Sıkça Sorulan Sorular (Deniz ve Kıyı Yönetimi)

1 - Koy ve körfezlerimizde faaliyet gösteren balık çiftliklerinin izlemeleri nasıl yapılmaktadır?
24.01.2007 tarih ve 26413 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren "Denizlerde Balık Çiftliklerinin Kurulamayacağı Hassas Alan Niteliğindeki Kapalı Koy ve Körfez Alanlarının Belirlenmesine İlişkin Tebliğ" kapsamında su kolonunda her yılın mayıs ve ağustos aylarında Trix indeksi analizlerini; 3 yılda bir ise “Denizlerde Kurulan Balık Yetiştiriciliği Tesislerinin İzlenmesine İlişkin Tebliğ” kapsamında yer alan dip analizlerinin Bakanlığımızca yetki verilen laboratuvarlarda yapılarak, bilimsel kurum kuruluşların ilgili birimlerine rapor hazırlatılması ve aralık ayı sonuna kadar Bakanlığımıza sunulması gerekmektedir.

2 - Koy ve körfezlerimizin dışında faaliyet gösteren balık çiftliklerinin izlemeleri nasıl yapılmaktadır?
“Denizlerde Kurulan Balık Yetiştiriciliği Tesislerinin İzlenmesine İlişkin Tebliğ” kapsamında yer alan analizlerinin Bakanlığımızca yetki verilen laboratuvarlarda yapılarak, bilimsel kurum kuruluşların ilgili birimlerine rapor hazırlatılması ve aralık ayı sonuna kadar Bakanlığımıza sunulması gerekmektedir.

3 - Denizlerde faaliyet gösteren balık çiftliklerinin çevresel açıdan Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından denetlenmesi hangi mevzuat ile yapılmaktadır?
Balık çiftliklerinin, Çevre Kanunu çerçevesinde denetlenerek gerektiğinde cezai müeyyidelerin uygulanması işlemi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde, Sahil Güvenlik Komutanlığı ile Bölge Komutanlığı bağlısı Bot Komutanlıklarına yetki verilmesine ilişkin 2010/11 sayılı Genelge ile devredilmiştir.

4 - Yüzme suyu kalitesi sonuçlarını nasıl öğrenebiliriz?
İlgili İl Sağlık Müdürlüğünün web sayfasında bu sonuçlara ulaşılabilir, ayrıca yüzme suyu alanı yüzmek için uygun değil ise uyarı levhaları ile alan o yüzme sezonunda kapatılmaktadır.

5 - Derin Deniz Deşarjı nedir?
Yeterli arıtma kapasitesine sahip olduğu mühendislik çalışmaları ile tespit edilen alıcı ortamlarda, denizin seyreltme ve doğal arıtma süreçlerinden faydalanmak amacıyla atıksuların sahillerden belirli uzaklıklarda deniz dibine boru ve difüzörlerle deşarj edilmesidir.

6 - Denizde herhangi bir kirlilik görüldüğü takdirde nereye şikayet edebilirim ?
İlgili İlde bulunan İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüklerine başvurabilirsiniz

7 - Mavi bayrak almış plajlarla ilgili bilgilere nasıl ulaşabilirim?
http://www.mavibayrak.org.tr/ adresinden ulaşılabilir.

8 - Yüzme suyu analizlerini hangi kurum yapmaktadır.
İl Sağlık  Müdürlükleri tarafından analizler yapılmaktadır.

