geçeriz. Bu durumda da İzmir, belki sağlıklı ve depreme dayanıklı konutlara sahip olur, ancak beton yığınına ve çarpık bir kente dönüşebilir. İzmirli müteahhitler yeni arsa bulma konusunda sıkıntı yaşıyor. Mevcut arsa fiyatlarının yüksek olması da konut fiyatlarını yükseltiyor" dedi.
Müteahhitlerle birlikte bir bileşenin parçaları olduklarını ifade eden İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan da, güçbirliğinin her alanda olduğu gibi inşaat sektöründe de yaşamsal öneme sahip oduğunu vurguladı. Kentsel dönüşümde müteahhitlere büyük iş düşeceğinin altını çizen Varan, gerek Bakanlığın gerekse de belediyelerin bu konuda detaylı bir hazırlık içinde olduklarını söyledi. İzmir'in dönüşüm alanında ivme kazanması gerektiğini de söyleyen Selahattin Varan şöyle devam etti:
“Hem vatandaş, hem de müteahhitin kazanacağı bir formül uygulanmalı. Bu konuda müteahhitlerle işbirliği konusunda elimizden geleni yapmaya hazırız. Mutlaka yerinde dönüşüm gerçekleştirilmeli. Planlamalar ise ada bazında yapılmalı."
 

 

http://www.sabah.com.tr/egeli/2014/12/17/izmir-10-yil-icinde-dunya-kenti-olabilir

İzmir 10 yıl içinde dünya kenti olabilir

• Giriş Tarihi : 17.12.2014

Müteahhitler Federasyonu (MÜFED) Başkanı Necip Nasır beraberindeki dernek başkanlarıyla, İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan'ı ziyaret etti. İzmir'de kentsel dönüşüm konusunda tek sorunun, plan eksikliği olduğunu savunan Nasır, "İlçeler, büyükşehirle birlikte ada bazında plan yaparsa 10 yılda İzmir dünya kenti haline gelir. Ama planlama yapılmazsa biz sektörün dinamikleri olarak harekete geçeriz. Bu durumda da İzmir, depreme dayanıklı konutlara sahip olur ancak; çarpık bir kente dönüşebilir. İzmirli müteahhitler yeni arsa bulma konusunda sıkıntı yaşıyor. Mevcut arsa fiyatlarının yüksek olması da konut fiyatlarını yükseltiyor" dedi. Selahattin Varan da, güçbirliğinin her alanda olduğu gibi inşaat sektöründe de yaşamsal öneme sahip olduğunu vurguladı.
 


29.11.2014 Yerel ve Ulusal Basında Müdürlüğümüz Faaliyetleri

http://www.sabah.com.tr/egeli/2014/11/29/rizasiz-donusum-olmaz



Rızasız dönüşüm olmaz
Kentsel dönüşümde yetkili kurumların yöneticileri, kimsenin "Evinizden çıkın, burayı kamulaştırıyorum" deme hakkına sahip olmadığını belirtti. Ayrıca vatandaşlardan dedikodulara kulak asmamalarını istedi

• ONUR TUNGUT
• Giriş Tarihi : 29.11.2014

İzmir'in Karabağlar ilçesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın yürüttüğü, 55 bin kişiyi ilgilendiren kentsel dönüşüm projesine ilişkin yapılan bilgilendirme toplantısında, vatandaşlara, rızaları dışında bir işlemin yapılmayacağı anlatıldı. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ndeki toplantıya Kentsel Dönüşüm Genel Müdürü Vedat Gürgen, Karabağlar Kaymakamı Mehmet Sadık Tunç, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, İl Yardımcısı Akif Kahya, İller Bankası ile Karabağlar Belediyesi Temsilcisi, AK Parti büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi Nazmi Kalyoncu ve Bünyamin Demir, bölge muhtarları, STK temsilcileri ve müteahhit firma yetkilileri katıldı. Genel Müdür Gürgen, "Hiç kimse sizin kapınıza gelip 'çıkın, burayı kamulaştırıyorum' diyemez. Eğer bunu söyleyen varsa yalancıdır. Ben burada Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nı temsil ediyorum. Çantacılara aldanmayın. Kendi parselleniz üzerinde, rızanız olmadan kimse işlem yapamaz" diye konuştu.

HERKES MUTLU OLSUN
Gürgen, devletin Karabağlar'da 540 hektarlık alanı kapsayan yere 100 milyon liralık yatırım yaptığını anlatarak şöyle devam etti: "Orada yeni bir şehir kuracağız. Bölgede yeni yapılan binalar için ruhsat verdirtmediğimiz söyleniyor. Böyle bir şey yok. Sadece burada kentsel dönüşüm olacağını belirterek mülk sahiplerini bilgilendiriyoruz. Sıkıntılarınızı biliyorum. Eğer sizin gönülleriniz rahat olmazsa bu iş olmaz. Mayıs 2015 değil, 2016 dahi burada kamulaştırma gözükmüyor. Yerel yönetimler yetkiyi bana ver desin verelim. Narlıdere, Buca, Karşıyaka Belediyesi bizden yetki istedi verdik. Karabağlar da istesin, onlara da yetki verelim. Yapacağımız projede evler zemin artı 5 ve 6 kat olacak şekilde tasarlandı. Ama isteyen olursa çok katlı konut da yapabiliriz. Siz bir mail grubu kurun. Tek tek sorularınızı cevaplayayım. Ayrıca mülk değerlendirmesinde yanlış tespit olduğunu söyleyen varsa başvursun bir daha bakalım. Herkesi mutlu etmek istiyoruz."

BAŞKAN KATILMADI
Karabağlar Belediyesi'nden yetkilileri de toplantıya davet ettiklerini belirten İl Müdürü Selahattin Varan, "Bizzat sayın belediye başkanını davet ettik. Başkan uygun değil dediler. Sonra başkan vekilini davet ettik. Geleceğim dedi, ama katılmadı" şeklinde bilgi verdi.18 mahalle muhtarı adına konuşma yapan Limontepe Muhtarı Tecim Ulus, "Açıkcası, evlerimiz elimizden gidecek diye korkuyoruz. Bizler kentsel dönüşüme karşı değiliz. Bu bölgede 17 bin konut var. 34 bin konut yapılacağı söyleniyor. Bizler de ona göre haklarımızı istiyoruz" diye konuştu. Vatandaşlarla yapılan toplantıdan sonra Egeli Sabah'a değerlendirmede bulunan İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, "Toplantıdan çıkan sonuç, vatandaş istemedikten sonra zorla dönüşüm yapılmaz. Vatandaşların kafası karıştırılmış. Kentsel dönüşüm yapılacaksa herkes mutlu edilerek yapılmalı. Karabağlar'ı ilgilendirdiği için sayın belediye başkanını davet ettim. Kendisi müsait değilmiş. Başkan vekilini aradım, geleceğim dedi. Ama o da gelmedi" dedi.
 

 

 


 

24.11.2014 Yerel ve Ulusal Basında Müdürlüğümüz Faaliyetleri


28.10.2014  Yerel ve Ulusal Basında Müdürlüğümüz Faaliyetleri


 

Bilgi Edinme Başvuruları Bimer İnsan Hakları Başvuruları