9 - Genel olarak denizlerimizdeki kirlilik durumunun izlenmesi ile ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yürütülen çalışmaların kapsamı hakkında bilgi verebilir misiniz?
Bakanlığımız deniz ortamlarının korunması maksadıyla taraf olunan uluslararası sözleşmelerde dikkate alınarak ilgili kurum-kuruluşlar ile koordinasyon halinde yeni mevzuat ve uygulamalar yapmakta gerek gemilerden gerekse kıyı tesislerinden kaynaklanacak deniz kirliliğinin önlenmesi doğrultusunda çalışmalar sürdürmektedir.
1987 yılından bu yana Akdeniz ve Ege Denizi, 2004 yılından bu yana Karadeniz ve 2009 yılından bu yana Marmara Denizi ve Boğazlar olmak üzere tüm denizlerimizde; meydana gelen kirliliğin izlenmesi ve ulusal deniz ve kıyı yönetimi politika ve stratejilerinin belirlenmesine altlık oluşturulması amacıyla kirlilik izlemeleri çalışmaları sürdürülmektedir.
Söz konusu izlemeler, 2011 yılında bütünleşik ve ekosistem odaklı bir yaklaşımla birleştirilmiş olup; bu çalışma ile, denizlerimizi kirleten karasal kaynakların (nehirler) baskı ve etkilerinin tespiti, kirli ve temiz kıyı bölgelerinden alınan deniz suyu, biyota ve sediman örneklerinde metal ve organik kirleticilerin uzun dönemli değişikliklerinin (trend) izlenmesi, kirliliğe karşı hassas, az hassas ve gri alanlardaki kıyı sularımızda ötrofikasyonun izlenmesi ve bu alanların değerlendirilmesi ve Bakanlığımız çalışma konuları dahilinde olan Su Çerçeve Direktifi (SÇD) ve Deniz Stratejisi Çerçeve Direktifi (DSÇD) gibi uyumlaştırılması planlanan AB mevzuatı için gerekli hazırlıkların yapılması hedeflenmektedir. Bu kapsamda 2011 yılında tüm denizlerimizde toplam 208 istasyonda izleme yapılmaktadır.

10 - Marmara Denizi’ndeki kirlilik durumu nedir konu ile ilgili yürütülmekte olan çalışmalar nedir?
Marmara Denizi kirlilik durumu ve yapılmakta olan çalışmalar aşağıda sıralanmaktadır:
- 47 noktada kirlilik izlemesi yapılmaktadır.
- Yüzme Suyu Kalitesi Yönetmeliği çerçevesinde yapılan izleme çalışmaları sonucunda 538 yüzme alanının 457’si yönetmeliğe uygun olarak değerlendirilmiştir. Uygun çıkmayan alanlara yönelik denetim ve soruşturma çalışmaları devam etmektedir.
- Bandırma körfezi, Gemlik Körfezi-İstanbul Boğazı doğu girişi arası, İstanbul Boğazı Batı girişi-Büyük çekmece arası hassas alan olarak ilan edilmiştir.
- Marmara Bölgesi’nde Atıksu Yönetimi İle İlgili olarak Çanakkale-Gelibolu, Lapseki, Umurbey, Kepez ve Eceabat, Balıkesir-Erdek Belediyeleri Atıksu arıtma tesisleri tamamlanmıştır. Bandırma Belediyesi Arıtma Tesisi Arıtma Tesisleri fizibilite ve ÇED çalışmaları IPA kapsamında devam etmektedir.
- Marmara Bölgesi Toplam nüfusunun %55.15’inin atıksuları arıtma tesisleri ile arıtılmaktadır.
- Marmara Bölgesi’nde 15 adet lisanslı atık alma gemisi ile 100 limanda atık alım hizmeti akanlığımız tarafından yetkilendirilen İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından verilmektedir.

11 - Karadeniz’deki kirlilik durumu nedir ve konu ile ilgili yürütülen çalışmalar nelerdir?
Karadeniz kirlilik durumu ve yapılan çalışmalar aşağıda sıralanmaktadır:
- 69 noktada kirlilik izlemesi yapılmaktadır.
- Yüzme suyu alanlarında 179 noktada izleme yapılmış, 144 tanesi yüzmeye uygun olarak değerlendirilmiştir. Uygun çıkmayan alanlara yönelik denetim ve soruşturma çalışmaları devam etmektedir.
- Ünye-Samsun-Bafra arası ötrofikasyon açısından hassas alan olarak belirlenmiştir.
- Karadeniz Bölgesi’nde 13 adet lisanslı atık kabul tesisi 2 adet atık alım gemisi bulunmaktadır. Karadeniz’e gelen gemilerin % 95’i Bakanlığımızca belgelendirilen limanlara gelmektedir.
- Gemi ve kıyı tesislerinin neden olabileceği kazalara müdahale amacıyla; 2 tanesi Karadeniz’de olmak üzere; 6 Bölgesel Acil Müdahale Planı hazırlanmıştır ve çevre denetimleri etkin bir şekilde yapılmaktadır.
- Karadeniz Bölgesi’nde Atıksu Yönetimi İle İlgili olarak; Giresun, Trabzon, Karabük, Düzce, Adapazarı Atıksu Arıtma Tesisleri tamamlanmıştır. Tokat, Bolu, Nevşehir ve Kırşehir  Atıksu Arıtma Tesisleri yapım aşamasındadır. Ordu ve Çarşamba Atıksu Arıtma Tesisleri fizibilite ve ÇED çalışmaları IPA kapsamında tamamlanmıştır. Amasya, Kırıkkale, Kastamonu Samsun ve Bartın Atıksu Arıtma Tesisleri fizibilite ve ihale dokümanı hazırlama çalışmaları devam etmektedir.
- Kocaeli, Samsun, Bayburt, Aksaray, Bolu, Sinop, Trabzon-Rize, Sakarya, Yozgat Katı Atık Sahaları tamamlanmıştır. Kars, Zonguldak, Erbaa (Tokat), Çarşamba (Samsun), Kastamonu Katı Atık Sahaları inşa aşamasındadır. Çorlu, Havza (Samsun) Katı Atık Sahaları yer seçimi aşamasındadır.
- Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak geçtiğimiz yıl içerisinde bölge illerine toplam 84.605.189 TL çevresel yatırımlar ve yerel yönetimlere yapılan yardımlarda kullanılmak üzere aktarılmıştır.
- Alabalık, mersin balığı ve kalkan gibi pek çok türe ilişkin koruma ve üretme stratejileri oluşturulmuş, Karadeniz Kırmızı Liste Taslağı hazırlanmış ve nihai halini almıştır. Bundan sonraki süreçte “Karadeniz’in Türler için Önemli Yaşam Alanlarının belirlenmesi” planlanmaktadır. Bu çerçevede, deniz ve kıyı koruma alanlarının oluşturulması ve haritalanması öncelikli faaliyet olarak görülmektedir.

12 - İstanbul özelinde kirlilik durumunun belirlenmesine yönelik yürütülen çalışmalar nelerdir?
-2005 yılında Çevre ve Orman Bakanlığının Avrupa Yatırım Bankası ile gerçekleştirdiği Marmara Çevre Master Planı ve Yatırım Stratejileri – MEMPIS Projesi kapsamında yapılan izleme çalışması
-2009-2010-2011 yıllarında Marmara Denizi Kirlilik izleme çalışmaları yapılmıştır.
İzleme parametreleri, istasyon sayısı, parametre sayısı
-İstanbul Boğazı’nın Marmara Denizi girişinden başlanarak önce kuzey sahil şeridi, Çanakkale Boğazı ve Gemlik Körfezi girişine kadar güney sahil şeridi takip edilerek Marmara Denizi’nde 2011 yılında toplam 64 istasyonda çalışma yapılmıştır.
-2011 yılında yapılan izleme çalışmasında İstanbul ili sahil şeridi ve Boğaz giriş ve çıkışını da kapsayan 14 noktada izleme yapılmıştır.
-Deniz ve kıyı istasyonlarında örneklemesi yapılan parametreler fizikokimyasal, ekolojik ve kimyasal (kirletici) parametreler olarak 3 grup altında toplanmıştır. Sıcaklık, iletkenlik (tuzluluk), ışık geçirgenliği (seki disk), çözünmüş oksijen ve oksijen doygunluğu, toplam fosfor, çözünmüş inorganik fosfor, toplam anorganik azot (nitrat+nitrit azotu ve amonyum azotunun toplamı), silikat ve klorofil-a fizikokimyasal parametreler olarak belirlenmiştir. Ekolojik statüyü belirleyen parametreler, biyolojik parametreler altında fitoplankton, zooplankton, makro flora, bentik ile demersal balık biyoçeşitliliğidir
-Su örneklemeleri yüzey suyunu temsilen 0.5 m derinlikten, dip suyu için de su kolonunda mümkün olan en derin noktadan (suya sediman karışımını engellemek amacıyla tabandan 1-2 metre yukarıda, çok derin istasyonlarda 100m civarında) yapılmıştır. Ayrıca tabakalaşmanın (haloklin) belirgin olduğu istasyonlarda da ara su tabakasını temsilen haloklin bölgesinin orta derinliğinden su örneklemeleri gerçekleştirilmiştir.

13 - Denizlerimizde kirlilik kaynakları nelerdir?
Deniz ortamlarının başlıca kirletici kaynakları; evsel kaynaklı atıksular, endüstriyel atıksular, tanker ve petrol boru hatlarında meydana gelen kazalar sonucunda oluşan yağ ve petrol sızıntıları, asit yağmurları, tarımcılık faaliyetlerinde kullanılan yapay veya doğal gübreler ve pestisitler, özellikle termik santrallerde deniz suyunun soğutma suyu olarak kullanılmasından kaynaklı termal kirlilik ve nükleer santrallerden enerji eldesi sonucu oluşan radyoaktif proses atıklarıdır. Biyolojik birikime sahip kirleticiler, özellikle türlerde biyolojik birikime uğrarlar ve türden türe besin zinciri yoluyla artan oranlarda iletilirler. Bu grupta civa, kadmiyum, kurşun gibi ağır metaller ve tarım ilaçları gibi maddeler sayılabilir.
Bütün bu kirleticilileri ve hasıl oldukları kaynakları düşünecek olursak, genel olarak, karadan kaynaklanan kirlilik ve denizden kaynaklanan kirlilik diye ikiye ayrılmaktadır.
Bu kapsmada değerlendirildiğinde denizlerimize ulaşan kirlilik kaynaklarının %80 si karasal faaliyetlerden, geri kalan kısım ise ulaşım ve gemi faaliyetlerinden kaynaklanmaktadır.

14 - Deniz kirliliğinin önlenmesi hususunda uluslararası sözleşmeler nelerdir? Sözleşmeler gereği yapılan kirlilik izlemenin amacı nedir?
Deniz çevresinin kirlenmesini önlemek, azaltmak ve kontrol etmek, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını sağlamak amacıyla ülkemizin taraf olduğu başta Deniz Çevresinin Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmeleri ( Karadeniz için Bükreş, Akdeniz için Barselona Sözleşmeleri) ve  AB mevzuatı ile uyumlu olarak denizlerde kirlilik izleme çalışmaları sürdürülmektedir. Kirlilik izleme çalışmalarının amacı;denizlerimizi kirleten karasal kaynakların (nehirler) baskı ve etkilerinin tespiti, kirli ve temiz kıyı bölgelerinden alınan deniz suyu, biyota ve sediman örneklerinde metal ve organik kirleticilerin uzun dönemli değişikliklerinin (trend) izlenmesi, kirliliğe karşı hassas, az hassas ve gri alanlardaki kıyı sularımızda ötrofikasyonun izlenmesi ve bu alanların değerlendirilmesidir. 2011 yılı itibariyle tüm denizlerimizde 208 izleme noktasında, 40’ı aşkın parametrede yılda iki defa olmak üzere izleme çalışmaları yapılmıştır.

15 - Gemi tarafından denize yasadışı olarak yapılan deşarjlarda (petrol içerikli sintine suyu gibi) 5312 sayılı Kanun hükümleri uygulanır mı? Zarar tespit komisyonu kurulmalı mıdır?
5312 sayılı Kanun hükümleri ve gerekleri ani ve beklenmedik şekilde gerçekleşen kazalar sonucunda meydana gelen kirliliklerde geçerlidir. Bu tür durumlarda zarar tespit komisyonu kurulur. Ancak soruda belirtilen olay yasa dışı deşarj olup, 5312 kapsamında zarar tespit komisyonu kurulmaz ve Çevre Kanununa göre işlem yapılır.

16 - Kıyı tesisi risk değerlendirmesi ve acil müdahale planını kıyı tesisi kendisi hazırlayabilir mi?
Kıyı tesisi risk değerlendirmesi ve acil müdahale planı Bakanlığımızca yetkilendirilen kurum/kuruluşlar tarafından hazırlanır. Yetkilendirilen kurum/kuruluşlar Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü, Deniz ve Kıyı Yönetimi Dairesi Başkanlığı’ndan öğrenilebilir. Kıyı tesisi bu kapsamda yetki almış bir tesis değil ise kendi risk değerlendirmesi ve acil müdahale planını hazırlayamaz.

17 - Petrol sızıntısına neden olan kazalara müdahale ve temizlik faaliyetleri ne şekilde yapılmaktadır?
Petrol ve kimyasal döküntüsü gerçekleşen kazalarda 5312 sayılı “Deniz çevresinin petrol ve diğer zararlı maddelerle kirlenmesinde acil durumlarda müdahale ve zararların tazmini esaslarına dair Kanun” ve bu kanunun uygulama yönetmeliği kapsamında çalışmalar yürütülür, kirliliklere müdahale edilir. Muhtemel bir petrol kirliliği olayında ilgili kamu kurumları ve özel sektör koordineli olarak çalışmakta ve olayın gerektirdiği müdahale adımları atılmaktadır. Müdahalenin değişik alanlarında koordine içerisinde faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlar; başta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı olmak üzere Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı, kolluk kuvvetleri, Belediyeler, Üniversiteler, denizde ve kıyıda müdahale kapasitesi olan özel şirketler görev almaktadır.
bir kaza olması durumunda arama kurtarma, yangın söndürme, gemi yedekleme, yara kapatma, denizde ve karada kirliliğe mekanik müdahale (emici ve toplayıcı bariyerler, petrol sıyırıcıları ve çeşitli el aletleri kullanılarak), atık yönetimi, numune alma, raporlama, izleme, zararların tazmini işlemleri, yaban hayatının ve hassas alanların rehabilitasyon ve restorasyon faaliyetleri gerçekleştirilmektedir.
Müdahale stratejileri, olayın boyutuna bağlı olarak kıyı tesisi acil müdahale planı, ulusal ve bölgesel planlara göre belirlenmektedir.

18 - Gemi kazası sonucu oluşan petrol kirliliğine kimyasal madde ile (dispersant) müdahale edilmesi yasal mıdır?
İlgili mevzuat gereği kaza sonucu oluşan kirliliğe müdahalede su ortamına dağılmış petrolün dibe çöktürülmesinde veya kimyasal dispersant kullanılarak seyreltilmesinde Bakanlığın uygun görüşünün alınması zorunludur. Bakanlıktan izin alınmadan dispersantların kullanılması YASAKTIR. Kullananlara Çevre Kanununca işlem yapılır.

19 - Kıyı tesislerinin; 5312 sayılı Kanun kapsamında deniz ve deniz çevresine verdikleri zararların mali olarak karşılanmasında nasıl bir sorumlulukları vardır?
Kıyı tesislerinin 5312 sayılı Kanun çerçevesinde yer alan zararlara karşı zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma yükümlülüğü vardır. Sigorta yaptırma zorunluluğuna uymayan kıyı tesislerinin faaliyetlerine de izin verilmez. Tesisin sorumluluğunda olan kirliliklerde zararlar bu sigorta kapsamında ödenir.

20 - Kazalar sonucu oluşan kirliliğe hazırlıklı olma ve müdahale için neler yapılmaktadır?
5312 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği kapsamında Türkiye kıyılarındaki denizlerin petrol ve diğer zararlı maddelerle kirlenmesine sebep olabilecek faaliyette bulunan ve risk açısından daha büyük riske sahip kıyı tesisleri tespit edilmiş ve acil müdahale planlarını yaptırmaları zorunlu kılınmıştır.
Ayrıca 6 bölgesel ve 1 ulusal plan hazırlanarak kıyılarımızda yaşanması muhtemel bir kaza sonucunda izlenecek strateji adım adım belirlenmiştir.
Olası kazalara hazırlıklı olma adına düzenli olarak tatbikatlar düzenlenerek mevcut kapasitenin ortaya konulması ve farkındalığın yaratılması sağlanmaktadır.

21- Büyük Şehir Belediyesinin bulunduğu illerdeki deniz yetki alanlarında, gemi kaynaklı illegal deşarjların tespitinde, gemi ve diğer deniz araçlarından kaynaklanan deniz kirliliğinin önlenmesine yönelik denetim, kontrol yapma görev yetkileri var mıdır?
Büyük Şehir  Belediyesinin bulunduğu illerdeki deniz yetki alanlarında , Sahil Güvenlik Komutanlığı bağlısı Bot komutanlıkları ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Bölge Müdürlüğü Bağlısı Liman Başkanlıklarının, gemi kaynaklı illegal deşarjların tespitinde, gemi ve diğer deniz araçlarından kaynaklanan deniz kirliliğinin önlenmesine yönelik denetim, kontrol yapma görev yetkileri arasında yer almaz.

22 - Gemilerden Kaynaklanan Bir Kirlilik görüldüğünde nerelere ihbar edilmelidir?
Gemilerden Kaynaklanan Bir Kirlilik görüldüğünde;
- Bağlı bulunulan yerin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne,
- Alo 156 Sahil Güvenlik hattına,
- Bağlı bulunulan yerin Liman Başkanlığına,
İhbarda bulunabilirler.

23 - Gemi atık bildirimleri hangi kapsamda, nerelere ve ne zaman yapılmalıdır?
Bildirim zorunluluğu liman dışı sefer yapan tüm yolcu gemilerini, 150 GRT ve üstündeki petrol tankerleri ile 400 GRT ve üstündeki diğer gemileri kapsar, Bildirimler Liman Başkanlıklarına ve liman işletmelerine yapılır, Atık bildirimleri geminin limana varmasından 24 saat öncesinden yapılır.

24 -  Atık alım gemilerini lisanslandırmak hangi kurumun yetkisindedir?
Atık alım gemilerini lisanslandırmak, Lisans alınacak ilin Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünce, toplanacak olan komisyon nezaretinde ilgili Valilik’çe verilmektedir.

25 - Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği çerçevesinde uygulanacak sabit ücret tarifesi aşağıda ifade edilen durumların hangisinde uygulanmaz?
Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği çerçevesinde uygulanacak sabit ücret tarifesi, Kabotaj hattında sefer yapan gemilere uygulanmaz.

26 - Çevre Kanununa Göre Verilecek İdarî Para Cezalarında İhlalin Tespiti ve Ceza Verilmesi İle Tahsili Hakkında Yönetmelik kapsamında gemilerce yapılan illegal deşarjlarda ihlalin tespiti için zorunlu olan yöntemlerinden nelerdir?
Çevre Kanununa Göre Verilecek İdarî Para Cezalarında İhlalin Tespiti ve Ceza Verilmesi İle Tahsili Hakkında Yönetmelik kapsamında gemilerce yapılan illegal deşarjlarda ihlalin tespiti için zorunlu olan yöntemler;
- Kirlenen deniz alanının fotoğrafları çekilir,
- Kirletici olay yerinde ise kirleticinin fotoğrafı çekilir,
- Olay video kaydına alınır,
- Kirlenen deniz alanının su numuneleri alınır.

27 - Gemi Atık Takip Sistemi (GATS) Gemide taşınan yüklere ilişkin bilgileri kapsar mı?
Gemi Atık Takip Sistemi (GATS), Gemilerin atık bildirimlerini, Liman işletmelerinde oluşturulan atık transfer formu bilgilerini, Çevre Kanunu gereğince gemilere kesilen idari yaptırım bilgilerini kapsayan hususları kapsar. Gemide taşınan yüklere ilişkin bilgileri kapsamamaktadır.